Anahtar kelimeler: İsteyerek Tekirdağ Bilerek Örgüte Delaletiyle Sıfatı Silahlı Görüşü Örgütüne Olmamakla
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
    HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Sanığın, 04.02.2015 tarihinde Çorlu Bank Asya Şubesi önünde düzenlenen protesto gösterisine katılarak konuşma yaptığı, yine tanık beyanlarından sanığın örgütle iltisakının bulunduğunun anlaşıldığı, ancak sanığın eylemlerinin örgüt üyeliği suçunu oluşturacak süreklilik ve çeşitlilikte bulunmadığı, fakat sanığın, mülkiyeti kendisine ait olan evi, gerçekte oturmayan kişilerin adına düzenlenmiş kira sözleşmesi ile örgüt mensubu olduklarını bildiği kişilerin kalmasına tahsis etmek suretiyle örgüte yardım suçunu işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
    Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz dilekçeslerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine ancak;
    Sanık hakkında 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi uyarınca tayin edilen "3 yıl 9 ay" hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim yapılırken "3 yıl 1 ay 15 gün" hapis cezası yerine hesap hatası sonucu "2 yıl 13 ay 15 gün" hapis cezasına hükmolunması suretiyle yazılı şekilde eksik ceza tayini,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-(f) bendi gereği hükmün ikinci fıkrasının dördüncü bendinden “2 YIL 13 AY 15 GÜN” ibaresinin çıkartılarak yerine “3 YIL 1 AY 15 GÜN” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!