Anahtar kelimeler: Ktynin Özetleyaşamını Anılacaktır Tamponuna Karışmış Çarpma Ktknin Arkadan Sürücülerin Çarparak

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2024KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Yaşamını ---- ikame ettiren Müvekkili --- bulunduğu esnada, kendisine ait ----- plakalı araç ile Davalı----(Bundan sonra Davalı Sigorta Şirketi olarak anılacaktır) sigortalısı Davalı ---- ve ---------idaresindeki ---- plakalı aracın karışmış olduğu ------- tarihli maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücülerin arkadan çarpma suretiyle trafik kazasına sebebiyet vermesi asli kusur sayılan hallerden olduğunu, davalı Sürücü ------- söz KTK'nin 73 ve KTY'nin 145. maddelerini ihlal ederek seyir halinde iken cep telefonunu kullandığını ve Müvekkilinin aracının arka tamponuna çarparak işbu kazaya, dolayısıyla Müvekkilinin aracındaki hasara asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, Bu hususun davalı Sürücü ile Müvekkilinin imzasını taşıyan █████/2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca -------- kazaya karışan yabancı plakalı araç sahiplerine, uğradıkları zararı, ikamet ettikleri ülkede piyasa rayicine göre isteyebilme hakkını tanıdığını, bu nedenle, Müvekkilinin işbu hakkını kullanarak ------ trafik kazasından doğan zararın tespiti için ---- Ekspertiz bürosuna başvurmuş ve Ekspertiz Raporu tanzim ettirdiğini, İlgili █████/2023 tarihli Ekspertiz Raporu'na göre, Müvekkilinin aracındaki hasara ilişkin onarım bedeli, KDV dahil 3.600,43-€ tutarında olduğunu, Tespit edilen bu zarara, Davalı'nın kazadaki asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiği göz önüne alındığında, Davalı Şirket’in ve Davalılar'ın, Müvekkilinin zararının tamamını karşılaması gerektiğini, Ayrıca, gerek Davalı Sigorta Şirketi'ne başvuru gerek huzurdaki davanın ikame edilmesi için ibrazı zorunlu olan ekspertiz raporu, ruhsat ve ehliyet gibi birtakım belgelerin tercümesi için 2.858,76-TL tutarında tercüme ücreti ödendiğini, Tercüme gideri bakımından zarar TL cinsinde doğduğundan herhangi bir özellik arz etmeyecek şekilde, Davalılar'dan yargılama giderleri kapsamında ilgili faiziyle beraber tahmil edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm talep, dava, ıslah ve sair haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın Kabulüne, Müvekkilinin Kaza Nedeniyle Oluşan Bakiye 3.292,04-€ Tutarındaki Maddi Zararının Fiili Ödeme Tarihindeki Kur Üzerinden; Davalı Şirket’in Temerrüt Tarihinden ---- ve diğer Davalılar bakımından kaza tarihinden ----- itibaren 3095 s. Kanun'un 4/a Maddesine Göre "€" İçin Devlet Bankalarınca Verilen En Yüksek Mevduat Faizi ile Birlikte, Davalı Şirket Bakımından ilgili ZMMS Poliçe Limitleri ile Sınırlı Olmak Kaydıyla Davalılar'dan Alınarak Müvekkiline Ödenmesine, müvekkili tarafından Ekspertiz Raporu’nun Türkçe’ye tercümesi için ödenen 2.858,76-TL Tercüme Giderinin de Yargılama Giderleri Kapsamında Değerlendirilmesi Suretiyle, Yargılama Giderleri ve Ücreti Vekâletin Davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- plakalı araç müvekkili şirket nezdinde --- poliçe numaralı -----tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına ----- olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedelinin ödenmiş olup, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplanmasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacının görevlendirdiği eksper raporunun esas alınarak karar verilemeyeceğini, Eksper görevlendirilmesi davacının isteği ile yapıldığını, Sigortacılık Kanunu ve de bu kanunu destekleyen mevzuata göre, eksper ücretini eksper talebinde bulunan ödediğini, Hal böyle olunca söz konusu ücretin müvekkili şirketten talep edilmesinin haksız olup, hukuka aykırı olduğunu, faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar -----vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden --- kazaya karışan----aracın sürücüsü ----ıse aracın malıkı olduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk son tutanağı Kanun ve Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddini, davacı tarafça döviz cinsinden açılan davada esas alınması istenen kur tarihleri ve işlemiş ve işleyecek faizin dövize uygulanan faiz oranında talebi de usule ve kanuna uygun olmadığını, yargılama giderlerinin müvekkillerinden tahsili talebini arabuluculuk kanununa aykırı olması nedeniyle kabul etmemekte olduğunu, tercüme giderlerinin de müvekkillerinden talebini kabul etmemekte olduklarını, tazminata konu kazada müvekkili ---- ve dolayısı ile ------ kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının tespiti ile ilgili dayanak bulunmadığını, talep edilen miktara da itiraz ettiklerini, davacı tarafa müvekkilinin aracının sigorta şirketi tarafından zararı karşılayan miktar dava öncesi verildiğini, dosyada bulunan banka dekontunda gorüldüğü üzere davalı sıgorta şirketi davacı tarafa dava oncesı 26.12.2023 tarihınde 9.955,71-TL tutarında odeme yaptığını, davalı sigorta şirketı dosyaya verdiği cevabında dava konusu aracın onarımı için dosyaya verdıklerı ekspertiz raporu doğrultusunda; 26.12.2023 tarihinde davacıya 9.955,71 TL maddi hasar bedeli ödendiğini zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ederek hesaplamanın tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve şirketın poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu bu durumda, davanın reddini, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini talep ettiğini, müvekkillerinin de aynı taleplerde bulunmakta olduklarını, Sigorta şirketi tarafından odenen miktarı aşan zarar ve tazmını sözkonusu olması ortaya çıkar ıse maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğu için davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafça aracın kasko sigorta şirketinden tahsilat yapıp yapmadığı beyan edilmediğini, hasar ve zarar hesabında kaza tarihindeki yedek parça ve işçilik giderleri esas alınması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait araçta oluşan hasar onarım tazminatı istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın ---- tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacıya ait olan ---- plaka sayılı araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketine açılan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi ticari dava olduğu, diğer davalı sürücü/işletene karşı arabuluculağa başvurulmasının gerekmediği, davacı tarafından zararın tahsili için müteselsilen dava açıldığı ve davalıların zorunlu dava arkadaşlıkları olmadığı, diğer ihtiyari dava arkadaşı işleten/sürücü için davacının TTK 'nın 5/a md. Gereğince arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığından davalılar vekilinin usulü itirazlarının esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine karar verilmiştir. Dosyanın mahkemece resen seçilecek bilirkişi heyetine verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ---- tarihli raporunda; davacı adına tescilli olan ----- günü maddi hasarlı trafik kazasına karıĢtığını ve arkasından aldığı darbe sonucu hasarlandığını, Kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının, --- plakalı araç sürücüsü -----olayda %100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğunu, Araç işleteni ----2918 sayılı K.T.K. 85. Maddesi gereği kusursuz sorumlu olduğunu, Sürücüler araçların hasarında kusurları oranında sorumlu olduklarını, ----- model aracın toplam hasar bedelinin 3.600,43 Euro olduğunu, davalı sigortalı aracı için 308,39 Euro ödenmiş, geriye kalan 3.292,04 Euro olup TL karşılığı 114.562,99 TL olduğunu, davalı tarafın, 114.562,99 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal fazileri ile birlikte davacıya ödemesi gerektiğini, davacının -----yaşadığı için aracnı da orada onarmasının hakkı olduğunu, bu konuda---- gereği --- kazaya karışan yabancı plakalı araç sahipleri, yaşadıkları ülkede araçlarını tamir ettirme haklarının bulunduğunu, ilgili sigorta şirketleri ödemeleri, limitleri dahilinde olduğunu, Limit aşımından sonra ödeme yapamadıklarını, bilirkişi ücretinin tutarı 730,66 Euro olduğunu, TL karşılığı 25.426,96 TL olup, davalı ---- beyanı ile vekilinin iddiası birbirini teyit etmemekte olduğunu rapor etmişlerdir. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.------- Yine, hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir.----Davacının ---- ikamet edip, geçici olarak ----- getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını ---- yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını ------ veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. ---------6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.--------- Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; ----- adına kayıtlı ve davalı sürücü----sevk-idaresindeki, davalı --- ---- ile sigortalı --- plaka sayılı araç ile davacıya ------ plaka numaralı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının aracındaki hasar bedelini ve ekspertiz tercüme giderini davalılardan tazmini amacı ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Tarafların kusur durumlarının tespiti için ---- kürsüsünden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davalı sürücü ------ plaka sayılı aracı ile yol ve trafik durumunun gerektiği şartlara göre seyir etmemiş, cep telefonu ile uğraşırken aracının hareket ettiğini fark etmemiş, öndeki araç ile emniyetli ve güvenli bir mesafe bırakmamış, yakın mesafede izlemiş ve önünde duran araca aracının ön kısımları ile önünde duran ---- plakalı ------- aracın arka tamponuna çarpması ile neticelenen kazada dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz hareketi ile birlikte 2918 sayılı K.T.K. 47 / d maddesi, K.T.K. 52 / b maddesi, K.T.K. 56 / c Maddesi,K.T.K. 73. Maddesi ile K.T.K. 84 /d maddesinde belirtilen trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu Asli ve %100 kusurlu olduğu; davacı sürücü ----- yoğun ve durağan olan trafikte beklerken, arkadan gelen ----- plakalı aracın arkadan çarpması olayında alabilecek bir tedbirin olmadığı gibi hatasıda görülmediğinden dolayı meydana gelen kazada kusurunun olmadığı tespiti yapılmıştır. Öncelikle, bilirkişi raporundaki tespitlerin dosyadaki delil ve belgeler ile olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu görüldüğünden rapor hükme esas alınmış yaşanan kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yine bilirkişi raporunda; olay tarihi itibariyle, davacı aracının yurt dışında yapılan onarımı nedeniyle hasar onarım bedelinin, 3.292,04 Euro olduğu belirlenmiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, davacı araç maliki aracında meydana gelen zararını kusuru oranında davalı karşı yan araç sürücüsü/işleten ve onun sigorta şirketinden talep edebilecektir. Ancak, davalı sigorta şirketinin sorumluğu sigorta poliçesinin limiti ile sınırlıdır. Bununla birlikte, yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekeceği ve alacağa 1 yıllık mevduat hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerektiği dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Bununla birlikte, davanın haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olması nedeni ile davalı araç maliki-sürücüsünün kaza tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketinin ise kısmi ödeme yaptığı tarih itibari ile temerrüde düştüğü sabit olduğundan faiz başlangıçları bu tarihler dikkate alınarak yapılmıştır. Yukarıda atıf yapılan içtihatlar uyarınca ekspertiz raporu tercüme masrafı yargılama giderine dahil olup davalılardan tahsiline karar verilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:1-Davanın KABULÜ ile; - 3.292,04 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalı Quıck Sigorta Şirketi yönünden ( poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) ----- tarihinden, davalı -----yönünden kaza tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince -----Euro cinsinden 1 yıllık mevduat hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden işletilecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 7.825,01 TL harçtan, peşin alınan 1.956,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.868,75 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.956,26 TL peşin harcın ve 7.355,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri, 2.858,76-TL Tercüme Giderinin olmak üzere toplam 12.597,62 TL' nin davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde--------Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025