Anahtar kelimeler: Kurası Müvekillerine Sıf Kura Tapularının Tapuların Yıldır Mah Noter Ortağı
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, ortakların kendilerine kura yoluyla tahsis edilen daireleri 7 yıldır malik sıfatıyla kullandıklarını, diğer ortaklara tapularının verildiği halde müvekkillerine tapuların verilmediğini belirterek kooperatifin ortağı olmaları sıfatıyla müvekillerine noter kurası ile tahsis ve teslim edilen taşınmazların kooperatif üzerine olan tapu kaydının iptali ile kat irtifakı kurulmak suretiyle davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; konut tahsis işlemlerinin 09.12.2006 tarihinde gerçekleştiğini ve bu tarihte konutların üyelere özgülendiğini, yapı ruhsatı engeli nedeniyle arsa vasfında kalan ve kat irtifakı tesis edilemeyen blokta oturan üyelere diğer üyelere verildiği gibi kat irtifak tapularının verilemediğini, bu kapsamda davanın öncelikle husumet yönünden reddini, husumet itirazının reddi durumunda davacının zararının oluşmasına sebep olan hukuki duruma kooperatifçe sebebiyet verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında taşınmazda ferdileştirme yapılarak kat mülkiyetine geçildiği ve bağımsız bölümlerin tapularının davacılar adına tescil edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına kooperatifin sebebiyet vermediğini, davanın açılmasında kusuru ve hatası olmadığını, konusuz kalan dava ile ilgili kooperatif aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı kooperatif üyeleri kendilerine ferdileştirme sonucu tahsis edilen bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının davalı kooperatif tarafından kendilerine verilmediğinden tapu iptal ve tescil davası açmışlardır.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
    (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" düzenlemesi yer almaktadır.
    Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323/1-ğ)
    Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde; “(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder."Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi, bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın hakkında dava açılan ve aleyhine hüküm verilen tarafın yahut davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu anlaşılan tarafın aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
    Mahkemece, yargılama devam ederken dava konusu bağımsız bölümlere ilişkin tapuların davacılara devredildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, her bir davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmetmiştir.
    Bu durumunda, mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın m. 326 ve davamı maddeleri gereğince davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile dava tarihi itibariyle haklılık durumu araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş bozmayı gerektirmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!