Anahtar kelimeler: Maddîmanevî Tüfe Nafakaya Manevî Küçükçekmece Nafakaların Artış Yoksulluk Erkek Kadın
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî-manevî tazminat verilmesi ve kendi manevî tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise nafakaların ve tazminatların miktarı ile nafakaya her yıl TÜFE oranında artış yapılmaması, yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî (4721 sayılı Kanun md. 174/1-2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
    3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, 2016 doğumlu ortak çocuk ...'nin ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda 2 ve 3 üncü bentlerde gösterilen gerekçeyle davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı ve iştirak nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA,
    2.Yukarıda (1) numaralı bentte belirtildiği üzere davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden.....'a yükletilmesine,
    Peşin alınan harcın istek halinde yatıran....'ya geri verilmesine,
    Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!