Anahtar kelimeler: Kyazim Minibüste Batı Bati Hissedar Esaskarar Ardından Taşınır Plaka Çıkmasının

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
(Birleşen Mahkememizin .../... E.-.../... K. sayılı dava dosyası)
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
K.YAZIM TARİHİ : █████/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Asıl davada davacı vekili; davalı ile davacının, "..." plaka numaralı ticari minibüste ortak hissedar olduklarını, ortaklık ilişkisinde anlaşmazlık çıkmasının ardından çok kısa bir süre geçtikten sonra ... plaka numaralı ticari minibüs, .../.../... tarihinde müvekkili idaresinde iken polis kontrolünde durdurulduğunu ve dolmuşun yakalamasının olduğunu bu nedenle yediemine çekileceğini öğrendiğini, müvekkilinin dolmuşun yakalamasının neden kaynaklı olduğunu bilmediği gibi hangi icra dairesi tarafından yakalama kararının çıkarıldığını öğrenmesinin 7 gün sürdüğünü, ... ... . İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosyasının borçlusu olan davalı ... ... 'nun şahsi borcu nedeniyle çek verdiği alacaklı ile arasındaki icra dosyasında yakalama olduğu anlaşıldığını, ... ... . İcra Müdürlüğü .../... E. dosya içeriğinden de görüleceği üzere; borçlunun ... ... , Alacaklının ise ... ... olarak görüldüğünü, borçlu ve alacaklı arasında .../.../... düzenleme tarihli, .../.../... ödeme tarihli ....000,00-TL senet düzenlendiğini, .../.../... tarihinde söz konusu ortak araca haciz konulması, .../.../... tarihinde ise yakalama isteminin icra müdürlüğünden talep edildiğini, araç yakalanmasına rağmen aylar sonra yeniden .../.../... tarihinde Alacaklı ... ... 'un avukatının verdiği dilekçe ile borçluya ait ... ve ... plakalı araçlara haciz konulmasının talep edildiğini, aynı gün içerisinde ... ... . İcra Müdürlüğü tarafından "..." plakalı ve "..." plakalı araçlar üzerine haciz konulduğunu, bu araçlardan birisi zaten hacizli ve aylardır yedi emin ... otoparkında yakalamalı olmasına rağmen bu defa müvekkili ve davalıya ait ortak ticari minibüse de haciz işlendiğini, bu hususun davalı ortağın kötü niyetli olarak araçlara haciz konulmasını sağladığı kanaatini oluşturduğunu, ....000,00 TL'lik icra takibine ilişkin hem "..." plakalı ticari araca hem de "..." plakalı araca haciz konularak "..." plakalı ticari aracın 1/2 hissedarı müvekkili ... ... 'ın maddi olarak mağduriyetine sebebiyet verdiğini, icra dosyası kapsamındaki talep dilekçelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere; bir vatandaşın, hele ki bu kişinin yabancı uyruklu olduğu ortada iken bu derece hukuki bilgiye sahip olup icra takibi başlatması, genel taşınır haczi talebi yerine nokta atışı şekilde, aracın plakasını dahi belirterek yalnızca ticari minibüse haciz talebinde bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkiline ait ticari minibüs uzun süre ... ... yediemin otoparkında kaldığını, ancak otoparktan ne zaman çekildiğinin de bilinmediğini, müvekkilinden habersiz ve müvekkilin onayı alınmadan araçtaki payının başka birine satıldığını, aylarca müvekkilinin aracının otoparktan çıkarılması için hukuki mücadele vermiş olmasına karşın birden bire müvekkilinden habersiz aracı satılarak icra dosyası da kapatılarak yarı hissesinin satıldığını, "..." plaka numaralı ticari minibüsü (dolmuşu) müvekkili ... ...'ın kullandığını, müvekkili ... ... 'ın, geçimini sadece "..." plakalı ticari minibüsle sağlayabildiğini, müvekkilinin evli olup, ... yaşında bir ... olduğunu, ailesinin ve evin geçimini dolmuşta çalışarak sağlayabildiğini, davalının kötü niyetli hareketleri sonucunda, kendisine ait binek araçları dururken müvekkilinin de ortağı olduğu hisseli taşınıra yakalama işlemi yapılmış olması sebebiyle müvekkilinin zararı doğduğunu, davalının kusurlu eylemleri sonucunda müvekkilinin maddi zararı doğduğunu beyan ederek, müvekkilinin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu ile hesaplanacak tutar ile artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL zararının dava tarihi itibariyle hesaplanacak olan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; öncelikle açılan davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas nolu dosyası ile HMK 166 uyarınca bağlantılı olması sebebiyle ilgili dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, davalı ile müvekkilinin ... plakalı minibüste ortak hissedar olduklarını, davalı tarafından ilgili minibüs işletildiğini ancak ortaklık gelirlerinden aracın müvekkilinin elinden çıkana kadar müvekkiline düşen payını ödemediğini, bu ödememe halinin müvekkilinin maddi kaybına neden olduğunu, ortaklık faaliyetinden elde edilen gelirin, taraflar arasında eşit paylaşılmak zorunda olduğunu, ancak davalının bu yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediğini, söz konusu minibüs hattının ortaklık süresi boyunca aylık ne kadar kar elde ettiğinin müvekkili tarafından hiçbir zaman öğrenilemediğini, davacı ile davalının ... plakalı minibüs üzerindeki ortaklığının uzun yıllar (ortalama 7-8 yıl) sürdüğünü, dolayısıyla ortaklık süresinin tam olarak belirlenemediğini beyan ederek, öncelikle açılan davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas nolu dosyası ile HMK 166 uyarınca bağlantılı olması sebebiyle ilgili dosya ile birleştirilmesine, nihai olarak davanın kabulü ile müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL'nin fazlaya dair hakları ve talep artırım hakkı saklı tutulma kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Asıl davada davalı vekili; zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davacı taraf ile müvekkilinin ... plakalı ticari minibüs ortak hissedar olduklarını, ortaklık kapsamında işletilen dolmuş aracının, müvekkilinin kişisel borcuna yönelik başlatılan yasal icra takibi neticesinde haczedildiğini, trafik polisi marifetiyle yediemine alındığını, davacının, müvekkilinin kendi aleyhine kasten icra takibi başlattırdığını, bu yolla ortaklığın zarara uğratıldığını iddia ederek tazminat talep etmekte olduğunu, ancak bu iddianın, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, ... ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı icra dosyasından yürütülen icra takibinde davacı tarafın iddiasının aksine taşkın haciz uygulanmadığnı, senet alacaklısı ... ... tarafından müvekkilinin hissedar olduğu minibüsün hattına haciz konulmadığını, icra dosyasından 100.000,00 TL alacak için 200.000,00 TL değerindeki borçlunun araç hissesine haciz konulduğunu, Türk Borçlar Kanunu m. 112 gereğince bir zarardan sorumlu olunabilmesi için kusurlu davranışın varlığı şart olduğunu, oysa müvekkilinin herhangi bir kasti eylemi bulunmadığı gibi, borçluluğu da sabit olduğunu ve icra takibinin meşru olduğunu, davacı tarafın, TBK m. 50 ve 51 gereğince zararının varlığını ve bu zarara neden olan kusurlu davranışı ispatla yükümlü olduğunu, ancak dosya kapsamında bu iddiaları destekleyecek nitelikte herhangi bir somut delil bulunmadığını beyan ederek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili; haksız ve mesnetsiz davaya karşı yetki, görev, zamanaşımına ilişkin itirazda bulunduklarını belirterek, davanın kötü niyetli olduğunu, ispat yükünün yerine getirilmediğini, karşı davacı tarafın, müvekkilinin hiçbir ücret ödemediği yönündeki iddialarını soyut şekilde ileri sürmüş, bu iddialarını destekleyecek hiçbir somut belge yahut hesap hareketi sunmadığını, oysa ki hangi yıllara ilişkin ne kadar alacağı olduğunu somut ve belirli bir şekilde sunması gerektiğini, müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, düzenli olarak ödeme yaptığını, taraflar arasında ortaklık değil kira ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinden habersiz araçtaki payını 3. kişiye sattığını, müvekkiline bildirmemiş olmasının ortaklık hakkının ihlali olduğunu, davanın, müvekkilinin açtığı davaya karşı sürüncemede bırakma amacıyla açılmış olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası, ... ... . İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dava dosyası, ... ... . İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dava dosyası, tarafların ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Asıl dava, adi ortaklıktan kaynaklı kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen dava, adi ortaklıktan kaynaklı ortaklık kapsamında ortaklık giderlerinin ödenmediği iddiasına dayalı davacının davalıdan olan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
█████/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki asıl davada, adi ortaklıktan kaynaklı kazanç kaybının tahsili; birleşen davada, adi ortaklıktan kaynaklı ortaklık kapsamında ortaklık giderlerinin ödenmediği iddiasına dayalı davacının davalıdan olan alacağının tahsili talep edilmektedir. Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davacının ve davalının tacir kaydının bulunmadığı, işletme defteri tuttukları anlaşılmıştır. Bu kapsamda taraflar tacir değildir. Adi ortaklık sözleşmesine ilişkin hükümler TBK'nın 620 vedevamı maddelerinde düzenlendiğinden eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile adi ortaklık tasfiyesinden doğan alacakların tespiti istemine ilişkin uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen dava yönünden, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!