Anahtar kelimeler: Davaalacak Palet Pahalı Havayolu İddiadavacı Sevkiyatında Grubuna Parti Hızlı Değerli

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: █████/2021
Birleşen Dava (-----Esas )
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: █████/2022
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ürünleri ------- hızlı tüketim ürünleri grubuna dahil olduğundan, ürünlerinin sevkiyatında pahalı olmasına rağmen havayolu taşımacılığını tercih ettiğini, bu kapsamda davalı firma ile, ----- yazışmasıyla taşıma süresi ortalama 2-3 gün olan havayolu taşımacılığı konusunda anlaştıklarını, 21 palet 7.808kg ağırlığında, değerli ürünün 14.05.2020 tarihinde tek parti olarak davalı şirkete teslim edildiği, ürünlerin 87.709,9USD değerinde ve teslim yerinin müvekkili şirketin iştiraki olan------- deposu olduğu, ancak, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak ve kendi kusuru ile taşıma konusu ürünleri tek seferde taşımadığını ve ürünleri geç teslim ettiğini, karşı tarafın karşılıklı teati edilen ihtamamelerde bu kusurunu kabul ettiğini ve sözleşme bedelinden 7.908,- Euro indirim yapılmasını teklif ettiğini ancak müvekkili şirketin zararının bundan çok daha fazla olduğundan bu indirim teklifinin kabul edilmediğini, Montreal Konvansiyonu 22.maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu her kilogram için 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlandırıldığını, taşınan ürünlerin toplam ağırlığı 7.808 Kg olduğundan taşıyıcının sorumlu olacağı toplam tutar 132.736 Özel Çekme Hakkı, 20.05.2021 tarihi itibariyle 1 Özel Çekme Hakkının 12.30 TL olduğunu, davalının sorumlu olacağı toplam tutanın 1.632.652 TL olarak bulunduğunu, davalı tarafın, Montreal Konvensiyonu hükümleri doğrultusunda sorumluluğunu ortadan kaldıran hususları ispat edemediği, başka bir anlatımla kurtuluş beyyinesi ileri süremediği takdirde geç teslim nedeniyle kg başına 17 Özel Çekme Hakkı ile sorumlu tutulması gerektiğini, taşıyıcının gecikmeden dolayı sorumlu olduğu zararların, hak sahibinin kar kaybı, gecikme dolayısıyla yapılmış ek masraflar gibi ömeklendirilebilecek olan dolaylı malvarlığı zararları olduğunu, ürünlerin geç teslim edilmesi, hızlı tüketim konusu ürünlerin planlanan zamanda ve verilen siparişlere uygun şekilde teslim edilememesi sonucunu doğurduğunu, ürünlerin satışından beklenen karın elde edilememesinin ciro kaybına neden olduğunu, bundan dolayı oluşan zararın müvekkili şirkete fatura edildiğini, ürünlerin geç tesliminden kaynaklı sözleşmede belirlenmiş olan cezai şart bedelinin de müvekkili şirkete fatura edildiğini, ürünlerin --------zamanında taşınmaması, müvekkili şirketin çok tanınmış markasının ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, müşteri memnuniyetsizliği ve siparişlerin zamanında tüketicilere ulaştırlamaması nedeniyle müvekkili şirketin markasının ticari itibar kaybına uğradığını bu nedenle davalının bu zararı da tazmin etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle, şimdilik 10.000,00USD tazminatın 14.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan talebini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.
