Anahtar kelimeler: Basmanı Ferağının Tapuyu Akdettiklerini Arsanın Müteahhidin Müteahhide Tapusunun Murisi Bizzat
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : 2024/7 E., ████████ K.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... ile davacı yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ek sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca arsanın tapusunun inşaatın su basmanı çıktığında, müteahhidin istediği şahıslara veya bizzat müteahhide tapu ferağının verileceği düzenlenmesine rağmen taşınmaz tapusunun verilmediğini, mirasçılarla 24.06.2011 tarihli 5122 yevmiye numaralı ek sözleşme akdettiklerini ancak mirasçıların da tapuyu devretmediklerini ileri sürerek 1 no'lu parselde 3 tapu hissesi, 2 nolu parselde 2 tapu hissesi olmak üzere toplam 5 bağımsız bölümün tapusunun adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı kendi edimlerini yerine getirmeden davalılardan sözleşmede bulunan şartların ifasının isteyemeyeceğini, binanın sözleşmeye ve ruhsata aykırı olarak inşa edildiğini, murisin eksikliklerin tamamlanması için işçilik ve malzeme gideri olarak geri ödenmesi şartıyla 20.000,00 TL nakit para verdiğini, davacının eksiklikleri gidermeyerek parayı da geri ödemediğini, davacının davaya konu inşaata projede olmayan ve ruhsatsız olarak dükkan inşa ettiğini, davacının hakkı olmayan bir malı elde etmeye çalıştığını, sözleşmenin yapılmasından itibaren 20 yıl geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemenin 15.02.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanan uyuşmazlıklarda TBK'nın 126. maddesine uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiş olup, zamanaşımının başlaması için taraflar arasındaki ilişkinin sonlandırılmış olması gerektiği, davalı arsa sahiplerine ihtarnamelerden anlaşılacağı üzere 2010 yılından yaklaşık 12 yıl önce yani 1998 tarihinde dairelerin teslim edildiği, bu tarih itibariyle taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı ilişkinin sonlandırıldığı, normal şartlarda Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesinde yazılı olan 5 yıllık sürenin 2003 tarihi itibariyle dolduğu ancak 24.06.2011 tarihli sözleşme ile de kat mülkiyeti masraflarının daire sahiplerine ait olacağı ve müteahhide tapu ferağlarının 24.06.2011 tarihten itibaren 1 ay içinde verileceği taraflar arasında belirlenmiş olup, dairelerin müteahhit tarafından davalılara teslim edildiği ve aralarındaki borç ilişkisinin ek sözleşme ile taraflarca kabul edildiği ve kabul edildiği şekliyle sonlandırıldığı anlaşıldığından 24.06.2011 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımının 24.06.2016 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile; mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı kararıyla; davalı tarafa dava dilekçesinin 01.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar vekilinin ise cevap dilekçesi ile açıkça zamanaşımı definde bulunmadığı, mahkemece zamanşımı def'i bulunmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, zamanaşımının def'i niteliği gözetilmeksizin itiraz gibi değerlendirilip zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi'nin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olan taşınmazlardan Kırşehir ili, ......ilçesi,..........mahallesi, 1635 ada, 1 parselde kain 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin kat irtifakının doğrudan 3. kişiler adına tescil edildiği, taşınmazlarda davalıların hissesinin bulunmadığı, bu taşınmazlar yönünden davalıların sorumluluğu bulunmadığından tazminat talebinin reddi gerektiği, aynı parseldeki dükkanın tapu kaydının bulunmadığından dükkan yönünden davacı lehine tazminat kararı verilemeyeceği, 1635 ada 2 parselde kain 2 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar tarafından sırasıyla 24.05.2018 ve 25.08.2018 tarihinde 3. kişilere devredildiği, bu iki taşınmaz yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde tazminat isteminde bulunmamasına rağmen mahkemece ıslah hususu aydınlatılmadan karar verildiğini beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    1. Mahkemece, 06.07.2021 tarihli duruşmada, dava konusu taşınmazların 3. kişilere devredilmiş olduğu anlaşıldığından; davacıya davaya devralan davalılara karşı tazminat davası olarak ya da devrolan tapu maliklerine karşı tapu iptal ve tescil davası olarak devam edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
    2. Davacı vekili 16.07.2021 tarihli yazılı beyanında, davaya tazminat davası olarak, mevcut davalıya karşı devam etmek istediğini bildirmiş olup, davacının söz konusu beyanının HMK 125/1. madde kapsamında dava konusunun devredilmesi nedeniyle tercih hakkının kullanılmasına ilişkin beyan dilekçesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı bu beyanıyla devreden hakkındaki davasını tazminat davasına dönüştürmüştür.
    3. Her ne kadar bu dilekçe ile tapu iptali ve tescil davası tazminat davasına dönüştürülmüş ise de bu dilekçede davacı vekilinin dava konusu edilen taşınmazlardan her biri için hangi miktarda tazminat istediği belirtilmemiş olup, mahkemece tazminat talebinin kabulüne karar verilen 1635 ada 2 parselde kain 2 ve 10 numaralı bağımsız bölümler yönünden davacı vekiline açıklama yaptırılarak eksik harcın tamamlattırılması gerekirken, harç tamamlattırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    4. Bozma nedenine göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
    VII. KARAR
    Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar, usul ve yasaya aykırı olduğundan BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!