Anahtar kelimeler: Sarsıcı Kurduklarını İstemli Evin Satıldığının Güven Yazildiği Rayiç Satışın Geçtiğini

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ün ile davalı şirketi kurduklarını, davalı şirket hesabından yapılan ödeme ile davalı ... adına alınmış dairenin, 2022 yılında davalı ... tarafından hiçbir belge ibraz edilmeden sadece sözlü olarak 1.800.000,00-TL bedel ile satıldığının beyan edildiğini, satışın rayiç bedelinin 2.400.000,00-TL olduğu ancak satışın 1.800.000,00-TL bedel ile yapıldığını, satış bedelinin davalı şirket hesabına geçtiğini, davalı ...'ün borçlarının bulunduğunu beyan ettiğini, evin satışından elde edilen paranın bu borçların ödenmesi için kullanığını ileri sürerek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, ancak davalı ...'ün söz konusu evi gerçekte satmadığını, evde hali hazırda ...'ün anne ve babasının kaldığını, dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. Firması ile yapılan sözleşme sırasında şirketin yerleşik teammüllerine aykırı olarak arkasına "Teminat " olduğu ibaresi yazılmadığını , Davalı ortak tarafından imzalanmış 60.000,00-USD bedelli bir senedin İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş kararı ile ihtiyati haciz kararına konu edilerek İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası ile takibe konu yapıldığını ve şirket araçlarının haczedildiğini, şirketin o dönem Gebze de bulunan deposuna haciz geldiğini, Davalı Şirket tarafından 60.000,00-USD bedelli senet karşılığında icra dosyasına 1.500.000,00TL civarında ödeme yapılması gerektiğini, Davalı ortağın dava dışı firma ile yapılan sözleşme de teminata ilişkin düzenleme bulunmamasına rağmen bu senedi verdiğini kabul ve beyan ettiğini ve böylece davalı şirketin çok büyük bir meblağı dava dışı ...'A ödediğini, pandemi sırasında Davalı ortak tarafından ... Tekstil Firmasının kurulduğunu ve bu firma da kullanılmak üzere alınan makine için Davalı şirket hesabından ödeme yapıldığının fark edildiğini, müvekkilinin davalı ortağına durumu söylediğinde davalı ortağın ödemeyi iade etmesini sağladığını ancak bu kez de davalı şirket üzerinden kredi kullanmak sureti ile bu makinenin finansmanını yine davalı şirket üzerinden sağladığını, dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına sözde teminat olarak verilmiş olan ve icra takibine konu yapılan 60.000,00-USD tutarındaki senedin nasıl olup da ... 'a geçtiğinin araştırılması sırasında ortaya çok değişik bir tablo çıktığını, dava dışı ...'ın davalı ...'ün pandemi döneminde kurmuş olduğu dava dışı ... Tekstil firmasının sigortalı çalışanı olduğunu, davalı ortağın feshi talep edilen davalı şirket adeta kendisini ve kurmuş olduğu diğer firmaları finanse etmek için kullandığını, hatta daha ileri giderek hileli bir yol ile kendisinin başka firmasında çalışanını davalı şirketi nerede ise iflasa sürüklemek amacı ile kullandığı kanaatinde olduklarını, bu sebeplerle tedbiren davalı şirkete kayım atanmasını, davalı şirket orağının davalı şirkete olan borçlarının tespiti ile tespit edilen miktarın davalı şirkete işlemiş ve işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödemesini, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; satışı yapılan dairenin davalı müvekkili tarafından kendi birikimleri ile satın alındığını, davalı müvekkilinin kendisine ait şahsi malı olduğunu, söz konusu dairenin davalı şirketle uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu durumun tapu kayıtları ve ödeme dekontları ile sabit olduğunu, müvekkilinin mezkur taşınmazın maliki olduğu dönemde taşınmazda kiracı bulunduğunu, davalı müvekkilinin taşınmazı içinde kiracı varken 3.Bir şahsa sattığını, satış sonrası söz konusu taşınmazda davalı müvekkilinin anne babasının oturduğu yönündeki iddialar da baştan sona uydurma olduğunu, anne babasının taşınmazın 3. Şahsa satılmasından sonraki dönemi, taşınmaz davalı müvekkil Sebahattin' e ait olduğu dönemde dahil hayatlarının hiçbir döneminde söz konusu taşınmazda oturmadığını, davalı şirket ile dava dışı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan ticaret gereği alınan hizmetin karşılığı olarak söz konusu firmaya senet verilmiş ancak sonrasında davalı şirket tarafından senedin bedelinin ilgili firmaya ödenmediğini, davalı şirket ile dava dışı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan anlaşma ve alınan hizmetin karşılığı olarak verilen senedin bizzat davacının da