Anahtar kelimeler: Aldırdığını Hisseli İhyası Uğratıldığı Talepli Atandığını Birisi Ortağından Ortağına Marifeti

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davaya konu şirketin %50 hisseli iki ortağından birisi olduğunu, diğer ortak ile olan husumet sonucu müvekkilinin, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası marifeti ile davaya konu şirketin tasfiye kararını aldırdığını, ilgili mahkemece müvekkilinin, tasfiye memuru olarak atandığını, mahkemece alınan karar kesinleştiğini, dava dışı diğer ortağına İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası marifeti ile şirket adına talepli dava açtığını ve şirketin diğer ortak tarafından uğratıldığı zararın giderilmesini talep edildiğini, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından taraflarına ihya davasını açmak ve şirketin ihyasını sağlamak için tarafımıza süre verildiğini, bu sebeple İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı ... sicil, ... vergi kimlik numaralı .. Limited Şirketi'nin ihyasını, mahkeme aksi görüşte ise İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, hakkında tasfiye kararı alınan şirketin dosya kapsamında alacaklı olması nedeniyle bu dava kesinleşene ve alacak tahsil edilene dek ... Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin sicil kaydının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığını, TTK m. 529 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğini, dava konusu şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden davacının hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın da kabulünde olan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesince dava konusu şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de, işbu karara dayalı olarak davacının talebi üzerine veya mahkemece müzekkere gönderilmediğini bu sebeple herhangi bir tasfiyeye giriş tescili yapılmadığını, aksi kabul edilmese dahi tasfiyeye giriş tescili yapılmış olsa bile bu durumda tasfiye sonu işlemleri gerçekleştirilmediğinden ve dava konusu şirketin sicil kaydı terkin edilmediğinden bu itibarla da dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.İhyası istenen şirketin terkinden önceki merkez adresi itibariyle mahkememizin yetkili bulunduğu anlaşılmıştır.Ticaret Sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 Sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. Maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.Somut olayda şirketin resen terkin veya tasfiye sürecinde olmadığı, şirketin ticaret sicilinde terkin edilmemiş olduğu, halen tüzel kişiliğini koruduğu anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK'nun dava şartları başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır.Somut olayda ihyası istenen şirketin ticaret sicil kaydı kapsamında resen terkin işleminin yapılmadığı, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı ile ihyası istenen şirket yönünden herhangi bir tasfiyeye giriş işleminin yapılmadığı ve sicilden terkin edilmediği, sicilden terkin edilmeyen şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği ve taraf ehliyetinin bulunduğu bu nedenle davacının talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla HMK 114/h maddesi uyarınca davada davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK nun 114/h maddesi gereğince dava şartlarından olmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40-TL harç peşin yatırıldığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının yapmış olduğu tüm masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Karar tarihinde AAÜT üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,5-HMK 333 maddesi gereğince tarafların artan masrafı olur ise karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır