Anahtar kelimeler: Büyükçekmece Küçükçekmece Müteveffa Boşandıklarını Ekli Vefat Tamamı Eşi Protokole İlama
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Aile Mahkemesi
    SAYISI : █████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    Davacı tarafça dava dilekçesinde, eşi ...'nın 2021 yılında vefat ettiği belirtilerek müteveffa ile davalı ...'ın Küçükçekmece 3. Aile Mahkemesi'nin 2010 / 1820 E- ████████ Karar sayılı 23.05.2011 tarihli ilamı ile boşandıklarını ve ilama ekli protokole göre davalı ... adına kayıtlı olan gayrimenkulün %50 hissesinin müteveffa ...'ya devir edileceğine hükmedildiğini, protokol şartının bugüne kadar yerine getirilmediğini, hisse devri yapılmadan eşinin ölümü ile kendisinin mirasçı sıfatını aldığını, buna göre muris ...'ya devri gereken hisse üzerinde davacının miras hakkı doğduğunu belirterek davanın kabulü ile İstanbul ili, .... İlçesi, ... ada 4 Parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan 8 numaralı dairenin davacının miras payı oranında iptal ve tescilinin yapılmasını, tapu iptali ve tescil yönündeki talebi uygun görülmez ise, davaya konu dairenin güncel satışa esas rayiç bedelinin tespit edilerek varis davacının hissesinin satış rayiç değerinin dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış olup, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde bu defa Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının 1/8 oranında iptal edilerek bu kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın kalan 7/8 payının davalı davalı üzerinde bırakılmasına, davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden karar verildiğinden taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile davacının hissesi oranında dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmiştir. Verilen bu hüküm davalı tarafça davanın kabulü, görev ve husumet yönünden istinaf edilmiş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı tarafça yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
    Yapılan yargılama ve toplanan delillerden müteveffa ...'nın 31.01.2021 tarihinde vefat ettiği, davacı dışında murisin başkaca mirasçılarının da olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda öncelikle davacı ...'un dava dilekçesi ile taşınmazın eşinin hissesi kadarının kendisine intikal etmesi gerektiği iddiasıyla kendi adına tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İştirak halinde mülkiyete konu terekede, TMK'nın 702. maddesi uyarınca bir veya birden çok mirasçı, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan kişilere karşı, kendi miras payına/ paylarına yönelik dava açma hakkına sahip olmayıp, bir nevi tasarruf işlemi olan dava açılması işleminde tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Bu cümleden olmak üzere; tüm mirasçıların eşyanın terekeye döndürülmesi istemine ilişkin birlikte hareket ederek dava açma hali ya tüm mirasçıların birlikte dava açması yada bir veya birden fazla mirasçının açtığı davaya diğer mirasçıların yöntemince muvafakat etmeleri ve yahut murisin terekesine temsilci atanması hallerinde mümkündür. O halde Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle dava dışı mirasçıların davaya muvafakatinin usulünce alınması, mirasçılarca onay verilmemesi halinde terekeye temsilci tayin edilmesi yolu ile yeniden yargılama yapılaması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
    Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!