Anahtar kelimeler: Eirsaliyelrin Yerleşkesine İskelelerinin Kiralık Tldir Nakliye Tevkifatı Şahıs Taşımacılık Faturanın

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahıs şirketi olduğunu nakliye, taşımacılık işleri yaptığını, icra takibine konu iki faturanın ----- bulunan ----- kiralık inşaat iskelelerinin yüklenip ----- bulunan ----- yerleşkesine taşınması-nakliyesi işlerine dair olduğunu, ------ ve davalı ------ arasındaki e-İrsaliyelrin de iddiasını desteklediğini, toplam alacak miktarının 28.800,- TL'dir ( KDV tevkifatı ile 27.840 TL) olduğunu, davalı karşı tarafın ----- isimli şahıs üzerinden 30.10.2024 tarihinde 10.000,- TL ödeme yaptığını, daha sonra ödeme yapılmadığından 25.11.2024 tarihinde----- İcra Dairesi ------sayılı dosyası ile 17.840,- TL asıl alacak ve 437,60 TL takip öncesi faiz olarak toplam 18.277,60 TL talepli başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, ardından 11.12.2024 tarihinde ise 10.000,- TL tutarında ödeme daha yapıldığını, icra dosyasında mevcut alacaktan 11.12.2024 tarihli 10.000,- TL tutarındaki ödemenin mahsubu ile dosyadaki itirazın kaldırılmasını talep ettiklerini, alacağın likit olmasına rağmen karşı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep ettiklerini, izah edilen işin meydana gelmesinde nakliye ve taşımacılık işini yaparak çalışan ----- gerek duyulması halinde tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini belirterek icra dosyasında mevcut itirazın iptaline (sonradan haricen yapılan kısmi ödemenin mahsubu ile icra inkar tazminatı, dosya masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin faaliyet adresi ve genel merkezinin ----- adresi olduğundan işbu dava bakımından yetkili mahkemenin ----- yargı çevresinin dahil olduğu ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, dava ve takip konusu edilen borcun davacı tarafın da dilekçesinde ikrar ettiği gibi davalı müvekkili tarafından kısmen değil tamamen ödendiğini, icra konusu edilen fatura alacağı ile ilgili müvekkilinin davacı ------ herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında bulunduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar faturaya dayalı bir alacaktan bahsedilmişse de işbu e-faturanın tek başına alacağın varlığının ispatı ve kanıtı olamayacağını alacak iddiasında bulunulan e-fatura ile birlikte aynı zamanda fatura konusu işin veya işlemin gerçekleştiğinin de ispatlanmasının gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dayandığı tanık delilini kullanmasına kesinlikle muvafakat etmediklerini davacının alacağını ispatta senetle ispat külfeti altında olduğunu belirterek yetkili Mahkemede açılmamış olan işbu davanın yetki yönünden usulen reddine, davalı müvekkili hakkında haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan işbu itirazın iptali davasının davacının tüm talepleri yönünden reddine, davalı müvekkili aleyhine -----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası üzerinden başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı şirketin takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep talep etmiştir.RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı-----vekilinin 20.05.2025 tarihli e-postasında: ------ firması borç yükü fazla olduğu ve fiilen kapalı olduğu için bende kendilerine sağlıklı bir şekilde ulaşamıyorum. Şirket muhasebesinden istediğiniz belge ve kayıtları temin etmek üzere yaptığım görüşmelerden maalesef netice alamadım. Bu nedenle tarafıma teslimi sağlamayan belge defter ve evrakları tarafınıza iletemiyorum. Saygılarımla..." şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ------ Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgelerin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması, İşletme Defterinin Gelir İdaresi Başkanlığının Defter Beyan Sistemi üzerinden beyan süresi içerisinde yüklenerek beyan edilmesi nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----- incelenen 2024 kayıtlarına göre, Davacı tarafından 2024 yılında davalıya kesilen 3 adet e-Arşiv Faturanın davacının incelenen İşletme defterlerinin Gelir kısmında yer aldığı (EK 1), İşletme Defterinin Gider kısmında ve dava dosyası içeriğinde dava konusu edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir kayıt ve belgenin görülmediği; Davacı vekilinin dava dilekçesinde beyan ettiği ve bilirkişi incelemesinde davacı tarafından sunulan dekontlardan (EK 2), davalının 30.10.2024 tarihinde 10.000.- TL, 11.12.2024 tarihinde 7.840,- TL toplam 17.840,- TL ödeme davacının davalıya kestiği 3 adet fatura toplamı 27.840,- TL'den mahsup edildiğinde davacının davalıdan 10.000,- TL alacaklı olacağı; Sayın Mahkemenize Vergi Dairelerinden gelen cevap yazılarında, davalı ------ davacı ------- 2024 döneminde 3 adet belge ile KDV hariç 24.000,- TL tutarında Alım yaptığı davacının da aynı adet ve tutarda Satım yaptığı davacının incelenen kayıtları ile de uyumlu olduğu, tarafların 2024 yılı Bs ve Ba formlarında mutabık oldukları;Davalı ------vekilinin 20.05.2025 tarihli e-postasında belirttiği nedenden dolayı davalı------- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; " Davacı vekilinin dava dilekçesinde beyan ettiği ve bilirkişi incelemesinde davacı tarafından sunulan dekontlardan (EK 2), davalının 30.10.2024 tarihinde 10.000,- TL, 11.12.2024 tarihinde 7.840,- TL toplam 17.840,- TL ödeme davacının davalıya kestiği 3 adet fatura toplamı 27.840,- TL’den mahsup edildiğinde davacının davalıdan 10.000,- TL alacaklı olacağı" tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce █████/2025 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır bulunmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, █████/2020 tarihli ------ gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan 10.000,00 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, e-Arşiv faturaların davacınınn incelenen kayıtlarında yer aldığı ve davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı’na Ba formu ile beyan edildiği, e-Arşiv kapsamında elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,------ Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin ------ Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile (taleple bağlılık ilkesi gereğince) 8.277,60 TL miktar üzerinden takibin DEVAMINA, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 8.277,60 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.277,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL ile 7.090,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 7.945,20 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 8-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,dair, tarafların yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.