Anahtar kelimeler: Davamenfi Özetidavacı Evindeki Kasasından Çalındığını Evinde Bank Alışveriş Görünen Almış

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:█████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:████████ Esas- █████████ KararTARİH:█████/2021DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...bank ... şubesinin ... çek no.lu █████/2019 tarihli 56.000TL'lik çek ile ilgili ... sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, alacaklı görünen davalı .... ihtiyati haciz kararı almış olup çekin ticari alışveriş sonucu müvekkiline veren ... Şti. - ...'ün evinde haciz ve muhafaza işlemi yapıldığını, bu çekin de müvekkilinin evindeki kasasından çalındığını bilen ...'ün de müvekkili ...'a haber verdiğini, iş bu çekin aslında müvekkili ... - ... Şti. ciranta ... Şti. ...'den yapmış oldukları ticaret sonucu aldığını, aynı şekilde ... de bu çeki yine ticaret yapmış olduğu ....Şti.'nden aldığını, bu yönde gerek ... Şti. - ...'ün gerekse müvekkili ...'un ticari kayıtlarının inceleneceğinde çekin müvekkili ...'un ticari kayıtları arasında ve yedinde olduğunu, takip konusu çekin █████/2019 tarihinde ...'un ikamet adresinden diğer çeklerle birlikte çalındığını, çalınma olayıyla ilgili müvekkilinin Sultangazi Şehit Bülent Özkan Polis Merkezi Amirliğinde ifade verdiğini, aynı şekilde Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilerek iş bu hırsızlık olayı ve çalıntı çeklerle ilgili █████████ Soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma açıldığını, yine aynı şekilde icra konusu çekin de dahil olduğu diğer 40 çek ile ilgili İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası açılmıştır ve ödeme yasağı kararı verildiğini, icra konusu çekin gerçek hamili ve sahibi ... - .... Şti. olmasına rağmen iş bu çekler kendisinin iradesi dışında elinden çıktığını, takip konusu çekin ciro eden ... Şti. - ... ile çeki alan davacı müvekkilinin ticari kayıtları incelendiğinde çekin meşru ve gerçek hamilinin müvekkili ... - .... Şti. olduğu anlaşıldığını, fakat çekin son görüntüsüne göre icra konusu çekin ... Şti.'ne ciro edilmiş gibi göründüğünü, ... Şti. - ... hiçbir şekilde bu şirketle ticari bir ilişkisi olmadığını, Bu nedenle de bu çekin ... Şti.ne ciro edilmesi mümkün olmadığını, çekin ciro silsilesi usulsüz ve haksız bir şekilde bozulduğunu, bu nedenle de cironun bozulduğu noktadan önceki ciroların hukuken sorumlu olamayacaklarını, takip konusu çek ve diğer çeklerle ilgili İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019 /115 Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası açılmış olup ve ilgili banka şubelerine bu çeklerin ödenmemesi için ödeme yasağı verildiğini, sözde çekin hamili görünen alacaklının iyi niyetli olduğu düşünülemeyeceğini, iş bu çekle ilgili █████/2019 tarihinde ilgili banka şubesine ödeme yasağının olduğunu gösteren belge verildiğini, ve bu belge nedeniyle bu çekle ilgili banka da kayıt oluşturulduğunu, bu kayıt nedeniyle çekle ilgili bilgi talep eden bu husus açık ve net bir şekilde anlatılmış olacağını, İcra konusu çek de █████/2019 tarihli olduğundan ve çeklerin de kanunen tedavül kabiliyetinin olmadığı ve göründüğünde ödenecek evraklardan olduğundan çeki alan ve alacaklı görünen ...'nun da iş bu ödeme yasağından ve çekin çalıntı olduğundan haberi olduğunu, Zira ticaret yapan herkes basiretli bir ticaret adamı gibi hareket etmek zorunda olduğundan iş bu çekle ilgili gerekli bilgileri almış ve buna göre çeki kabul etmiş olması gerektiğini, Bu nedenle alacaklı görünen davalının iş bu çekin çalıntı olduğunu biliyor ve bilebilecek durumda olduğunu, davalının çekin yasal/meşru hamili olmadığını, çekin hamili (meşru ve gerçek hamil olmamasına rağmen) alacaklı davalı göründüğünden bu hakkını kullanarak icra takibi yaptığını, ve çeki müvekkiline ciro eden .... Şti. -... ve keşideci ... Şti.'den cebri icra tehdidi ile çeki tahsil etmeye çalıştığını, Bu nedenle sayın mahkemeden öncelikle ileride telafisi güç ve zor zararlar