ASIL DAVADA SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin Taşıma Kural ve Koşullarının 19/2 gereği davacının müvekkili şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu ------ yevmiye no'lu ihtamamesi ile kazanç ve ticari itibar kaybına uğradığını iddia ettiğini tutarın 106.000,- USD olarak belirttiğini, davacının işbu dava konusu alacak iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davacının 07.07.2021 tarihli delil listesinin ekinde sunulmuş olunan e-posta yazışmalarında da açıkça görüleceği üzere müvekkili şirket tarafindan “ekspres” taşımacılık hizmeti verildiğini, ekspres taşımacılık hizmeti kapsamında gönderilerin hızlı teslimatı öncelik olduğundan teslim sürelerinin tahmini olarak bildirildiğini göndericiye güzergah bilgisi verilmediğini ve güvenlik tedbirleri kapsamında da iniş ve kalkış şemasının da iletilmediğini, müvekkili şirket tarafindan kesinlikle teslim süresine ilişkin hiçbir taahhüt verilmediğini, bildirilen sürelerin tahmini süreler olduğunu, hem Taşıma Kural ve Koşullarında hem de Davacı ile yapılan yazışmalarda “Yukardaki bilgiler rezervasyon bilgileri olup, kesin uçuş ve varış detayları ve taahhüt olmadığını, geçiş uçuşları o günkü kapasiteye göre değişkenlik gösterebilir.” şeklinde açıkça belirtildiğini, pandeminin en yoğun olduğu 2. ay olan 2020 yılı mayıs ayında geliş- varış ülke devletlerinin sürekli değişen kuralları, uçuşların iptal edilmesi-ertelenmesi ve devlet sınırların kapatılıp açılması sebepleriyle müvekkil şirketten kaynaklanmadığını, davacının ürünleri taşıma için müvekkili şirket'e teslim edeceğini belirttiği tarihte teslim edilmemiş olması nedeniyle davacıya ait gönderilerin 2 parça şeklinde taşınacağının davacıya bildirildiğini ve davacı tarafından hiçbir itirazda bulunulmayıp kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından talimata aykırı şekilde davranıldığı iddialarının abesle iştigal olduğunu, söz konusu iddiaların reddini talep ettiklerini, konşimento belgelerinin göndericiler tarafından düzenlendiğini, davacının ısrarlı takibi üzerine konşimento belgesinin müvekkil şirket tarafindan düzenlenerek davacının onayına sunulduğunu davacının onayı olmadan müvekkili şirket tarafından hiçbir işlem yapılmadığını; davacı tarafından gümrük işlemlerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığı gibi gümrük işlemleri kesinlikle müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, davacının delil listesi ekinde sunmuş olduğu e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere gümrük işlemlerinin ------ tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin üstlenmediği işlemlerden doğan zararların müvekkili şirkete kesinlikle atfedilemeyecek olup müvekkili şirket tarafından kusurlu herhangi bir eylemde bulunulmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiği, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı -------- yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu davalı ile yapılan özel kargo taşımacılığı sözleşmesi üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 211.820,42-TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari ilişkiden kaynaklanan taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu ancak davalı/borçlunun borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak müracaat edilmiş ise de söz konusu --------- esas sayılı dosyası üzerinden 211.820,42-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, arabuluculuk toplantısına icabet etmediğini, borca, masrafa, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca,masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20 ’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesini, işbu dava dosyasının konusu ve tarafları aynı olan Mahkememiz ----- Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini, haksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Esas dava; özel kargo taşımacılığı sözleşmesi kapsamında davalı- taşıyanın ürünleri planlanan zamanda ve verilen siparişlere uygun şekilde teslim edilememesi nedenine dayalı oluştuğu iddia edilen zararların tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Birleşen dava ise; özel kargo taşımacılığı sözleşmesi kapsamında davacı -taşıyanın davalı- taşıtandan taşıma bedeli alacağının bulunduğu iddiasıyla, alacağın tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Birleşen dava dayanağı------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine --- tarihinde----- tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkartıldığı ve --- tebliğ edildiği, █████/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyet rapor içeriğine göre; dava konusu olayda taraflar arasında kesin süreleri tespit edilmiş bir taşıma sözleşmesinin olmadığı, ancak yazışmalarda yer alan davalı beyanlarından ve sektör genel teamüllerinden, söz konusu taşıma işinin makul sürede yapılamadığının, taşınan emtianın alıcısına gecikmeli olarak teslim edildiğinin sübuta erdiğini, gecikmeli teslimde davacıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını, Montreal Konvansiyonu 29'uncu madde