Anahtar kelimeler: Oluşunca Rehnedilen Kanaması Rehni Kredili Beyin Kredinin Sorunu Hissedarları Kredilerden

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ███████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava dışı -----hissedarları olduğunu, Dava dışı---- yılında icra dosyasını davalıya temlik eden dava dışı ---- kredi kullandığını, karşılığında araç rehni şeklinde teminat verdiğini, kullanılan kredinin taksitlerini bir süre ödediğini, müvekkillerinden ----- beyin kanaması nedeniyle sağlık sorunu oluşunca işlerinin bozulduğunu, kredinin ödenmediğinden şirket adına rehnedilen aracın banka tarafından satıldığını, Dava dışı banka, bu sırada dava konusu icra takibinin yapıldığı ----- sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını, müvekkillerinden hastane ve tedavi süreçleri nedeniyle, tebliğlerin TK md.21/2 uyarınca yapıldığı tarafından, bu icra dosyası nedeniyle açılan ----- Esas sayılı tapu iptali davasının öğrenilmesi üzerine sonradan yapılan araştırma ile anlaşıldığını, Dava konusu icra dosyasının taraflarınca tetkik edildiğini, alacaklı sıfatıyla takibi başlatan ----- takibe dayanak olarak kredi sözleşmesi suretini koyduğunu, bu kredi sözleşmesi sureti incelendiğinde de, davacı müvekkillerinin adlarının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye el yazısı ile yazıldığını ve altlarında imzaların bulunduğu, her bir müvekkilimin üst sınır olarak 100'er bin TL ile sorumlu tutulduğunun görüldüğünü, yapılan ilk incelemede dahi bu imzaların ve el yazısının yazılan yazıların müvekkillerine ait olmadığının bariz şekilde ortaya çıktığını, İcra dosyasının ilerleyen aşamada banka tarafından davalı varlık yönetim şirketine temlik edildiğinin görüldüğünü, işbu davada husumetin davalıya yöneltildiğini, mahkemeniz tarafından gerek getirtilecek tatbike medar imza örnekleri gerekse müvekkillerinden alınacak yazı ve imza örneklerinin bilirkişi marifetiyle yapılacak mukayesesinde, yazı ve imzaların davacı müvekkillerine ait olmadıklarının, dolayısıyla iddia edildiği gibi, şahsi olarak genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olmadıklarını, böyle bir borçlarının bulunmadığı ortaya çıkacağını, bu hususta sahtecilik nedeniyle ayrıca Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, Davacı müvekkillerinden ------ dava konusu takipte dayanak genel kredi sözleşmesindeki şirket adına atılan imza ile müteselsil kefalet diyerek atılan imzalar dahi farklı olduğunu, incelemede bu hususların ortaya çıkacağını, gerek dava konusu icra takibi, gerekse takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde davacı müvekkillerine ait oldukları iddia edilen müteselsil kefalete dair imzalar müvekkillerine ait olmadıklarından, yapılan icra takibi haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkillerinin böyle bir borçları bulunmadığını, ------ sayılı dosyasında ve bu dosyada dayanak gösterilen █████/2013 tarihli genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacı müvekkillerine ait olmadıklarının ve davacı müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitini, davacı müvekkillerin yönünden ----- Esas sayılı takibin iptalini, haksız ve kötüniyetle yapılan takip nedeniyle davalının %20 kötüniyet tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı----davacı borçludan olan alacağını müvekkili ---- ettiğini, davacı borçludan olan her türlü hak ve alacak müvekkili ---- geçtiğini, borcun ödenmemesi üzerine temlik eden ----Tarafından davacı borçlular aleyhine----- Esas Sayılı dosyası ile takibin başlatıldığını, takip dosyasına borçlular tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın takibin kesinleştiğini, icra dosyasında rutin işlemlere başlanıldığını, müvekkili tarafından davacı borçlu ----aleyhine ----- Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası ikame edilmiş olduğunu, o zaman davacı borçluların aklına borçtan kurtulmak geldiğini, böylece huzurdaki davayı ikame ettiğini, Davacı ---- aleyhine başlatılan tasarrufun iptali davası halen ----- Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacı borçluların işbu huzurdaki davası yerinde olmadığını bu nedenle reddinin gerekmekte olduğunu, davacıların ------ kullanmış olduğu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğunu, müteselsil kefil olmadıklarına ilişkin beyanların kabulünün mümkün olmadığını, davacılar vekilinin dava dilekçesinde, müvekkillerinin borçlu olmadığını, kredi sözleşmesinde yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerinin müteselsil kefil olmadığını beyan etmekte ise de bu husus kredi sözleşmesine ilişkin belgelerin tam ve eksiksiz nüshasının temlik eden bankadan celp edilmesi halinde davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığı, tek amacının borçtan kurtulmak olduğunun görüleceğini, dava dışı ----- temlik eden dava dışı banka arasında kredi sözleşmesi imzalamış olduğunu, davacılar işbu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, Davacıların/borçluların takibe, ödeme emrine, faize ve en önemlisi kredi sözleşmelerindeki imzaya herhangi bir itirazı bulunmadığını, huzurdaki davanın kötü niyetli ikame edildiğini, müvekkili şirketin lehine alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere davacının aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerekmekte olduğunu, davacılar tarafından ikame edilen işbu davanın son derece kötüniyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye ve davacı yanı bir şekilde borçtan kurtarmaya yönelik olduğunu, davacıların borçlular tarafından icar dosyasına ödeme emrinin tebliğini müteakiben 7 günlük itiraz süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takip dosyası davacı yan yönünden kesinleşmiş olduğunu, ancak başlatılan takipte herhangi bir ödeme yapılmaksızın davacı borçlular tarafından işbu dava ikame edildiğini, Davacı/borçluların kredi ilişkisinden kaynaklanan borcu belirlenebilir olduğunu, likit bir alaca olduğunu, buna rağmen davacılar tarafından kötüniyetle dava ikame edildiğinden takip çıkışı alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesin, Açıklanan nedenlerle müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,----- Esas sayılı dosyasının --- çıktıları, - sayılı İcra dosyası ---- çıktıları, davacıların imza ve yazı örnekleri kasa evrakı, davacılara imza asıllarının bulunduğu kasa evrakları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, İİK 72 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
Celp edilen------- sayılı dosyasının incelenmesinde; Kredi sözleşmesine dayalı asıl alacak, 18.672,97 TL Asıl alacak, 99,59 TL işlemiş gecikme temerrüt faizi, 4.97TL faizin %5 gider vergisi ve 337,38 TL masraf olmak üzere 19.114,91 TL asıl alacağın tahsili için davalının icra takibi başlattığı görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, ------ sayılı dosyasında ve bu dosyada dayanak gösterilen --- tarihli genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacılara ait olup olmadıkları, davacıların icra dosyası nedeni ile davalıya borçlu olup olmadıkları noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacıların davadışı banka ile akdedilen kredi sözleşmesine kefil olarak imza attıkları, davalının takibe konu alacağı davadışı bankadan temlik aldığı, davacıların takibe dayanak sözleşmedeki imzaların kendilerine ait olmadığı, kefaletlerinin geçerli olmaması nedeni ile borçlarının bulunmadığı iddiası ile eldeki menfi tespit davasını açtıkları görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar aleyhine------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacıların takibe dayanak sözleşmedeki imzaların kendilerine ait olmadığı savunması ile eldeki menfi tespit davasını açtıkları görülmüştür. Belirtmek gerekir ki, eldeki uyuşmazlıkta üzerinde ilk durulması gereken husus imzaya itirazdır. Sözleşme aslının dosyaya sunulması için davalı vekiline kesin süre verilmiş ancak verilen süre içerisinde sözleşme aslı dosyaya sunulmamıştır. Bankanın ve temlik alan davalının sözleşme aslını on yıl süre ile saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Nitekim, ileride bir dava açılması ihtimali icra takibi ile muhtemel olup belge asıllarının saklanması gerektiği açıktır. Sözleşme aslı olmadan imza incelemesi yapılamadığından ve belgedeki imzaların davacılara ait olduğunu ispat külfeti davalı üzerinde bulunduğundan, belge asıllarının davalı tarafça sunulması gerekmektedir. Davacıların sözleşmedeki imzaya itirazının bulunması, davalının sözleşme asıllarını dosyaya sunmaması, bankadan gelen yazı cevabında da sözleşme aslının bulunmadığının bildirilmesi nedeni ile sözleşmedeki imzaların davacılara ait olup olmadığı hususu denetlenemediğinden ve bu husustaki ispat külfeti davalı üzerinde bulunduğundan, davacıların davasının kabulüne, davacıların---- sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, davalının takibi kötüniyetli olarak başlattığı ispat edilemediğinden davacıların kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı kanaati ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE; davacıların -------- sayılı dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Davacıların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 3.785,13 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 946,29 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.838,84 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 427,60TL başvurma harcı ve 946,29 TL peşin harcın toplamı olan 1.373,89 TL 'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacılar tarafından yapılan ve yargılama giderleri olan 51,50 TL posta/müzekkere masraflarının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!