katılımıyla her iki şirket ortağının muvafakati ile tanzim edildiğini ve ilgili firmaya verildiğini, davacının senedin teminat senedi olduğu iddialarının asılsız olduğunu, davalı müvekkilinin hayatının hiçbir döneminde ...Tekstil adında bir firma kurmadığını, müvekkilin sahibi olduğu hiçbir firmada da .... isimli bir şahıs çalışmadığını, müvekkilinin böyle bir şahsı hiç tanımadığını, dava konusu senedin aradaki ticaret gereği davalı şirket tarafından dava dışı ..... San. ve Tic. Ltd. Şti.' ne verildiğini, verildiği tarihinden sonra davalı müvekkilinin senedin akıbeti hakkında hiçbir malumatının bulunmadığını, biran için aksi varsayılsa dahi, iddia konusu hususların tek başına davalı müvekkilinin kesin olarak davalı şirkete ihanet ettiğini veya şirketi iflasa sürüklemeye çalıştığını kesin olarak ispatlar mahiyette olmadığını, davalı şirkete asıl ihanet edenin müvekkilinin değil, davacının olduğunu, davacının 17.11.2022 tarihinde davalı şirket adına kayıtlı ... ve .... plakalı lüks araçlar ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah. Bodrum Zemin 1. Normal Kat-1 nolu Çatı piyesli bağımsız bölümü muvazaalı şekilde satış göstermek suretiyle bedelsiz olarak eşine devrettiğini ve davalı şirkete tek kuruş para dahi ödemeden şirket malvarlığını dolaylı yoldan uhdesine geçirdiğini, davacının yine sahibi olduğu dava dışı ... Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.nin, dava dışı ... Halı San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı firma ile arasındaki ticarete istinaden ... Firmasına kendi firması ...' ın yapacağı işte araya davalı şirketi soktuğunu ve önce kendi firması ... tarafından davalı şirkete fatura kesip fatura muhteviyatı işi sanki ... firması yapmış gibi fatura bedellerini davalı şirket hesaplarından çekerek, aynı iş için davalı şirket tarafından ...' e tekrar fatura kesip fatura muhteviyatı asıl işi davalı şirkete yaptırdığını, buna mukabil davalı şirketin işi yapmasına rağmen ... firması fatura bedelini ödemediğini ve davalı şirketin halen ... firmasından alacaklı olduğunu, davacının kendi firması ... aracılığıyla davalı şirkete kestiği ve davalı şirket hesaplarından çektiği fatura bedeli, davalı şirketin ... firmasına kestiği ancak tahsil edemediği fatura bedelinden de fazla olduğunu, diğer taraftan, davacının sahibi olduğu dava dışı ... Sistemleri San. Ve Tic. LTD. ŞTİ.nin davalı şirkete ait deponun bulunduğu adreste kurulduğunu ve halihazırda bu depoda bulunan davalı şirkete ait malzemeleri sanki yeni kuruduğu ... firmasına ait malzemelermiş gibi satarak, bu malzemelerin parasını uhdesine geçirdiğini ve davalı şirketi bu şekilde zarara soktuğunu, limited şirketin feshine hükmedilebilmesi için, şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan tamamen kalkması gerektiğini, fesih, ancak davacı ortağın ileri sürdüğü sebeplerin, diğer kişilerin şirketin devamı konusundaki menfaatlerini aşması halinde söz konusu olması gerektiğini, haklı sebebin bu denli ağır olmaması halinde şirketin feshine karar verilemeyeceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme masrafları ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edildiği ve işbu esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.Davacı, davalı şirketin hissedarı olduğunu, diğer davalı gerçek kişinin davalı şirketi zarar sokacak ve kişisel çıkar elde edecek eylem ve işlemlerde bulunduğunu, şirket faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle kendi adına taşınmaz aldığını, şirket teamüllerine aykırı davranışlarda bulunduğunu, davalı diğer ortağın kendi işleri için davalı şirketi finansman aracı olarak kullandığını ve bu davranışlarından dolayı şirketi zarara uğrattığını beyanla davalı şirketin TTK 636.Maddesi gereğince haklı nedenle feshine ve davalı şirket ortağının davalı şirkete olan borçlarının tespiti ile bu miktarın davalı şirkete faiziyle ödenmesini istemiştir.Davalılar ise, davacı iddialarının yerinde olmadığını, davalı şirketin zarara uğratılmadığını, piyasa ile yapılan iş ve işlemlerin davacının bilgisi ve onayı ile yapıldığını, şirketi asıl zarara uğratanın davacının kendisi olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.Davacının işbu davadaki taleplerinin şirketin fesih ve tasfiyesi ile diğer davalının davalı şirkete olan borçlarının tespiti ve tahsili istemine yöneliktir. Davacının açıklanan taleplerinin birlikte değerlendirilmesi mümkün