doğacağından ve müvekkilin mağduriyetine mağduriyetler doğuracağından icra takibinin dava sonuna kadar teminatsız veya sayın mahkemenin belirleyeceği uygun bir teminatla durdurulması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Beyan ederek, takip ve dava konusu çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra takibinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın yasal bir dayanağının bulunmadığını, davacı yanın dilekçesi itibari ile ... Sti'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu beyan ettiği çeke ilişkin olarak kendi adına dava ikame etmiş olması davacı yanın kendi beyanı itibari ile aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davanın husuemet yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin yetkili hamili olduğu çeke ilişkin olarak yasal icra takibi hakkını kullandığını ve... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine ilişkin olarak icra dosya borcu tahsil edildiğini ve icra takibi infaz edilerek kapatıldığını, Tüm bu aşamalarda icra dosyasına ilişkin olarak hiçbir şekilde bir itiraz dahi söz konusu olmamış yıllar sonra huzurda ki yasal dayanaktan yoksun dava ile karşılaşıldığını, davacı yan mezkûr çekin çalınmış olduğunu, çekin arkasında ki ciro silsilesinde bulunan şirketlerin kapanmış olduklarını, ticaret yapmadıklarını, mal alıp verme dahi yapmadıklarını iddia ettiğini, Davacı yanın bu iddialarının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin düzgün bir ciro silsilesi ile iktisap etmiş olduğu çeke ilişkin olarak alacaklı bulunduğu ve bu alacağının tahsilini talep etme hakkının bulunduğunu, davacı yanın dilekçesinde çekin arkasında bulunan ciranta şirketlere ilişkin beyanları asılsız olduğu gibi müvekkili ve müvekkilin yetkilisi olduğu .... Ltd. Şti'ne ilişkin tüm beyanlarının yalan olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs olup, icra takibi konusu çekin incelenmesi halinde ciro silsilesinin tamamı ile düzgün olduğu, müvekkilinin çekte yetkili hamil olması itibari ile çeke ilişkin alacağı talep ve tahsil hakkının bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu 792 "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu ötüp da hamil hakkını 790 inci maddeye göre İspat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamili ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." müvekkilin mezkûr çeki iktisapta kötüniyetli olduğuna ve iktisapta ağır kusurlu olduğuna dair tek bir delil veya kayıt sunulmaksızın, tamamı yalan beyandan ibaret söylemler ile dava ikame edilmiş olduğu ve iş bu davanın asla kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile çok yüksek miktarlarda alım - satım işlemleri yapan bir kişi olup, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin ticari faaliyette bulunduğu ...Tekstil - ... tarafından müvekkili şirketten alınan mallara ilişkin olarak verilen çeke ilişkin olarak müvekkilinin çekin çalıntı olduğunu bilmesinin söz konusu dahi olamayacağını, TTK, HMK, İİK ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda çekin kambiyo vasfı itibari ile sebepten mücerretliği ilkesi gereği icra takibi konusu çeke ilişkin müvekkilinin yetkili hamil olmadığı iddialarında bulunulmayacağını, müvekkilin yetkilisi olduğu şirkete ait BS formları itibari ile dava konusu çeke ilişkin olarak faturaları ile satışı yapılmış ticari emtia karşılığında çekin alındığını, müvekkilin yetkilisi olduğu ... Şti'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiklerini, beyan ederek; davanın reddine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2021 tarih ve ████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararında;"Dava, istirdat istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde, ...bank ... şubesinin ... çek no.lu █████/2019 tarihli 56.000TL'lik çeki lehtardan aldıklarını, çekin son ve resmi hamilinin müvekkili olduğunu, , çekin çalındığını, çek ile ilgili ... sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, çek bedeli kendilerine çeki veren cirantanın icra dosyasına ödediğini, aslında kendilerine yapılması gereken ödemenin meşru olmayan hamile yapıldığını iddia ederek ödenen bedelin istirdadını talep etmiştir.Davalı iyi niyetli hamil olduklarını ileri sürmüş, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise; taraflarca ibraz olunan 2019 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırıldıkları, davalının yetkilisi olduğu şirketin ticari defterlerindeki kaydi verilere göre, dava ve takip konusu çekin 15.03.2019 tarihinde 6. ciranta olan dava dışı... Tekstil - ...'den toplamı 135.500,00TL olmak üzere aynı tahsilat makbuzundaki diğer 4 adet çekle birlikte 15.03.2019 tarihli 88.128,00TL tutarlı ve 14.03.2019 tarihli 98.496,00TL tutarlı faturalara istinaden cari hesaba mahsuben alındığı, dava dosyasına sunulu bilgi ve belgeler ile ticari defter kayıtlarına göre, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiğine dair ve/veya davalının çekin yetkili hamili olmadığına dair kanaat oluşturacak dosyaya sunulu bilgi ve belge olmadığı, buna mukabil davacının ticari defterlerindeki kaydi verilere göre davacının dava ve takip konusu çeki 15.01.2019 tarihinde 1. ciranta olan dava dışı ... Ltd. Şti.'den toplamı 119.500,00TL olmak üzere aynı tahsilat makbuzundaki diğer 2 adet çekle birlikte cari hesaba mahsuben aldığını, çekin kaydi olarak davacı şirket kayıtlarında göründüğü, diğer bir ifade ile çekin ciro edildiğine dair davacının ticari defterlerin kayıt olmadığı belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilesi düzgün olup, aksi ispatlanamadığı için davalının iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğu, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü bulunduğu, buna göre çekin istirdadı istemine ilişkin iş bu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının kendisinin yetkili hamil olduğunu, çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını ve çekleri elinde bulunduran davalının kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat edememesi karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE; '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin ticari kayıtlarında yapılan incelemede ve bilirkişinin vermiş olduğu █████/2021 tarihli rapordan da bilirkişi raporunun dava dilekçesindeki beyanları birebir doğruladığını,Dava konusu çekin kaydi olarak davacı müvekkil şirkete ait olarak görüldüğü ve bu çekin ciro yolu ile başka birine ciro edildiğine dair ticari defterlerde herhangi bir kaydın olmadığının ortaya çıktığını, başka bir deyişle dava konusu çekin gerçek ve yasal hamili davacı müvekkilin olduğunun ortaya çıkartıldığını, Dava dilekçesinde belirtilen müvekkilin kasasında ve uhdesinde görünen çekin davacı müvekkilin rızası hilafında ve çalınmak suretiyle elden çıktığını ve bu yönde savcılık müracaatlarının da mevcut olduğunu, (Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma) bu nedenle hiç kimsenin bu çekle ilgili ben bu çeke iyi niyetle hamil oldum diyemeyeceğini, çünkü dava konusu çek müvekkilin uhdesinden yasa dışı ve kanunsuz bir şekilde çıktığını,Beyanlardan ve savcılık dosyasından da anlaşılacağı üzere çeki çalan kişiler ciro yaparak veya yapmayarak bu çeki birilerine verdiklerini ve bu kişi veya kişilerde ciro yaparak bu çeki kullandıklarını, bu duruma göre de ciro yapılarak tedavüle çıkartılan bu çekin ciro silsilesi davacı müvekkilde bittiği ticari kayıtlardan anlaşılmakla birlikte davacı müvekkilden sonra yapılan ciroların mutlak butlan nedeniyle geçersiz olduğunun ortada olduğunu, zira müvekkilden sonra yapılan ciroların kanunsuz bir işlem sonucu (hırsızlık) çeki ele geçiren kişiler tarafından yapıldığını, zaten dava dilekçesinde açıkça müvekkilin çeki aldığı cirodan sonraki cirolarla ilgili yapmış oldukları ticari kayıt incelemelerinden de bu şirketlerin aslında ticari hayatla hiç bir ilgisi olmadığını ya yeni kurulmuş veya son iki yıldan beri hiç bir ticari işlemi ve kaydı olmayan şirketler olduğunun mahkemeye anlatıldığını,İlk derece