kapsamında davacının gecikmeden dolayı maddi olmayan (manevi) tazminat talebinde bulunamayacağını, Montreal Konvansiyonu 22'nci maddede belirlenen sorumluluk sınırları çerçevesinde, davacının gecikmeden kaynaklanan gerçek zarar (doğrudan ve dolaylı olarak) tutarını davalı taşıyıcıdan talep edebileceği, ancak taşıyıcının sorumluluğunu doğuran ve bir arada bulunması gereken 4 ana unsurdan, Mahkemenin ara kararına rağmen somutlaştırılmadığı tespit edilen gerçek zararın ispat külfetinin ortada kaldığı, ispat edilemeyen gecikmeden kaynaklı zararın davalı taşıyıcıdan talep edilemeyeceği beyan etmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin ek rapor içeriğine göre; davacı -------- incelenen defterlerinin, TTK. md.85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğunu; davalı -----------. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil bulunduğunu; davacı -----incelenen kayıtlarına göre, 27.12.2022 tarihinden itibaren davacı ---- davalı ------borçlu davalı ------ incelenen kayıtlarına göre, 29.01.2021 tarihinden itibaren davalı ----- davacı -------- alacaklı olduğunu; davacı ile davalı defter kayıtları arasındaki toplam 208.345,63 TL farkın kaynağına dair raporun “c- Defter kayıtları arasında farklar yönünden inceleme” kısmında detaylı bilgi verildiği; asıl davada Montreal Konvansiyonu 22'nci maddede belirlenen sorumluluk sınırları çerçevesinde, davacının gecikmeden kaynaklanan gerçek zarar (doğrudan ve dolaylı olarak) tutarını davalı taşıyıcıdan talep edebileceği, ancak taşıyıcının sorumluluğunu doğuran ve bir arada bulunması gereken 4 ana unsurdan, Mahkemenin ara kararına rağmen somutlaştırılmadığı tespit edilen gerçek zararın ispat külfetinin ortada kaldığı, bu yönüyle “zarar” unsurunun ispat edilememesi nedeniyle, taşıyıcının geç tesliminden kaynaklı da olsa davacının ispat edilemeyen zararı talep edemeyeceği yönünde kök rapordaki görüşlerinin muhafaza edildiği, Montreal Konvansiyonu 29'uncu madde kapsamında davacının gecikmeden dolayı maddi olmayan (manevi) tazminat talebinde bulunamayacağı, Birleşen davada davacı ----- navlun ücretine hak kazandığı, davalının gecikmeyi öne sürerek navlun ücretini ödemeden imtina edemeyeceği, davacının -----Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibin 208.345,63TL kadarlık kısmının devamını talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, keyfiyetin nihai takdiri ve her cenahtan bilcümle hukuki tavsifinin Mahkememize ait olduğunu beyan etmişlerdir. Mali müşavir bilirkişi ek raporunda özetle; birleşen -----sayılı davada; davacı asıl davada davalı ----- navlun ücretine hak kazandığı, davalı asıl davada davacı ------gecikmeyi öne sürerek navlun ücretini ödemeden imtina edemeyeceğinden birleşen ----- sayılı davada davacı asıl davada davalı ------sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibin 208.345,63 TL kadarlık kısmının devamını talep edebileceği bildirilmiştir.Esas davada davacı, davalı- taşıyanın anlaşmaya aykırı geç teslimi nedeniyle zarara uğradığını, zararın miktarını, birleşen davada davacı ise; taşıyıcı olarak taşıtandan navlun ücretine hak kazandığını Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından birleşen davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; taraflar arasında ------ tarihli özel kargo taşımacılığı sözleşmesi imzalandığı, davacının satıcı/gönderici sıfatıyla; dava dışı alıcı -------- firmasına, toplamda 7.807,6kg brüt ağırlığında (80X120X150cm ebatlarında) 21 koli içerisinde, makyaj ürünleri ve pazarlama malzemeleri cinsi emtianın,----- davalı tarafından düzenlenen ------ konişmentolar tahtında, -------- tarafından havayoluyla taşınmak üzere davalı taşıyıcı tarafından teslim alındığı, taşımanın ekspres kargo hizmeti şeklinde olacağının kararlaştırıldığı,------ konişmento muhtevasının -------konişmento muhtevasının 21 gün sonra teslim olunduğu iddia edilerek, taşımada gecikme nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın davalıdan tazmin talebiyle esas davanın ikame edildiği, somut olaya Montreal Sözleşmesinin uygulanması gerektiği, dosyadaki mail yazışmalarından taşıma konusu ürünlerin alıcıya eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği, dosyadaki delillerden taraflar arası taşıma süresinin kararlaştırılmadığının anlaşıldığı, davalı/ taşıyıcı her ne kadar davalı taşıyıcı kendisine ait Taşıma Kurallarını sunarak burada belirlenen 30 günlük sürenin makul süre olduğunu iddia etse de bu kuralın sektör teamüllerine uygun olmadığı, ticarete konu olan bir emtianın satıcıdan alıcıya taşınmasında havayolunun kullanılmasının birinci amacının taşıma süresinin diğer (karayolu, deniz yolu gibi) taşıma şekillerine göre çok daha kısa olması olduğu, bu nedenle de katlanılan maliyetin daha yüksek olduğu, sunulan yazışmalara göre; normal şartlar altında ---- havalimanından teslim alınan bir kargonun ------- havayolu ile taşınması 72-96 saat arasında tamamlandığı, dosyaya sunulu olan yazışmalara göre, bu sürenin aşıldığı, davalı teslimdeki gecikmenin davacının hatalı davranışları sonucunda