Anahtar kelimeler: Foreks Ulaşarak Etapta Edebildiklerini Telkin İletildiğini Karı Karın Söylendiğini Kurması

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davalı şirketin yetkililerinin davacıya ulaşarak -----onaylı aracı firma olduklarını ve foreks piyasasında işlem yaptıklarını, kar temin edebildiklerini söyleyerek davacıdan güven telkin etmesi ve yoğun baskı kurması neticesinde müvekkil tarafından şirketin banka hesabına forekste işlem görmesi için ------ gönderildiğini, şirket tarafından da işlemlerin başladığı bilgisinin davacıya iletildiğini, ilk etapta müvekkile kara geçtiğinin söylendiğini, ancak davacının karı almak istediğinde, karın alınması için yeniden para yatırılması gerektiğinin söylendiğini, davacı tarafından para yatırılmaya devam edildiğini, ancak davalı şirket müvekkile forekste işlem açıldığına dair veyahut müvekkilin kara geçtiğine dair somut bir şey paylaşmadığını, davacı elde ettiği karı talep ettiğinde, davalı şirket müvekkili oyalamış ve daha fazla para istemeye devam ettiğini, davacı bu olayların üzerine dolandırıldığını anladığını ve davalı şirket ve şirket yetkilileri hakkında ----- numaralı soruşturma dosyası ile soruşturma başlattığını, başlatılan soruşturma dosyası---- sayılı dosyası ile birleştirilmiş olup, soruşturmanın bu dosya üzerinden devam ettiğini, davacının alacağının tahsili amacıyla da davalı taraf aleyhine---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle işbu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Ayrıca mahkemenin yetkili olmadığını, Müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, Davacı tarafın dilekçesinde söz ettiği miktarlar müvekkili şirketten almış olduğu yatırım danışmanlığı hizmeti karşılığında yaptığı bir ödeme olduğunu, Aradaki ticari ilişki ve alınan hizmet gözetilmeden davacı taraf kötü niyetli bir şekilde icra takibine giriştiğini ve ardından işbu davayı açtığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları incelendiğinde görülecektir ki, havale bir ödeme vasıtası olup açıklama içermeyen havale işlemi kural olarak bir borca karşılık yapılmış sayılmakta olduğunu, davacı yanın havale işlemleri müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak yapıldığını, Havale makbuzunun açıklama kısmında ise davacı tarafın iddialarını destekler herhangi bir şerh bulunmadığını, Hal böyle olunca söz konusu dekontlar tek başına davacı tarafın iddialarını ispata elverişli olmadığından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile karşı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini isteme gerekliliği hasıl olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın Davanın itirazın iptali davası olduğu, takip konusu alacağın değerlendirilmesi/çoğaltılması için verilen hizmetin kötüye kullanıldığı, dolandırılarak zarara uğratıldığı iddiasına dayalı bir alacak olduğu, akdi ilişkinin itilaflı olduğu, öncelikle akdi ilişkinin belirlenip, davacının iddia ettiği şekilde zararı ve zararın miktarı ile bu zararın sebebinin ne olduğu noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin davacıya hizmet verdiği, davaya konu olan bedelin de hizmet bedeli olduğu görülmekle; artık dosyadaki delil durumuna göre davalının davacıya gerçekten bir hizmet verip vermediğinin tespiti gerektiği, hizmet verdiğini bildiren davalının bu hizmeti hangi tarihte ne şekilde ve neyle ilgili verdiğinin tespiti yönünden davalı vekili tarafından yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmiştir. Davalı ------ olduğundan kayıtlar ve ilgili işlemcilerin bilirkişiler vasıtası ile yerinde incelenmek sureti ile rapor alınmasına karar verilmiştir. Talimat mahkemesince █████/2024 tarihli tensip zaptı ile taraf vekillerine defterlerinin bulunduğu adres ve iletişim numarasının bildirilmesi için kesin süre verildiği, taraf vekillerine tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde taraf vekillerinin beyanda bulunmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı yanca bir miktar bedelin davalı aracı kurum tarafından kaldıraçlı alım satım işlemleri ile değerlendirilmesi sonucunda elektronik ortamda alım satımının gerçekleştirilmesi amacıyla davalıya havale edildiği ancak elde edilen karın ve havale edilen paranın iadesi istendiği ancak davalı tarafından iade edilmediği bu nedenle tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, davalının davaya sunduğu cevap dilekçesinde davalı şirketten aldığı yatırım danışmanlığı hizmeti karşılığında yaptığı ödeme olduğunu bu nedenle davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Somut olayda taraflar arasında kaldıraçlı işlemlerden dolayı bedeli karşılığı danışmanlık hizmeti verildiği sabit olup, davalı bunu kabul ediyor. Davalı gönderilen paranın tamamını hizmet bedeli olduğu ve hizmeti verdiğini bildirmiş ise de verdiği hizmeti açıklamamış ve ne gibi yatırımlara yönlendirdiğini bildirmemiş, verilen mehile rağmen bu husus bildirilmemiştir. Ayrıca Mahkemece davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmış, talimat Mahkemesince yapılan ihtara rağmen ibraz etmediğinden davacı iddialarını kendi kayıtları üzerinden ispat imkanı bırakmamış olup, bu durumda ihtarın sonucuna katlanmalıdır. Davacının hesap hareketlerinden icraya koyduğu miktarı gönderdiği anlaşılmış, geri iade edilen miktar da yoktur. Bu durumda davalı kabulündedir. Davalının ''hepsi hizmet bedeli'' denmesi kabul edilemez. O halde toplam 6.529,23 USD hizmet bedeli gerektirecek yatırım bedeli nerededir. Davalının kayıtları incelense idi davalı kurumun hizmet ve faaliyetlerine sunarken müşterilerinin çıkarını ve piyasanın bütünlüğünü gözeterek adil ve dürüst davranıp davranmadığı, hizmeti layıkıyla verip vermediği, o tarihte yapılmaması gereken yatırımlarda davacıya ihbar yükümlülüğünü hatırlatması ve bu tür yatırımlar için yazılı talimatı olup olmadığı, o tarihte uygun yatırım olsalar da bu kez de kötüye gidiş olduğunda uyarıp uyarmadığı incelenmiş olacaktı ancak mevcut delil durumuna nazaran davacının gönderdiği 6.529,23 USD işlemde davacının en az 1.000,00 USD geri alması gerektiği Mahkemece kanaat edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş ve talep edilen zarar likit olmayacağı bu nedenle inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden icra inkar tazminatı talepleri yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının -------- Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmi dava miktarı ile sınırlı olarak iptali ile takibin 1.000,00 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak takibin devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 1.242,37 TL harçtan, peşin alınan 311,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 931,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 18.187,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 311,09 TL peşin harcın ve 1.312,25 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.704,04 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 800,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!