Anahtar kelimeler: Yürüyerek Geçidi Geçidine Yitirdiğini Adam Cismani Yaya Çarptığını Geçmek Esnada

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı -----sevk ve idaresindeki olan ------plakalı aracın yaya geçidine geldiği esnada yaya geçidi üzerinde yürüyerek yolun karşı tarafına geçmek isteyen Müteveffa ------ çarptığını, ağır bir şekilde yaralandığını ve tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiğini, ceza dosyasındaki bilgi ve belgelerden de davalı ----- olayda kusurlu bulunduğunu, müteveffanın kusurunun bulunmadığını, Kaza neticesinde -------- Nolu dosya ile davalı ------"Taksirli Adam Öldürme" suçundan halen yargılandığını, kusur tayini yapılan raporda davalı ---- asli ve %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, yaşanan olaylardan ötürü müvekkili --- eşinin ölümü üzerine derin üzüntü ve elem duyduğunu, Müteveffanın yaşamını yitirdiği günden beri ağır psikolojik, ruhsal sıkıntılar çektiğini, bunun yanında kendi yaşam standartlarında da gerilemenin olduğunu, kazanın gerçekleştiği yerin müvekkili------- oturduğu apartmanın hemen önünde gerçekleşmesi ve evden dışarı bakınca dahi müteveffanın ölü olarak yerde yattığı yaya geçidini hemen hemen her gün görmesi de manevi olarak ağır bir yük getirdiğini, Müvekkili ------babasını kaybetmesi ile annesi ------sorumluluğunu üstlendiğini, davalılardan Sigorta şirketi olan----gerçek kişi olan davalı ---- haksız fiilden müteselsil sorumlusu olduğunu, davalı şirket ----davalı ---- lehine düzenlemiş olduğu-------- no'lu kasko poliçesinde "teminat hakkında genel bilgiler" başlığı altında, "ihtiyari mali mesuliyet" adı altında belirtilen 100,000.00 TL manevi tazminat teminat bedelini üsteleneceğinin belirtildiğini, poliçe kapsamından da anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketinin de manevi tazminattan sorumlu olduğunu, diğer yandan ruhsat sahibi ----aracın sahibi olarak oluşan kazadan Borçlar Kanunu çerçevesinde sorumlu olup manevi zarardan sorumlu olduğunu, davalı-----kazanın meydana gelişindeki kusur ve eylemi ile doğrudan sorumlu olduğunu, işbu sebeple davalı -------- müteselsilen ve birlikte olarak müvekkillerine karşı sorumlu olduğunu, davalılardan sigorta şirketinin gerçek kişi olan ------- haksız fiilden müteselsil sorumlu olduğunu, ruhsat sahibi olan ------- aracın sahibi olduğunu, oluşan kazadan dolayı Borçlar kanunu çerçevesinde manevi zarardan sorumlu olduğunu, davalıların sorgulama sonucu gelen menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarının toplam talebinin karşılamaya yetecek miktarda ve dava kesinleşene kadar teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, davacı----- için 300.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve birlikte tahsilini, davalı ------- 300.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Sigorta Şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı, müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından dosyaya inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığını, bu durumda müvekkili şirketin başvuruya istinaden ödeme gerçekleştirmesini beklemenin anlamsız olacağını, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, HMK 114 vd. uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki başvurunun usulden reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin hukuki yararının bulunmadığını, davacıların dayandığı delillerin tarafına tebliğe çıkarılmasının gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ---- tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ---- plakalı aracın müvekkili şirkete ------ tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti manevi tazminat bakımından 100.000 TL olduğunu, manevi tazminat kayıtsız şartsız ödenecek bir meblağ olmadığını, başvuranın zararını ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu ispatlamasının gerekmekte olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmeyeceğini, manevi tazminatın kayıtsız şartsız ödenecek bir meblağ olmadığını, kazada müteveffanın kazaya kendi kusur ve dikkatsizliği ile neden olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ile kaza sonucu olayda meydana gelen zararın artmasına sebebiyet veren müterafik kusur durumu farklı olgular olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılması gerekeceğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın tazminat talebi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerekeceğini, müteveffanın dava dışı 7 tane kardeşi ve annesinin olduğunu, dava dışı olan ancak manevi tazminat talebinde bulunmaları mümkün olan şahısların göz önünde bulundurulmasını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, eğer manevi tazminat hesaplaması yapılacak ise yargıtay kararları ışığında yapılmasını, müteveffanın ölüm nedeninin tespiti amacıyla dosyanın adli tıp kurumuna