olmadığından, Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile "Davacının şirketin fesih ve tasfiyesi dışındaki, davalı şirket ortağının davalı şirkete olan borçlarının tespiti ile bu miktarı davalı şirkete faiziyle ödemesi yönündeki talebine ilişkin davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine" karar verilmiş olup; işbu davada sadece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile sınırlı olarak yargılama yapılmıştır. Toplanan delil ve belgeler ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkememiz tarafından resen seçilen mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli █████/2024 kök ve ek raporunda; tarafların davalı şirkette aynı oranda ortak oldukları, şirketi temsile de aynı durumda müşterek imza ile yetkili oldukları, şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiği, şirket sermayesinin 2.270.000,00-TL olduğu, öz varlığının 2022 yılı sonu itibariyle 5.169.980,37-TL olarak koruduğu, şirketin iç veya bağımsız denetim yaptırmadığı, şirketin faaliyetlerine devam etmesi yönünde imkan tanınmasının uygun olacağı, tarafların ticari faaliyetlerinde veya farklı iş ve işlemlerde güven sarsıcı davranışlarda bulunulduğu, davacı pay sahibinin ayrılma akçesi verilmek suretiyle davalı şirketten çıkarılmasının mümkün olacağı, ayrılma akçesinin kaydi değere göre, hisse değerinin 2.584.990,18-TL olacağı, bu değer üzerinden ayrılmasına karar verilmesi halinde şirkete 217.233,25-TL borcu ödemesi gerektiği, tarafların ortak oldukları şirketlerine denetim kayyımı atanması veya ortaklıktan çıkarma, şirketin tasfiyesi gibi hususlarda değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, ek raporda kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin değişmediğini bildirmişlerdir.Limited şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nun 531. Maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde sermayenin en az onda birine sahip olan her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceğinin belirtildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği belirtilmiştir. Limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Mahkeme, sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda değildir. Mahkemenin feshe karar verebilmesi için, ileri sürülen sebeplerin şirketin feshini gerektirecek nitelikte olması da gerekir. Gerçekten de haklı sebeplerin varlığını tespitte dar bir yorumun yapılması ve bu yolun ancak son çare olarak başvurulacak bir yol olduğunun dikkate alınması zorunludur. Görüldüğü üzere, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkeme, şirketi feshetmek yerine, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Bu sebeple bu dava alternatif çözümlüdür. Kaldı ki sebebin mahkemece haklı görülmesi halinde, şirketin feshine hükmedilmesinden önce mahkemece alternatif çözümlerin araştırılıp incelenmesi gerekir. Zira fesih çok ağır bir sonuçtur.Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davalı şirketin hissedarı olduğu, şirketin diğer hissedarının ise diğer davalı ... olduğu, davalı şirketin 2021 yılında aktifinde kayıtlı binalar hesabının tutarının 1.514.515,75-TL iken 2022 yılında elden çıkarıldığı ve bakiyenin olmadığı, davalı ...'ün yargılama sırasında hissesini dava dışı ...'a devrettiği, dava tarihi itibariyle kayden davalı şirketin aktif göründüğü, ancak şirketin ticari faaliyetine aktif olarak devam etmediği, adresinin kapalı olduğu, davanın taraflarının şirketi borçlandırmada veya farklı iş ve işlemlerde güven sarsıcı davranışlarda bulundukları, tüm bu hususlar gözetildiğinde davalı şirketin haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil sırasında kayıtlı Davalı .... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin FESİH VE TASFİYESİNE,2- Davacı ...'ün tasfiye memuru olarak ATANMASINA,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcının, daha önce yatırılan toplam 619,85-TL harçtan indirilmesiyle bakiye fazla yatan 4,45-TL harcın davacıya geri verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve tamamlama harcı olan 350,00-TL olmak üzere toplam 889,70-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Karar tarihinde AAÜT üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam (posta, müzekkere, bilirkişi, kayyım) yargılama gideri olan 121.551,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,Dair davacı vekili ve kayyımın yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır