Anahtar kelimeler: Karralarının Davaticari Aşnde Devralmak Ştiye Devraldığı Hissedar Kurulda Sayfasında Hissedarı

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Ticari Şirket (YK karralarının iptali)DAVA TARİHİ:█████/2022KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde: Davacı şirket .... sicil numaralı ... A.Ş'nde hissedar olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait 29.999.698 000 adet ... hissesini █████/2008 tarihli sözleşme ile devralmak suretiyle hissedarı olduğunu, davacı şirketin hissedar olduğu hususu da █████/2008 tarihinde davalı şirket pay defterine işlendiğini, pay defterinin 23 sayfasında görüleceği üzere davacı şirket 29.999.698.000 adet hissesi ile davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirket █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda düzenlenen hazır bulunanlar listesinde davacı şirketin adı bulunmadığı, hisselerini devraldığı ... San. ve Tic. Ltd. Ştı.'nin bulunduğu anlaşıldığını, davacı şirkete davalı ... A.Ş'de hissedar olmasına rağmen davetiye gönderilmeden ve davacının katılımını sağlamadan genel kurul gerçekleştirilmiş olduğundan da genel kurul tutanaklara ihtirazı kayıt düşülemediğini, davacı şirketin davalı ... A.Ş.'nde hissedar olduğunun tespitine karar verilmesini, davacı şirket, devren iktisap yolu ile davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin genel kurullarına katılma hakkına sahip olduğunu, davalı şirket pay defterine de işlendiğini, davacı şirket, ... A.Ş'nde hissedar olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait 29.999698.000 adet ... hissesini █████/2008 tarihli sözleşme ile devralmak suretiyle hissedarı olduğunu, █████/2008 tarihinde davalı şirket Pay defterinin 23 nolu sayfasına işlendiğini, davalı şirketin Genel kurul toplantısına esas aldığı Hazirun cetvelinde davacı şirkete yer verilmediğini, genel kurul toplantısına katılamadığını, pay hakkının vazgeçilmez hakkı olan oy hakkını kutlanamadığını, davalı şirket tarafından en son █████/2022 tarihinde genel kurul toplantısı gerçekleştirtmiş olduğunu, davacı şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığının anlaşıldığını, TTK mm. 64/4 "Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri işletmenin muhasebeciyle ilgili olmayan deflerler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler: 7262 - █████/2020/M.27) "Ticaret Bakanltğı, pay defleri, yönetim kurulu karar defleri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sentiaye Piyasası Kanunu bükümleri saklıdır. TTK md. 65 "Defterler ve gerekli diğer kayıtlar Türkçe tutulur. Kısaltmalar, rakamlar, harfler ve semboller kullanıldığı takdirde bunların anlamlan açıkça belirtilmelidir.(2) Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır. (3) Bir yazım veya kayıt, önceki içeriği belirlenemeyecek şekilde çizilemez ve değiştirilemez. Kayıt sırasında mı yoksa daha sonra mı yapıt dtğt anlaşılmayan değiştirmeler yasaktır. (4) Deflerler ve gerekli diğer kayıtlar, olgu ve işlemleri saptayan belgelerin dosyalanması şeklinde veya veri taşıyıcıları aracılığıyla tutulabiliri...) (*). Defterlerin ve gerekli diğer kayıtların elektronik ortamda tutulması durumunda, bilgilerin saklanma süresince bunlara ulaşılmasının ve bu süre içinde bunların her zaman kolaylıkla okunmasının temin edilmiş olması şarttır. Elektronik ortamda tutulma hâlinde birinci ilâ üçüncü fıkra hükümleri kıyas yoluyla uygulanır." Yine davacı şirketin █████/2016, 05/O1/2O17, █████/2019 ve █████/2022 tarihli Genel Kurul hazır bulunanlar listesinde yer almadığı ve kendisine de herhangi bir davetiye gönderilmediği sonradan tespit edildiğini, Anonim Şirket'te hissedar olmak için tüm işlemleri yerine getiren davacı şirket pay defterine de işlenmiş olmasına rağmen paydaş olarak hazır bulunanlar listesinde eklenmeyerek mülkiyet hakkı gaspedildiğini, ve genel kurullara da katılımını ünlenmesi ile birlikte hisse satın alma sözleşmesi ile edinmiş olan sözleşmesel haklarının ihlal edildiğini, şirket pay sahibinin vazgeçilmez haklan olan genel kurula katılma, oy kullanma gibi haklarının elinden alınmış olduğu anlaşıldığını, davalı ... A.Ş.'nin davacı şirketin paydaş hakkını yok saymak, elinden almak veya Genel Kurullara davet etmemek için hiç bir haklı nedeni olmadığını, davacı şirket davalı ... A.Ş.'nin ortağı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun davacının davet edilmeyerek hazırlanmış olan Genel Kurul Toplantı çağrısına ilişkin kararlarının batıl olduğunu, YK üyeleri hakkında suç duyurunda bulunma hakları saklı olduğunu, TTK md.391 uyarınca batıl olduğunu, davalı şirketin 2016 yılından sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantıları da TTK hükümlerine uygun olarak toplanmadığını, alınan kararların batıl olduğunu, davacının kanundan kaynaklanan paydaş hakkının gaspı niteliğindeki Yönetim Kurulu kararı ve işlemleri hakkında suç duyurusunda da bulunulacağını, davalı şirket yönetim kurulunun davacı şirketi Genel Kurul Toplantısına davet etmeyerek paydaşlar arasında Eşit İşlem İlkesine aykırı olan ve oy kullnam hakkını engelleyici niteliğindeki █████/2016, █████/2017, █████/2019 ve █████/2022 tarihli Genel Kurul Çağrısına ilişkin alınan Yönetim Kurulu Kararlarının batıl olduğunu, davacı taraf davalı ... A.Ş.'nde pay sahibi olduğu halde, bu hususu da pay defterine işlenmiş olmasına rağmen davacı şirketin kayyım yönetiminin sona erdiği 2016 yılından sonra yapılan genel kurul toplantılarına davet edilmeyerek pay sahipliğinin vazgeçilmez haklarından oy kullanma hakkı, genel kurula katılma hakkı, davalı şirketin gidişatı hakkında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanması hakkı ihlal edildiğini, başka bir deyişle gasp edildiğini, TTK m d. 391 "Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle a)Eşit işlem ilkesine aykırı olan b)Anonim şirketin temel yapışma uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c)Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır. 2016 yılından sonra Olağanüstü genel kurul çağrısına ilişkin █████/2016 tarihli YK karan. █████/2036 tarihli YK kararı, █████/2019 tarihinden ilan edilen YK kararı, █████/2022 tarihinde ilan edilen YK kararının batıl olduğundan █████/2016, █████/2017, █████/2019 ve █████/2022 tarihli genel kurulların batıl olduğunu, Anonim şirket yönetim kurulu kararlarının butlanı, TTK'nın 391. maddesinde düzenlendiğini, sınırlı sayıda olmamak üzere, özellikle birkaç hal gösterilmek suretiyle, bu hallerde yönetim kurulu kararlarının batıl olacağı açıkça ifade edildiğini, bu maddeye göre eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan, sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin haklarını ihlal eden ya da bunların kullanılmasını güçleştiren veya kısıtlayan, diğer organların devredilmez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının batıl olacağı belirtildiğini, yasal düzenlemeye bakıldığında, yönetim kurulu kararlarının butlanı düzenlendiğini, yönetim kurulu kararlarının iptali bakımından açık bir hükme yer vermediğini, bu bakımından dava konusu davacı şirketin yapılan Genel Kurullara davet etmeyerek oy kullanma hakkını ve genel kurula katılma hakkını ihlal eden YK kararları batıl olduğunun tespitinin gerektiğini, davacı şirketin genel kurula çağrılmaması davalı şirket paydaşları yönünden eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki yönetime katılma haklarını ihlal ettiğini, bunların kullanılmasını kısıtlayan nitelik taşıdığı anlaşıldığından kararlanır batıl olduğunun tespitine karar verilmesini, öncelikle davalı ... A.Ş'nin █████/2016, █████/2019 ve █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan Yönetim kurulu seçimine ilişkin kararların yürütülmesinin ihtiyaten durdurulmasını, davalı ... A.Ş.'ye tedbiren yönetim ve denetim kayyımı atanmasını, davacı şirketin 29.999.698.000 adet hisse ile davalı ... A.Ş'nin hissedan/paydaşı olduğunun tespitini, 2016 yılından sonra davalı şirketin Yönetim Kurulu tarafından Olağanüstü Genel Kurul Çağrısına ilişkin alınan kararlarının davacı şirkete davetiye gönderilmediğini, hazirun cetvelinde yer verilmediğini, davacı şirketin genel kurul katılma hakkını, oy kullanma hakkını engelleyecek nitelikte ve paydaşlar arasında eşit işlem ilkesine aykırı olan █████/20l6 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, █████/2016 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, █████/2019 tarihinde ilan edilen Yönetim Kurulu Kararı ile █████/2022 tarihinde ilan edilen Yönetim Kurulu Kararlarının TTK madde 391 uyarınca batıl olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde: Davacı tarafından haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak ikame edilen davaya ve dava dilekçesi içeriğinde yer alan haksız, gerçek dışı ve mesnetsiz tüm beyan ve iddialara itiraz ettiklerini, kesinleşmiş Mahkeme kararı ile de müvekkili şirket hissedarı olmadığı açıkça tespit edildiğini, ...'in kontrolünde olan davacı ..., ... ile birlikte her genel kurul sonrası, Genel Kurul İptali, Yönetim Kurulunun Azli ve kayyum atanması, Genel Kurula Çağrı Yapılması, Yargılamanın Yenilenmesi türlerinde, yıllardır süregelen rutin şekilde, adeta müvekkili şirketin çalışmasını sekteye uğratmak saikiyle birbiri ardına birçok dava ikame ettiğini, davanın ikame ediliş nedeninin ve davacının müvekkil şirkete karşı kötüniyetli yaklaşımının ve müvekkili şirketin durumunun anlaşılabilmesi bakımından, gerek davacının gerekse de davacıyı kontrol eden, davacının sahibi olan ...'in açtığı davaların bir kısmına, yaptıkları usul ve yasaya aykırı olan, hileli ve hatta suç teşkil eden iş ve işlemlerine, gerekse de yıllardır şirketlerin malvarlıklarını koruyabilmek adına davacı ve davacıya sahip olan ... ile çok ciddi mücadele vermek zorunda kalan müvekkili davalının hukuk mücadelesin dilekçesinde yer verileceğini, konuya ilişkin detaylı bilgiler ise davacı tarafça da delilleri arasında atıfta bulunulan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası tahtında halihazırda mübrez olduğunu, davacının hissedar olanlara hazirun cetvelinde yer verilmediği, hissedar olmayanlara yer verildiği ve davacının müvekkili davalı şirket hissedarı olduğu yönündeki mesnetsiz iddiaları, hazirun cetvellerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen kararı uyarınca hazırlanmış olmaları ve halihazırda daha önce aynı konuda ikame edilmiş olan davaların mahkemelerce reddedilmiş olması nedeniyle gerçeği yansıtmadığını, bu itibarla müvekkili davalı şirkette hissedar sıfatı bulunmayan davacının uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmadığının açık ve net olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle HMK madde 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafından hukuka aykırı olduğu iddia edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ve 01.04.20214 tarihli kararı, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, müvekkili şirket genel kurulları .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve bu kararı onayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas ██████████ Karar Sayılı ve 20.10.2015 tarihli onama kararı uyarınca hazırlanan hazirun cetveli uyarınca yapıldığını, davacının, ...'in ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin hissedar sıfatının bulunmadığı, davacı ...'nin hissedar sıfatı olduğunu, hazirun cetvelinde yer almadığı iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine ...’in ... A.Ş.’deki hissedarlık ve yönetim kurulu üyeliği sıfatının sona ermediği, ... yerine yönetim kuruluna yeni üye atanması işleminin yoklukla malul olduğu, ayrıca yoklukla malul olan bir işlem dayanak alınarak sonradan yapılmaya çalışılan işlemlerin de herhangi bir geçerliliklerinin olmadığı, bu itibarla ...’in geçerli katılımı olmaksızın ...’ye hisse devrine ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı alınmasının mümkün olmadığı hususu derecattan geçerek kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen karar ile ...'in yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılarak, yerine ... ...'nın yönetim kuruluna atanması suretiyle alınmaya çalışılan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğu sabit hale geldiğini, davacının haksız ve mesnetsiz beyan ve iddialarının aksine davalı müvekkili şirket genel kurullarında hazirun cetvelleri mahkeme kararlarına uygun olarak hazırlanmış olduğunu, davacının iddialarının külliyen reddinin gerektiğini, tüm bu hususların .... Asliye Ticaret Mahkemesince gerçekleştirilen ve 14 yıl süren yargılama neticesinde verilen kesinleşen karar ile hüküm altına alındığını, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen hisse devirleri tamamen kötüniyetli ve hukuka aykırı olarak yapılmaya çalışılan ve hiçbir geçerliliği olmayan devirler olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme kararları ile de sabit hale geldiğini, davacıyı kontrol eden ... tarafından yapılan tüm bu usulsüz işlemler ilgili olarak ..., ... hakkında dolandırıcılıktan ceza davası açıldığını, cezalandırılmalarına karar verildiğini, Yargıtay tarafından ..., ... tarafından suç işlendiği tespit edildiğini, işlenen suçun güveni kötüye kullanma suçu olduğu belirtilerek, yerel mahkeme kararı bozulduğunu, kararın Yargıtay tarafından bozulmasından sonra ... hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi’nce davalının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olduğunu, 4 yıl 2 ay hapis ve 1562 gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına █████/2019 tarihinde karar verildiğini, karar, yargılama konusu suçun sonradan yapılan yasa değişikliği ile uzlaştırmaya tabi olması nedeniyle sadece uzlaştırma işlemlerinin yapılması bakımından usul yönünden bozulduğunu, dava dosyası .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayısına kaydedildiğini, 27.05.2022 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada da sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiğini, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan dosyası tahtında bugüne kadar verilen Mahkeme ve Yargıtay Kararları incelendiğinde, davacının ve kontrolünde olduğu ...'in ve diğer sanıkların yapmış oldukları fiktif işlemlerle müvekkili şirketin içini boşaltmak suretiyle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarının sabit olduğu açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirket genel kurulunda hazırlanan hazirun cetveli kesinleşen mahkeme kararları uyarınca düzenlendiğini, ... tarafından yapılan usulsüz, yasaya aykırı ve suç olduğu tespit edilen işlemler neticesinde oluştuğu iddia edilen ve sözde davacı ...'nin de dahil edilmeye çalışıldığı ortaklık yapısının nazara alınması mümkün olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının külliyen reddi gerektiğini, ...'nin müvekkili şirkette pay sahibi olmadığı hususu haklı ve isabetli şekilde bir kez daha hüküm altına alındığını, davacının davanın ikame edilebilmesi bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı hususu da açık ve net olduğunu, haksız ve mesnetsiz öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle HMK hükümleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, ... yönetim kurulu üyeliğinden çıkarılmaya ve yerine ... ... atanmaya çalışıldığını, alınmaya çalışılan bu yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğu, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin birleşen 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında verilen kesinleşen kararı ile sabit hale geldiğini, müvekkili ... A.Ş.'nin sözde Yönetim kurulu tarafından alınmaya çalışılan 8 Şubat 2008 tarihli yönetim kurulu kararının da yok hükmünde olduğunu, geçerli bir yönetim kurulu tarafından alınmadığının sabit olduğunu, davacı tarafça kendisine hisse devirleri yapıldığı iddia edilen dönemde müvekkili ... A.Ş'de yönetim boşluğu bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası şirkete kayyım heyeti atandığını, hisse devir sözleşmesine ve pay defterine itibar edilebileceği varsayımında dahi; pay devrinin pay defterine işlenebilmesi ve müvekkili davalı şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi bakımından geçerli bir yönetim kurulu kararı alınması gerektiğini, ortada geçerli bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, bu doğrultuda davacı ...'nin müvekkili davalı ... A.Ş.'de hissedar sıfatını kazanmadığını, işbu dava bakımından da aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, haksız davanın herhalükarda külliyen reddine karar verilmesini, davalı müvekkili şirketin, işbu haksız ve mesnetsiz davaya konu edilen, yönetim kurulu kararları bakımından dava yasal süresi içinde açılmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, davacı taraf, müvekkili şirket hisselerini ...'den devraldığını ve müvekkili şirkette hissedar olduğunu, usulüne uygun şekilde genel kurula davet edilmediğini, ...'ün hazirun cetvelinde yer almaması gerektiği ve oy hakkı bulunmadığını ileri sürerken, diğer taraftan ise işbu davada davacıyı temsil eden aynı vekil vasıtasıyla ...'ün, müvekkili şirketin davaya konu 17.03.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısında vekaleten temsil edildiği, ... vekilinin genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelini hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzaladığı, dahası genel kurul toplantısı sırasında bizzat oy kullandığı ve bu anlamda herhangi bir muhalefet şerhinin de bulunmadığı hususlarını göz ardı ettiğini, bu hususlar nedeniyle davacının bu yöndeki talepleri de külliyen reddini, davacının müvekkili şirkete kayyum atanmasına ve alınan genel kurul kararlarının icrasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebi de haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının bu yöndeki taleplerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyaları tahtında da ileri sürdüğünü, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında25.04.2022 ve 30.05.2022 tarihli ara kararlar ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında 06.07.2022 tarihli karar ile mesnetsiz taleplerin haklı ve yerinde olarak reddine karar verildiğini, davacı tarafından dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde de bulunulduğunu, yürütmesinin durdurulması talep edilen 17.03.2022 tarihli genel kurul kararının iptali talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 25.04.2022 tarihli ara karar ile müvekkili şirkette organ boşluğu bulunmadığını, şirket yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece ihtiyati tedbir kararı veya hükümle kaldırılamayacağı belirtilerek, müvekkili şirkete yönetim ve denetim kayyumu atanması talebinin usul ve yasaya uygun şekilde reddine karar verildiğini, davacının kontrolünde olduğu ... tarafından, müvekkili şirketin 05.01.2017 tarihli genel kurulundan sonra da müvekkili şirkete kayyum atanması talebiyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tahtında haksız ve mesnetsiz taleplerle davanın ikame edildiğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz kayyum atanması talebinin reddine karar verildiğini, davacının kontrolünde olan Ahmet Uzel Vakfı tarafından işbu dava ile ileri sürülen şirket yönetimine kayyum atanması talebiyle aynı konuda ve aynı gerekçeler ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile de dava açıldığını, dava dosyası tahtında yapmış oldukları tedbir taleplerinin de reddine karar verildiğini, davacının 17.03.2022 tarihli genel kurul kararının icrasının ertelenmesine yönelik hukukî mesnetten yoksun ihtiyati tedbir talebi, anılan genel kurul kararının iptali talebiyle açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tahtında ittihaz edilen 30.05.2022 tarihli ara kararı ile davacının genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına yönelik tedbir talebinin T.T.K.'nun 449. ve H.M.K.'nun 390. maddeleri gereğince usul ve yasaya uygun şekilde reddine karar verildiğini, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydı ile; müvekkili davalı şirkette hissedar sıfatı bulunmayan davacının işbu uyuşmazlık bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmadığı açık ve net olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle HMK madde 115/2 uyarınca, gerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı ve 15.04.2021 tarihli kararının gerekse de .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ve 01.04.2014 tarihli derecattan da geçerek kesinleşen kararı da dikkate alınarak dava şartı yokluğundan usulden reddini, müvekkili davalı şirketin yönetim kurulu kararları bakımından, 1 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı açık ve net olan, işbu haksız ve mesnetsiz davanın hak düşürücü süre itirazları dikkate alınarak reddini, davacı tarafça hissedarlık sıfatıyla ilgili talep yönünden ancak eda davası ile alınabilecek bir sonuç davacı tarafça işbu davada maktu harç ile elde edilmeye çalışıldığını, bu talep yönünden Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca dava tarihindeki hisse değeri üzerinden nisbi harcın yatırılması gerektiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı ve 07.06.2011 tarihli kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ve 08.10.2013 tarihli bozma ilamı da dikkate alınarak, davacı tarafa bu yönde kesin süre verilmesine ve verilen kesin sürede nisbi harcın tamamlanmaması halinde ise bu talep yönünden davanın işlemden kaldırılarak, açılmamış sayılmasını, davacının kayyum atanmasına ve alınan genel kurul kararlarının icrasının durdurulmasına yönelik haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin, aynı taleplerle açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tahtında ittihaz edilen 25.04.2022 ve 30.05.2022 tarihli ara kararlarının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası tahtında verilen 06.07.2022 tarihli ara kararının ve ayrıca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ve 31.12.2018 tarihli kararının da dikkate alınmak suretiyle reddini, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli şekilde ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı şirketin 29.999.698.000 adet hisse ile davalı ... Holding A.Ş'nin hissedarı/paydaşı olup olmadığı, bu bağlamda 2016 yılından sonra davalı şirketin Yönetim Kurulu tarafından Olağanüstü Genel Kurul Çağrısına ilişkin alınan kararlarının davacı şirkete davetiye gönderilmemesi ve hazirun cetvelinde yer verilmemesinin haklı olup olmadığı, haklı değil ise █████/2016 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, █████/2016 tarihli Yönetim Kurulu Kararı, █████/2019 tarihinde ilan edilen Yönetim Kurulu Kararı ile █████/2022 tarihinde ilan edilen Yönetim Kurulu Kararının TTK md. 391 uyarınca batıl olup olmayacağı noktalarında toplanmıştır. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 30.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile: Yeni tasdik ettirilen Pay defterinin tutulmasında ikincil mevzuata uygun davranılmadığı, ilk tasdik edilmiş ortaklar pay defterine (... 27.Noterliği tarafından 14.12.2001 tarihinde 22157 yevmiye no ile tasdik edilmiş) göre ....'nin, ... AŞ'deki hisse adedinin 29.969.287.853,8.-adet olduğunun tespit edildiği, ... Ltd. Şti. ile .... arasında geçerli bir pay devri olmadığı yolundaki mahkemenin hüküm fıkrasına geçmeyen ancak kararın içerisinde yer alan tespitin bağlayıcı olup olmadığı, giderek temyizde bu hususta davalı lehine usuli müktesep hakkın, diğer bir deyimle bu hususta bir bozma gelmemiş olmasının ... Ltd. Şti. ile .... arasında geçerli bir pay devri olmadığına yönelik bir yargının, doğup doğmadığı hususunun uzmanlık alanımız dışında kaldığından bir görüş serdetmenin mümkün olamadığı, ... Ltd. Şti. ile .... arasındaki pay devrinin şirket pay defterine kaydolunmasına ilişkin yönetim kurulu kararının hükümsüz olduğu ve bu sebeple eski pay defterindeki kaydın hukuken bağlayıcılığının olmayacağı, mezkûr davanın niteliği gereği süreye bağlı olarak ikame olunmayacağı ve batıl olduğunun tespiti talep edilen yönetim kurulu kararlarının TTK m. 391 ve TMK m. 27 çerçevesinde kesin hükümsüz olmadıkları şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Bilirkişiler ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 30.04.2024 tarihli raporda: ... Ltd. Şti. ile .... arasında geçerli bir pay devri olmadığı yönündeki ... Ticaret Mahkemesinin kararma yansımış ancak hüküm fıkrasında yer almayan belirlemenin bağlayıcı olup olmadığı hususunda, diğer bir anlatımla kesin hükmün etkisi ve kapsamı konusunda uzmanlık alanımız olmaması nedeniyle bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, ancak huzurdaki uyuşmazlıktaki pay sahipliği sıfatının tespiti bakımından söz konusu kararın usul hukuku yönünden değerlendirilmesinin gerekli olduğu zira kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında yer alan davalı şirkete ait ilmühaberlerin arka sayfasında devir beyanlarının yer aldığı, ilmühaberler üzerinde yer alan hu devir beyanlarının şeklen geçerli olduğundan bahscdilchilcccği, ancak pay devrinin geçerliliği konusunda mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir karar bulunduğu, dolayısıyla kesinleşen 9 ATM kararının kesin hüküm etkisi ve kesin hükmün kapsamı boyutuyla değerlendirilmesinin gerektiği, kök raporlarında varılan sonuçların değiştirilmesini gerektirir bir bilgi veya belgenin dosyada yer almadığı şeklinde raporlarını sunmuşlardır. Yapılan yargılama sonucunda:Davacı tarafından ikame edilen dava ile davacı ...'nin 29.999.698.000 adet hisse ile davalı müvekkil ... A.Ş.'de paydaş olduğunun tespitine, 25.05.2016, 04.04.2019 tarihli ve 17.03.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu seçimine ilişkin kararların iptali talep edilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. sayılı ve 01.04.20214 tarihli kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E., ██████████ K. Sayılı ve 20.10.2015 tarihli Onama kararı uyarınca kesinleşmiştir. Onanan mahkeme kararı gerekçesinde ".Bu durumda davalı ... San.Tic.AŞ ile dava dışı ... arasında geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edilemeyeceği hisselerin halen ... San.Tic.A.Ş ne ait olduğu, şirket kayıtlarında pay devrine ilişkin kayıt bulunmadığı kabul edilmiş" , temyiz dilekçesinde ....ye pay devri yapıldığı bildirilmiş olmasına rağmen Yargıtay 11 HD tarafından bu hususun bozma nedeni yapılmadığı, kabul edilerek ( HUMK 186) HMK 125 MD.uyarınca işlem yapılmamıştır.Davacı ... şirketi tarafından, davalı şirketin 05.01.2017 tarihli genel kuruluna karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararlarının iptali talepli davada verilen ...K. Sayılı ve 15.04.2021 tarihli karar ile; "...Gerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2014 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı, gerekse davalı şirket pay defteri, ticaret sicil kayıtları ve hazirun listesi dikkate alındığında davacı şirketin davalı şirkette pay sahibi olmadığı, bu itibarla genel kurul kararının butlanı davası açma hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle" gerekçeleri ile reddine karar verilmiştir.Mahkememizce dosya bir bütün halinde ele alındığında, gerek .... Sayılı dosyası gerekçesinde yer alan ... San.Tic.AŞ ile dava dışı ... arasında geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edilemeyeceği hisselerin halen ... San.Tic.A.Ş ne ait olduğu, şirket kayıtlarında pay devrine ilişkin kayıt bulunmadığına ilişkin hususlar, ve bunu dayanak olarak alan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararlarının iptali talepli davada davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, mahkememizce de aynı gerekçe ve kanaat ile, ... San.Tic.AŞ ile dava dışı ... arasında geçerli bir hisse devrinin varlığından söz edilemeyeceği hisselerin halen ... San.Tic.A.Ş ne ait olduğundan, davacının açtığı işbu davanın (her ne kadar kısa kararda sadece davanın reddine denilmiş ise de) aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde mahkememiz kasasında 1769 nolu makbuz ile saklanılan evrak aslının ilgili kurumlara/ilgili tarafa iadesine,7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır