Anahtar kelimeler: Kesilip Kredili Kefilinde Lehtarı Nakdi Şubesi Kredilerden Akabinde Kredilerin Firması

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ███████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ: █████/2023KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili bankanın -----Şubesi ile davalı kredi lehtarı ---- firması arasında----akdedildiği, davalı kefilinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akabinde taksitli kredi kullandırıldığı, Verilen kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi üzerine ---- yevmiye nolu ihtarname ile hesabın kesilip kat edildiği, 3 gün içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez ----- sayılı dosyaları ile nakdi alacağın tahsili için ilamsız icra takibi açıldığı, davalılar yetkiye, asıl borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği ve takibin durduğu beyan edilerek, Temerrüt faizin ---- m. uyarınca 45,60 oranında belirlendiği, müvekkili bankanın 19.288 29 TL alacağı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin herhangi bir kredi borcu bulunmadığı, bilirkişi incelemesi ile müvekkillerinin haklılığının ortaya çıkabileceği, Kural olarak ispat yükünün davacıya ait olduğu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davanın İİK 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların borçlu ve kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesi neticesinde davacı banka tarafından kredi kullandırıldığı hususun ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın takip anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise takip konusu her bir talep yönünden ayrı ayrı miktarları noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dava dosyasının bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi █████/2024 Tarihli raporunda; Davacı banka ile DAVALI kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) --------akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 500.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 17.160,39 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın ---- müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği ---Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 2.079,97 TL'nın (19.288,29-17.208,32 5) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 17.160,39 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık 031,92 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun 5 gider vergisi ile birlikte “Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla “ istenilebileceği, Davacı banka vekili aynı krediden doğan alacağı takip talebinde iki başlık altında tekrarlandığını, yani aynı alacağı iki başlık altında toplam 19.288,29 TL olarak iki kez gösterdiğini, esasen davacı banka kayıtlarına göre tek bir kredi alacağı bulunduğunu,-----kefaleten tazmin ettiği bedel yönünden; ---- kefaletiyle kullandırılan kredi borcuna karşılık anılan kurum ---- tarafından davacı bankaya ----- tutarında tazminat ödemesi yapıldığını, davacı bankanın kefalet protokolü kapsamında tazmin edilen işbu bedelin davalıdan tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen bedel bakımından takibe devam etme yükümlülüğü bulunduğunu, bir başka deyişle davacı bankanın, ----- kapsamında takip tarihi itibariyle hesaplanan alacak kalemleri üzerinden icra takibine devam edilebilineceğinin düşünüldüğü, işte bu nedenle tazminat ödemesi her ne kadar dava tarihinden önce yapılmış ise de, işbu ödemenin davalı tarafından yapılmamış olması ve-----yapılan kefalet protokolü ile bu yöndeki --- kararı dikkate alınarak, dava tarihi itibariyle hesaplama yapılmasında hukuki bir yarar olmadığının düşünüldüğü rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile davalı --------imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağına istinaden kullanılan kredinin tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine ayrı ayrı itiraz ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalıların imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği, bu nedenle bankaca ihtarname gönderildiği, ödenmeyen takip konusu alacağın toplam 17.208,32 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, davalının verdiği kefaletin geçerli olduğu; keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:Davanın KISMEN KABULÜ ile;1-Davalı-borçluların------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 17.160,39 TL asıl alacak, 45,65 TL işlemiş faiz, 2,28 TL BSMV 'si olmak üzere toplam 17.208,32 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 31,92 temerrüt faizi ve %5 BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 17.160,39 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalı-borçlulardan tahsili ile davacı-alacaklıya verilmesine,3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 1.175,50 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 232,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 942,54 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.208,32 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 2.079,97 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılmış 232,96 TL peşin harcın ve 179,90 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 5.363,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 4.784,68 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025