sevkini, eğer esas incelemesi yapılacak ise kusur tespiti yapılmasını, ihtiyati haciz talebinin reddini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden aleyhine faiz hükmedilmemesini, hüküm kurulması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile müteveffanın arasında meydana gelen kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağının ilk sayfasında olayın yaya yolunun 8 metre ilerisinde gerçekleştiği kayda alındığını, kaza gününe ilişkin fotoğraflardan da olayın yaya yolunda gerçekleşmediğinin anlaşılacağını, olay yerinde yapılan ölçümler neticesinde kazanın, yaya yolundan takriben 20 metre ileride gerçekleştiği tespit edildiğini, yaya yolundan sonra müvekkilin kaza yapan aracının arkasında bulunduğunu, Müteveffa------ otobüse binme saiki ile---- durağına gitmekte olduğunu, Özetle olayın gerçekleştiği --------- saatindeki kaza tespit tutanağı incelendiğinde olayın meydana geldiği yolda sırasıyla; Hız Sınırı 50 Km/s Olduğun, havanın yağışlı olduğunu, olayın yaya yolundan 8 metre uzakta gerçekleştiğini, müvekkilinin alkollü olmadığını, maktulün kıyafetlerinin siyah renkte olduğunu, olay yerinin tam ve eksiksiz olarak tespitinin sağlanmadığını, kazanın meydana geldiği yerin öncesinde ve sonrasında yaya yolu bulunsa da, kazanın meydana geldiği yerde yaya yolu bulunmadığını ve tüm deliller ile sunulu fotoğraflardan anlaşılacağı üzere bilirkişi tarafından videolarda da aşikar olacağı üzere tespitine lüzum görülmeyen elektrik direğinin orada gerçekleştiği dikkate alınmadığını, tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafından tazminat kurumunun kötüye kullanılarak zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, müvekkili ----- üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığının olmadığını, çok genç yaşta işini kaybettiğini, ülkenin bulunduğu sosyal, ekonomik sebeplerle haksız fiilin gerçekleştiği günden beridir işsiz olduğunu, Bununla beraber olayın gerçekleştiği gün müvekkili -------, tüm ilk yardım müdahalelerini gerçekleştirtiğini, olay yerine gelmesi için sağlık ekiplerini aradığını, tüm bilgi birikimi ile elinden gelen tüm gayret ve çabayı göstererek müteveffa-------hayatta tuttuğunu, kendisinin hiç bir suç kaydının olmaması, temiz ve ahlaklı bir karaktere sahip olması hasebiyle olayın gerçekleştiği günden beridir halen acı ve elemle yaşamakta olduğunu, müvekkili ------ işini kaybetmesi, iş bulamaması, ekonomik olarak ailesine bağımlı bir hale gelmesi, yaşanan acı olaydan sonra dahi hale ızdırap çekiyor olması dikkate alınarak aleyhine hükmedilecek manevi tazminat usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ---- hiçbir kusuru ve illiyeti bulunmaksızın, araç sahibi olarak iş bu dosyaya taraf olduğunu, olayın meydana gelişi ve devamında yaşanan olaylar neticesinde kusur atfedilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müteveffa -------yaşının ileri düzeyde olması, kendisinin ağır ilaçlar kullanıyor olması, omurgasından ameliyatlar geçirmiş olması, akciğer filmleri ve epikriz raporları incelendiğinde birden çok hastalık durumunun bulunduğu tespit edildiğini, Müteveffa -------- sağlık durumu, yaşı ve aile ekonomisine katkısı dikkate alındığında davacılar tarafından talep olunan manevi tazminat bedelinin kötü niyetli olarak kazanç elde etme amacıyla talep edilmeye çalışıldığını, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini, Şayet Sayın Mahkeme Aksi Kanaatteyse Müteveffanın Kişisel Durumu Dikkate Alınarak Orantısız ve Ölçüsüz Tazminat Bedelinin Hakkaniyet ile Nafaset Kuralına Uygun Olarak Düşürülmesini, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, -----araştırması, trafik tescil kayıtları, hasar ve poliçe sureti, tramer kayıtları, --- müzekkere cevabı-----Karar sayılı dosyası, ---- raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, █████/2023 tarihli trafik kazasında davacıların murisinin vefat etmesi nedeni ile davalılardan manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalı ---- sevk ve idaresinde olan ----- Plakalı aracın -----üzerinde davacıların mirasçısı mütevefa ----- çarpması sonucu gerçekleşen kazada tarafların kusur durumları, davacıların davalılardan manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti için dosya ---- gönderilmiştir.---------tarihli bilirkişi raporunda; "...Dosya kapsamında yer alan trafik kazası tespit tutanağından; olay mahallinin yerleşim yeri içi, azami hız limitinin 50 km/s olarak belirtildiği, yolun 2 şeritli asfalt kaplama bölünmüş cadde, olay anında vaktin gece olduğu, aydınlatma bulunduğu, havanın yağmurlu ve yol yüzeyinin ıslak, yolun yatay güzergahta virajlı ve düşey güzergahta eğimsiz olduğu, çarpma noktasına 8 metre mesafede "Yaya- Geçidi" trafik işaret levhası bulunduğu, kaza krokisinden; çarpmanın yaya geçidi üzerinde işaretlendiği anlaşılmıştır.Davalı sürücü ------- ifadesinde özetle: "....olay günü akşam saatleriydi, hava kararmıştı, sağanak yağış vardı, yol virajlıydı, sol şeritten yaklaşık 30 - 40 km hız ile gidiyordum, yaya geçidini geçtikten sonra orta refüjden ağaçların ve elektrik direğinin arkasından siyah giysili bir şahıs birden önüme atladı ve aracın kaputuna çarptı, sağ kalçası kaputa temas ettiği anda fren yaptım, sonra başını cama vurdu ve ben aniden fren yaptığım için olduğum yerde durdum, aracım hiçbir şekilde yolda kaymadı, şeridimden de çıkmadım, ben bu olayda kusursuzum, olay yaya geçidinde gerçekleşmemiştir, yani şahıs yaya geçidini kullanmamıştır, yaya geçidinden sonra iki üç araba uzaklıkta bulunan kısımdan karşı karşıya geçmeye çalışmıştır..." şeklinde belirtmiştir.Dairemize ait ----sayılı raporumuzda; Davalı sürücü --- asli kusurlu olduğu, Müteveffa yaya ------ kusursuz olduğu belirtilmektedir. Dosya tümüyle incelendi. Trafik kazası tespit tutanağı, dilekçeler, İddianame, gerekçeli karar, tüm beyanlar, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatıldığı şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.Mevcut bulgulara göre ;Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil ile seyirle geldiği yaya geçidi mahallinde görüş alanını kontrol altında bulundurması, sol tarafından kaplamaya giren ve yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya durup ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, yaya geçidi mahallinden kontrolsüz bir şekilde seyrini sürdürdüğü anlaşılmakla gerçekleşen olayda asli kusurludur. Müteveffa yaya ---kaza mahalli yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istediği esnada sağ tarafından gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır..." tespiti yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacıların murisi ---- tarihinde ----- üzerinde yaya konumundayken davalı sigorta şirketinde sigortalı, davalılardan ---- maliki olduğu,-- sevk ve idaresinde olan ----Plakalı aracın ---- çarpması davacıların murisinin vefat ettiği anlaşılmıştır.Davaya konu kaza ile yargılamanın yapıldığı----- Karar sayılı kararında; "...Sanığın, █████/2023 tarihinde, saat 19:10 sıralarında sevk ve idaresindeki ---- plakalı araçla ----- üzerinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen katılanın eşi yaya ---- çarparak ölümüne neden olduğu, trafik bilirkişisinin raporu, trafik bilirkişisinin ek raporu ve ----- raporuna göre, meydana gelen kazada sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın, yaya geçidi levhası ve yaya geçidi çizgileri olan yere yaklaşırken hızını azaltmaması, yayaya ilk geçiş hakkını vermemesi ve neticenin gerçekleşmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde bilinçli taksirle kusurlu olduğu, böylece sanığın üzerine atılı bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu sonuç ve kanaatine varılarak cezalandırılmasına..." karar verildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle faili zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Olayın meydana geliş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması mahkememizce dikkate alınmış olup, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat kalemini de teminat altına aldığı hususu gözetilerek bu miktarla sorumlu tutulmak üzere, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne; davanın kısmen kabulü ile, davacı------- 150.000,00 TL, davacı,---- için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sorumlu tutulması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacı ----150.000,00 TL, davacı, ----- için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sorumlu tutulması kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 17.077,50 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.049,30 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 15.028,20 TL harcın (davalı sigorta şirketinin 6.011,28 TLsinden sorumlu tutulması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.049,30 TL peşin harcın toplamı 2.476,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 3.900,00 TL ------- fatura bedelli ile 520,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.420,00 TL yargılama giderinden red/kabul oranına göre 1.841,67 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin 736,67TL sinden sorumlu tutulması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin 30.000,00 TL'den sorumlu tutulması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, hüküm altına alınan vekalet ücretinin 30.000,00 TL 'sinin davacılardan alınarak tüm davalılara verilmesine, kalan tutarının davacılardan alınarak davalılar ----------- verilmesine,
8-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 633,33 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili, 3.166,67 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!