Anahtar kelimeler: Efaturadan Satımdan Tevzi İrsaliyeli Faturaya Cari Esasının İlişki Borcun Den

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalının ------- numaralı irsaliyeli e-faturadan doğan 42.500,00 TL borcu bulunduğunu, faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözleşme ve ticari, cari hesap ilişkisi bulunmadığını, müvekkile alacak doğurur bir hizmet verilmediğini, davacının fatura tebliğini ispatlayamadığını, faturaya konu hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyası, ticari defter ve belge incelemeleri, ba/bs formları bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
22.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 04.02.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2024 yılı Yasal defterlerine ait noter açılış tasdiklerinin Vergi Usul Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, 2024 yılı yevmiye defteri noter kapanış tasdikinin ise ibraz edilmediği, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Davacının davalı adına düzenlediği 31.05.2024 tarih ------ sıra numaralı 42.500,00 TL tutarlı faturanın davacı ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, davalıdan yapılan herhangi bir tahsilatın bulunmadığı, 23.06.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 42.500,00 TL borçlu olarak göründüğü, Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerinde yer almadığı, davalı nezdinde davacıya ait herhangi bir hesap hareketinin tespit edilemediği, Davacının davalı adına 31.05.2024 tarihinde ------ numaralı 42.500,00 TL tutarlı e-arşiv faturası düzenlediği, fatura içeriğinde bağlı irsaliye numarasının yer almadığı, mahkeme salonunda yapılan incelemede davacı vekilden irsaliye yada fatura konusu saksı kaplama işinin davalıya teslim edildiğini gösterir herhangi bir belgenin sunulmasının istendiği ancak taleple ilgili bir belge sunulmadığı, bu minvalde dava konusu faturanın veya faturaya konu hizmetin davalıya teslim edildiğinin şüpheden uzak makul bir şekilde ortaya konulması gerektiği sonucuna gidildiği ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması ihtimalinde 23.06.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 42.500,00 TL olacağı, Davacının takibinde 726,58 TL tutarlı olmak üzere birikmiş faiz talep ettiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmadığından davacının faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacının yevmiye defterine ilişkin kapanış tasdikin ibraz edilmediği, davalını tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında icra takibine konu faturanın kayıtlı bulunduğu ve davacının 42.500,00 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında ise faturanın bulunmadığı bildirilmiştir. Davacının icra takibine konu yaptığı faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği hususunda uyuşmazlık toplanmaktadır. Somut olayda ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı yanca dava dilekçesinde sunulan ------- yazışmalarının incelenmesinde ------ numaralı telefonun UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davalı adına kayıtlı olduğu, yazışma içeriklerinde davalı yanca bilgiler paylaşılarak ödeme yapılacağının bildirildiği görülmüştür. ------ yazışmaları niteliği itibariyle yazılı delil başlangıcı olup, dosyada tanık dinlenebileceği anlaşılmıştır. Davacı yanca bilirkişi raporu tanziminden sonra faturaya konu malın teslim edildiğine ilişkin █████/2024 tarihli ürün teslim formu sunduğu görülmüştür. Davacının süresi geçtikten sonra delil ibraz etmiştir. HMK'nın 145.maddesi " (1) Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir" şeklinde olup, davacının sunmuş olduğu teslim belgesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı kanaati oluşmakla, delil olarak gösterebileceği anlaşılmıştır. Davacı yanca sunulan teslim belgesindeki teslim alan kişinin davalı çalışanı olduğu görülmektedir. Davacı yanca yazılı belge ibraz edilmiş olduğundan ayrıca tanık dinlenilmesinde yarar görülmemiştir. Davacı yanca yevmiye defterine ilişkin kapanış tasdikin ibraz edilmiştir. Davacı icra takibine konu yaptığı faturaya konu malları davalıya teslim ettiğini ispatlamıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 42.500,00 TL alacaklı olduğu, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından -----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 42.500,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizini aşmamak üzere temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 8.500,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 42.500,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.903,17 TL harçtan peşin alınan 738,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.164,96 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 726,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan toplam; 738,21 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 102,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.267,81 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.179,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 3.539,20 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 60,80 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
10-Karar kesinleştiğinde davacı yanca teslim edilen ıslak imzalı belgelerin davacı tarafa iadesine,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!