Anahtar kelimeler: Vergiresimharç Tenzil Taşımanakliye Yük Hizmete Yakıt Tevzi İçeriklerinden Taşımacılık İletişim

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA: Davacı vekili █████/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ---- ile davalı ---- Şirketi arasında yük taşımacılık hizmetine ilişkin ticari ilişki mevcut olup; dosyaya sunulan fatura içeriklerinden de anlaşılacağı üzere müvekkil tarafından davalıya yük taşıma/nakliye hizmet sağlanmaktadır. Müvekkil tarafından davalıya yapılan hizmete karşılık faturalar tanzim edilmekte olup; yine davalı tarafından müvekkile giderlere (yakıt gideri, iletişim gideri, vergi-resim-harç giderleri vs.) ilişkin gider faturaları kesilmekte ve bu fatura karşılıkları da müvekkilin alacağından tenzil edilmektedir. Yine davaya ve icra takibine konu edilen faturalara karşılık olmak üzere davalı tarafından kısmi ödemeler ilgili olduğu fatura dönemi havale açıklamasında belirtilerek yapılmış olup bu dekont suretleri de ekte sunulmaktadır. Davaya konu icra takibinin ikamesinde tarafımızca; yukarıda detayları belirtilen ve müvekkil tarafından davalıya kesilmiş olan fatura alacaklarımızdan, yine davalı tarafından ödenen ekte sunulu dekontlarda yazılı bedeller havale açıklaması ile uyumlu olacak şekilde ilgili dönem fatura alacağından tenzil edilmiş, davalı tarafından müvekkile kesilen gider faturaları da aynı şekilde faturanın kesildiği aya ilişkin fatura alacağımızdan tenzil edilmiştir. Yine ödeme emrinde yer aldığı şekliyle bakiye alacakları ilgili olduğu dönemden takip tarihine kadar TTK 1530/7. madde hükmünde düzenli olduğu üzere ticari temerrüt faizi uygulanmıştır. Ezcümle ekte sunmuş olduğumuz ve yukarıda detayları ile birlikte açıkladığımız faturalar ve dekont suretlerinden anlaşılacağı üzere müvekkilin davalı firmadan takipte kesinleşen tutarınca 1.079.966,46 TL alacağı bulunmaktadır. İşbu alacağımız sabit olmasına karşın davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde 17.09.2024 tarihinde itiraz edilmiş olduğundan, işbu itirazın iptalini sağlamak adına sayın mahkemenize başvurmaktayız.Borçlu tarafça yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz sonucu durdurulmuş olan icra takibine devam edebilmek için işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Öte yandan yapılan kötüniyetli itiraz sebebiyle İİK md. 67 gereği itiraza uğrayan takip alacağı tutarı üzerinden %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir.Davanın KABULÜ ile davalının ------ İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE ve takibin takip tarihinden itibaren işleyecek TTK 1530/7. madde hükmü gereği ticari temerrüt faizi ile devamına, Davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmiş olması ve alacağımızın likit olması nedeniyle İİK 67. maddesi gereği dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri, harçlar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, " denmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava hukuka aykırı ve haksız biçimde ikame edildiğinden davanın reddedilmesi gerekmektedir. Müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket ------ tarafından sağlanan ulusal posta hizmet sağlayıcısı lisansı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından sağlanan ulusal yetki belgesine sahip olup Tüm Türkiye'de 700 acente ve 2400 kurye ile ülkemizin tüm il, ilçe ve mahallelerinde kargo ve kurye gönderilerinin teslimatını sağlamaktadır.Davacı müvekkilin dağıtım, nakliye ve taşımacılık işlerini yapan acentedir. Ancak davacı tarafından iddia edildiğinin aksine müvekkil şirketin davalıya muaccel ödenmemiş herhangi bir borcu bulunmamaktadır.Müvekkil şirket ile arasındaki mali kayıtlar incelendiğindedavacının takip talebinde talep ettiği miktarın gerçekle apayrı bir noktada olduğu görülecektir. Müvekkilin davacıya takip talebiyle talep ettiği miktarda borçlu olmasının imkanı bulunmamaktadır. İşbu husus müvekkil ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde takdir edilecektir. İcra takibine konu edilen bir kısım fatura alacağı henüz muaccel olmamıştır. Bu yüzden ilgili fatura alacakları yönünden takibin iptal edilmesi gerekmektedir. Davacı vekilince icra takibine koyulan 30.06.2024 tarihli 71.887,55 TL’lik, 31.07.2024 tarihli 138.310,00 TL’lik ve 31.08.2024 tarihli 73.190,00 Tl’lik fatura alacakları muaccel değildir.İtirazın iptali istenen ------- İcra Müdürlüğü ------ dosyadakitakibin başlatıldığı tarih 13.09.2024’tür. Yukarıda belirtilen faturaların düzenleniş tarihi olarak icra takibinin başlatıldığı tarihte MUACCEL OLMADIĞI basit bir kontrolle dahi anlaşılmaktadır. İlgili faturaların kendisine iletildiği tarihten itibaren 90 gün ödeme süresi bulunan müvekkil aleyhinde icra takibine dayanak gösterilmesi hukuka aykırıdır.Davacı vekili dilekçesinde uyuşmazlık konusu faturalara kısmi ödeme yapıldığı kalan bakiye kısmının ödenmediğine yönelik iddialarının herhangi bir haklılık payı bulunmamaktadır. Davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının icra takibindeki, “143.478,91 TL işlemiş faiz alacağı” da yerinde değildir.Davanın reddine, Davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekaletücretinin davacıüzerinde bırakılmasına karar verilmesini Saygılarımla arz ve talep ederim. " denmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında-----İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde kısmi itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak 647.402,25 TL yönünden birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 647.402,25 TL yönünden kayıtların birbirini doğruladığı ayrıca tarafların ba-bs bildirimlerinin de uyumlu olduğu ancak taraflar arasında ki acentelik sözleşmesi hükmünde açıkça belirtildiği üzere faturaların davalı şirkete tebliğinden itibaren 90 gün içerisinde ödeneceğinin belirtildiği bu haliyle davalının 30.06.2024 tarih 71.887,55 TL, 31.07.2024 tarih 138.310,00 TL ve 31.08.2024 tarih 73.190,00 TL miktarlı faturalar yönünden takip tarihi itibariyle muacceliyet şartının gerçekleştiğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla bu kısım yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik karar verilmek üzere davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı taraf takip talebinde işlemiş faiz talep etmiş ise de TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası taşıma sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. (----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin------ esas, ------ karar sayılı ilamı) Yapılan açıklama doğrultusunda işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; ---- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 647.402,25 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine(71.887,55 TL+138.310,00 TL+73.190,00 ile işlemiş faizleri olan 6.986,01 TL+7.821,15 TL+1.166,36 TL talepler yönünden usulden reddine,) 2-Takip konusu alacak likit olmakla hüküm altına alınan 647.402,25 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 44.224,04 TL harçtan peşin alınan 13.043,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.180,74 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 31.180,74 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 101.110,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 68.884,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 105,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.105,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.256,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8- Kabul red oranına göre belirlenen 2.158,07 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.441,93 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.