mahkemesinin de kararın gerekçesinde davalı şirketin iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğu ve TTK nın 792 maddesine göre çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak çeki kötü niyetle veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu taktirde o çeki vermekle yükümlü bulunduğu ve ispat yükü de davacıda olduğu göz önünde bulundurularak davayı reddettiğini, ancak dosyada toplanan delillerden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin bir finans şirketi olduğu düşünülürse çeki aldığı kişi ve önceki ciro eden kişilerin ticaret sicil araştırmasını yapmış olsa bu şirketlerin hukuken ve fiilen ortada olmadığı ve son iki yıl süresince herhangi bir ticari faaliyetlerinin olmadığını anlamış olacağını, ancak gerekli dikkat ve ihtimamı göstermediğinden ve nasıl olsa kendisine çeki veren kişinin zaten davalı şirkete ödenmeyen bir cari hesabı olduğu için müvekkilden çalınan bu çeki kabul ettiğini,Türk Borçlar Kanununda mutlak butlan kaidesi gereği hiç kimse haksız ve kanunsuz olarak iktisap etmiş olduğu bir çeki veya emtiayı hukuki usullere uydurarak ve geçerli hale getirmek suretiyle hukuki bir işlem yapması durumunda söz konusu işlemlerin geçersiz olacağının açık ve ortada olduğunu, zira hiç kimse temelinde haksız olan bir işlem veya fiile dayanarak işlem yapması durumunda yapmış olduğu işlemin geçersiz olacağını bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu, nitekim somut olayda da davalı şirket kendisine verilen çekin hırsızlık çeki olup olmadığını bilmese dahi çeki kendisine veren ciro veya ciroların haksız bir işlem veya fiili sonucunda bu çeki iktisap etmiş olduklarından kendisine yapılan cironun da geçersiz olduğunu bildiğini ve bilebilecek durumda olduğunu beyanla, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar ve █████/2022 kararın istinaf incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca hırsızlık sonucunda davacının elinden çıktığı iddia edilen dava konusu çek bedelinin istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece de gerekçeli kararda belirtildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.Davacı tarafından dava konusu çekinde aralarında bulunduğu bir çok çek, ziynet eşya, senet, sözleşme ve şikayet dilekçesinde belirttiği diğer eşyaların evinde bulunan kasada █████/2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında çalındığını, dava konusu çekin aralarında ticari ilişki bulunan...Ltd.Şti. yetkilisi ... tarafından cirolanarak kendisine verildiğini ve çekin yetkili hamili olduğunu, davalı tarafından dava konusu çekin kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap edildiğini, bu sebeple icra tehdidi altında ödenen çek bedelinin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, dava konusu çekin davalı tarafından düzgün ciro silsilesine istinaden alındığını ve iyi niyetli yetkili hamili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından dava konusu çekin davalı tarafından kötü niyetle ve ağır kusurla iktisap edildiği iddiasına ilişkin çekin çalındığı iddia edilen olaya ilişkin yapılan şikayet üzerine başlatılan Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma sayılı dosyasının gösterildiği, Uyap ortamından inceleme izni verilmesi üzerine yapılan incelemede soruşturma dosyasında şüphelinin tespit edilememesi sebebiyle daimi arama kararı verildiği, soruşturma dosyası içeriğine göre de davalının dava konusu çeki kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine dair bir delil ve tespitin yapılamadığı ve davacı iddialarının ispat edilemediği anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili tarafından davanın davacı şirket adına açıldığı beyan edilmesine rağmen davacı gerçek kişi tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti eksikliğinden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamış ise de bu hususun sonuca etkisi bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, 7-Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.