olduğunu beyan etmekle gecikmenin varlığını zımnen kabul ettiği, ancak ne var ki eşyanın taşıyıcıya teslim tarihi açısından en önemli belge (dosyadaki tek belge) hava yolu taşıma senedi yani konişmento olduğu, konişmento taşıyıcı tarafından düzenlenip imzalandığı, bu durumda iki konişmentonun 14 ve 15 Mayıs 2020 tarihlerinde düzenlendikleri görülmekle, teslimlerinin de en geç 18-19 Mayıs 2020 tarihlerinde olması gerekeceği, bu tarihten sonram yapılan teslimler için, teslimde gecikme olduğunun kabulü gerekeceği şeklindeki bilirkişi görüşüne Mahkememizce de iştirak olunduğu, teslim süresinin taşıyıcı tarafından aşılması, bir başka ifadeyle taşıyıcının taşıma taahhüdünü zamanında yerine getirmeyerek geciktiği her durum, taşıyıcının söz konusu gecikmeden ötürü sorumluluğunu gerektirmeyeceği, taşıyıcının gecikmeden ötürü sorumluluğundan bahsedebilmek için, gecikmenin hak sahibi nezdinde bir zarara sebebiyet vermiş olması ile birlikte gecikme ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, zararın en geniş anlamıyla, bir varlığın değerinde o varlığa sahip olan kimsenin isteği dışında, meydana gelen eksilme olarak ifade edileceği, gecikmeden doğan zarar da alacaklının borçlunun edimini geç ifa etmesinden dolayı uğradığı zarar olduğu, gecikmeden doğan zararların, borçlunun edimini alacaklısına karşı zamanında ifa etmesi halinde alacaklının malvarlığının göstereceği durum ile, borçlunun edimini geç ifa etmesinden dolayı alacaklısının malvarlığının gösterdiği mevcut durum arasındaki fark olduğu, somut olay konusu taşımada, taşıyıcının mail yazışmalarındaki beyanları çerçevesinde taşınan eşyanın alıcısına gecikmeli olarak teslim edildiği, ancak salt gecikmenin varlığının yeterli olmayacağı, gecikme nedeniyle zarar ortaya çıkmış olması ve zarar ile gecikme eylemi arasında illiyet bağının kurulması gerektiği, gecikmeden kaynaklı olarak hak sahibinin zararını ispatlayamadığı, Mahkememizce zarar talebinin somutlaştırılması hususunda davacıya süre verilmiş ise de davacının 96.000,00USD zarar talebini somutlaştırmadığı, taşıyıcının sorumluluğunu doğuran ve bir arada bulunması gereken 4 ana unsurdan zarar unsurunun ispat edilememesi nedeniyle, taşıyıcının geç tesliminden kaynaklı da olsa davacının ispat edilemeyen zararı talep edemeyeceği, zarar tutarını zarar görenin bilebilmesinin esas olduğu, davacı talebini, kendisine alıcı tarafından düzenlenen ciro kaybı kaynaklı zarar ve cezai şart bedelleri faturalarına dayandırmış olmasına karşılık bunlara ait belgeler dosyaya sunulmadığı, davacı vekilince █████/2022 tarihli beyan dilekçesinde zararla ilgili 3. Kişi- alıcı firma tarafından düzenlenen faturanın kaybolduğunun bildirildiği, zararın ispatına yönelik faturaya ve bu faturanın iadesine dair belge sunulmadığı, bu haliyle esas davada davacı tarafça zararın ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Birleşen itirazın iptali davası yönünden yapılan incelemede; takip dayanağının havayolu taşımasına ait -------- faturalar olduğu, davacı -taşıyıcı firma tarafından anlaşma gereği taşımanın geç te olsa yapıldığı, alıcısına teslim edilen emtiada hasar veya eksiklik bulunmadığı, davacı ticari kayıtlarında davalıdan 211.820,42 TL alacaklı göründüğü, davalının gecikme nedeniyle navlun bedelini ödemeden imtina etme hakkının olmadığı, hazırlanan rapor kapsamında davacı/ taşıyıcının takip tarihi itibariyle davalıdan 208.345,76 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla kısmen kabul kararı verilmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-A)Ana dava dosyası Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasında görülen davanın reddine,
B)Birleşen dava ----- esas sayılı dosyası açısından davanın kısmen kabulü ile -------- esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle 208.345,76 TL asıl alacak üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ASIL DAVADA;
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL’den peşin olarak yatırılan 1.460,13 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 844,73 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 3.000,00 TL gider avansının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
BİRLEŞEN DAVADA ;
7-Alınması gerekli karar harcı 14.232,09 TL’den peşin olarak yatırılan 2.558,27 TL'nin mahsubu ile 11.673,82‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafça yatırılan 2.558,27 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 128,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 220,95 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%98,35 kabul) davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
10-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 33.335,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.474,66‬ TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%98,35 kabul) 1.534,26 TL' sinin davalı taraftan, (%1,65 Ret) 25,74 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
14-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle,------Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!