Anahtar kelimeler: Satımdan Sakarya Esaskarar Yürüttükleri Satım Yazildiği Borca Katip Tanzim Alım

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri asıl alacağı 40.713,77-TL olan icra takibindeki borca itiraz ettiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi ve buna ilişkin faturalardan kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, yapılan hizmet karşılığı tanzim edilmiş olan faturaların ödenmemiş olup, cari hesap ekstrelerinde de görüleceği üzere, müvekkil şirketin davalı şirketten bu faturalar ve cari hesaba ilişkin olarak alacağı bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkil şirkete olan borcunu ödemediği gibi bu borca ilişkin olarak başlatılmış olan icra takibinde de haksız kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, taraflarınca başlatılan Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takibinin davalının haksız ve mesnetsiz itirazı ile durdurulduğundan takibin devamı ve alacağın tahsili ile haksız, tahsilatı geciktirmeye matuf kötü niyetli itiraz sebebi ile davalıdan %20 icra inkar tazminatının tahsili için dava açmanın zorunlu olduğunu, davadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında ████████ - 202431233 arabuluculuk numarası olan dosya ile Arb. ... tarafından görüşme günü belirlenerek toplantının yapılmış, anlaşmanın sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle; yargılama ile ortaya konacak sebeplerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davalıları Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve tahsilatı geciktirmeye matuf itirazları nedeniyle %20 icra inkar tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili █████/2024 Tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafın, müvekkil şirketten alacaklı olduğunu iddia etse de müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu hususun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alınacak bilirkişi raporu ile de ortaya çıkacağını, davacı tarafın, faturaya konu malın teslim edildiğinin ispat yükümlülüğü altında olduğunu, Satış ve teslimin, yazılı belgelerle ispatının gerekli olduğunu, müvekkil şirketin temel savunmasının, dava dilekçesine konu faturalardaki malların kendisine teslim edilmediği hususu olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ile faturaları sunmuş olmasının, tek başına malların teslim edildiğini göstermediğini, davacı tarafın, faturaya dayalı bir ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında ticari ilişkiye konu yazılı bir sözleşmenin de dosyaya sunulamadığını, faturaya dahil alacakların, cari hesap ilişkisini göstermekte olup; cari hesap ilişkisinde taraflar arasında mutabakat yapılmadığı sürece borç alacak durumunun kesin olarak belirlenemediğini, bu nedenledir ki alacak likit olmayıp; davacı tarafın icra inkar talebinin yerinde olmadığını, müvekkil şirketin temerrüde düşürülmeden faiz talep edilemeyeceğini, cari hesap ilişkisinde faizin işlemeye başlaması için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğini, temerrüt için ise alacaklının borçluya ihtar çekmesi gerektiğini, temerrüt ihtarı bulunmadığı için müvekkil şirketten takip tarihine kadar istenen temerrüt faizinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, temerrüt ihtarı bulunmadığı için icra takibinin tebliğinden önce müvekkilden faiz talep edilemeyeceğini, bu sebeple faize de itiraz etiklerini, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, Tüm bu nedenlerle; davacının taleplerinin haksız olması nedeniyle davanın esastan reddini, takibin iptalini ve % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet (icra inkar) tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davalının cevap dilekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, davalının beyanlarının gerçek dışı olup sorumluluktan kaçınmaya yönelik olduğunu, davalının dava konusu faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmediğini iddia etmiş ise de söz konusu malların, ... gönderi kodu ile ... tarafından █████/2022 tarihinde davalı tarafça teslim alındığına ilişkin teslim belgesinin bulunduğunu, göndericisi ... alıcısı ... Olan teslim belgesinde davalının adresinin konum bilgisi de yer almakta olup, belgenin bir suretini dilekçe ekinde sunduklarını, dolayısıyla davalı tarafın müvekkile dava konusu faturalara ilişkin olarak herhangi bir borcunun bulunmadığı yönündeki iddiaların mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun söylemlerden ibaret olduğunu, davalının iddialarının somut gerçekten uzak ve dayanaksız olup haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydı ile davalıların Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve tahsilatı geciktirmeye matuf itirazları nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasına konu edilen fatura nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı, varsa borç miktarının ne olduğu, takip dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Mahkememizce Sakarya 3. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası Uyap Sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş ve bir sureti dosyamız arasına çıktı alınmıştır.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 1.313,34 EURO TL asıl alacak ve 79,87 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.393,21 EURO üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "31.05.2022 TARİH VE NHE 2022000000613 NUMARALI FATURA- 1393,21EUROX 18.6275= 25.952,01-TL FİİLİ ÖDEME TARİHİ ÜZERİNDEKİ KUR ÜZERİNDEN HESAPLAMA 1.393,21 EU" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 21.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, 16.02.2024 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin 20.02.2024 tarihinde durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
..YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.
Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanununda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur." (Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin ██████████ esas ████████ karar sayılı emsal ilamı).
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini belirtmiştir. Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 25.10.2024 tarihli celsesinde tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... (Talimat yolu ile) sunduğu 11.03.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, takibe konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya karşı itiraz işlemi yapılmadığı, ticari defterlere muhasebe kayıtlarının Türkçe olmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle takibe konu faturadaki TL miktarının ticari deftere kaydedildiği, faturanın EURO olarak düzenlenmesi nedeniyle aradaki ticaretin EURO üzerinden yapıldığı, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 1.313,34 EURO alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... sunduğu 18.12.2024 tarihli raporda davalının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, takibe konu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaya karşı itiraz işlemi yapılmadığı, ticari defterlere muhasebe kayıtlarının Türkçe olmasının yasal zorunluluk olması nedeniyle takibe konu faturadaki TL miktarının ticari deftere kaydedildiği, faturanın EURO olarak düzenlenmesi nedeniyle aradaki ticaretin EURO üzerinden yapıldığı, davalının ticari defter kayıtlarında davacıya 23.152,92 TL borçlu olduğu, faturanın yabancı para üzerinden olduğu dikkate alınarak davalının davacıya 1.313,34 EURO alacaklı olduğu belirtilmiştir
Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 11.03.2025 tarihli ve 18.12.2024 tarihli bilirkişi raporları dikkate alınarak; takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde yer aldığı, takibe dayanak faturanın TL karşılığının davacının BS ve davalının BA formunda yer aldığı, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, takibe konu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından bu fatura kapsamında satışın gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Taraflarca sunulan ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşıdığı ve kayıtların birbiriyle örtüştüğü miktarın 1.313,34 EURO olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu ve ek rapora ihtiyaç duyulmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının faturaya süresinde itiraz ve iade etmeyerek, fatura içeriğini kabul ettiği, bu durumda taraflar arasında yabancı para alacağı üzerinden anlaşıldığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, davacının davalıdan 1.313,34 EURO alacaklı olduğu hususu, tarafların ticari defter kayıtlarıyla ispat edilmiştir.
Davalı tarafından borcun bulunmadığı ya da ödemenin yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca, takibe konu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedildiği, ticari defter mündericatının sahibi aleyhine delil sayılacağı göz önüne alındığında, malın teslim edilmediği yönündeki davalı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu nedenlerle, davalının 1.313,34 EURO tutarındaki asıl alacağa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK 117. Madde dikkate alınarak davacı tarafça takip tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair delil ibraz edilmemesi nedeniyle temerrüt durumunun oluşmadığı ve davacının işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Alacak likit olduğundan kabul edilen yabancı para cinsinden kabul edilen alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.313,34 EURO asıl alacak yönünden iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi para yönünden 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte devamına,
2-Alacak likit olduğunan İİK 67/2.madde uyarınca yabancı para cinsinden kabul edilen alacağın takip tarihindeki TL karşılığı olan 24.001,29 TL (takip tarihi olan 19.10.2022 tarihinde TCMB EURO efektif satış kuru 18,2759 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatnın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.129,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.611,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.518,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, (karar tarihi olan 24.06.2025 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 euro=46.0335 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.)
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (karar tarihi olan 24.06.2025 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 euro=46.0335 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.)
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.676,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (karar tarihi olan 24.06.2025 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru 1 euro=46.0335 TL esas alınarak değerlendirilmiştir.)
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 695,29-TL Peşin/nisbi Harcı, 14,74-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 1.137,63TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 427,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.427,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%94,27 oranında kabul) 7.944,13-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL (sarf kararı yazılmadığından, takdiren) ücretin kabul red oranı red dikkate alınarak (%94,27 oranında kabul) 3.393,72-TL'sinin davalıdan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (E - Duruşma Vasıtasıyla) ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!