Anahtar kelimeler: Savrulması Çarptığını Fiilden Çarpması Araca Yazildiği Katip Plakalı Sevk Mahallesi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... .... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - ...DAVALI : 1- ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - ....DAVALI : 2- ... - ... ...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalı ...'e ait diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması ve dava dışı aracın savrulması neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araca .... Mahallesi üzerinde çarptığını, kaza sonrası alınan trafik kaza tespit tutanağında davalının kusurlu olarak gösterildiğini, müvekkilinin aracının onarıma kaldırılması nedeniyle müvekkilinin aracı kullanamadığını, aracın müvekkili şirkete kayıtlı bir ticari araç olması nedeniyle zarara uğradığını bu nedenle de öncelikle davalılara ait ... plakalı aracın 3. Kişilere devrini önler nitelikte İhtiyati Haciz şerhi konulmasını, mezkur kazaya ilişkin şimdilik 100,00 TL'lik kazanç kaybına yönelik alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin tüzel bir tacir kişi, müvekkilinin aracının ticari taksi olduğunu, her iki tarafından ticari olması nedeniyle görevli Mahkeme'nin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça dosyaya uğradığı zararı kanıt niteliğinde belgenin sunulmadığını, davacı aracının onarımın ne kadar süre olduğuna yönelik bilginin olmadığını, mezkur kaza sonrası tutulan trafik kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsünün asli, müvekkilinin aracınınsa tali kusurlu olarak ifade edildiğini, taraflarına yöneltilen işbu davanın haksız olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise kazada kusurlu oldukları kabul edilse dahi %25 sorumlu tutulabileceklerini, davanın ... plakalı aracın sürücüsü ... ile maliki ...'e ihbarını, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından İhtiyati Haciz talebinin mesnetsiz olduğunu, bu nedenle de davanın önce usulden sonrasında esastan reddini, belirtilen kişilere ihbarını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ...'ın sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu ... plakalı aracın tarafınca kullanıldığını, kazaya karışan diğer ... plakalı aracın kaza sonrası alınan trafik kaza tespit tutanağında asli kusurlu olarak gösterildiğini, davanın ... plakalı araç sahibi ve sürücüsüne yöneltilmesi gerektiğinden husumet itirazında bulunduğunu, kazanç kaybına yönelik talebin ne sebeple oluştuğunun belirtilmediğini bu nedenle de davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup dosya, .... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememiz esasına kaydedilmiştir.Mahkememizce resen bakılması gereken görev hususuna ilişkin olması sebebiyle öncelikle davalı gerçek kişiler hakkında tacir araştırması yapılması gerekmiş, bunun sonucunda celp edilen ... ile ... kayıtlarından davalılardan ...'nın tacir sıfatını haiz olduğu görülmüş, davacının tacir sıfatını haiz olduğuna tereddüt bulunmadığından davanın ticari dava niteliğini haiz olduğu anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (Emsal: .... sayılı ilamı, .... sayılı ilamı). Somut olayda ise; mahkememizce davacı vekiline, arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için tebliğ tarihinden itibaren bir hafta kesin süre verilerek, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceği hususu usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiye ile ihtar edilmiş, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Mevcut hukuki durum karşısında; █████/2024 dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığından HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yine kural olarak, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi halinde AAÜT md. 7 uyarınca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de; 6325 sayılı HUAK’ın 18/A-2. fıkrasının 3. cümlesinde davalıya tebligat yapılmadan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup HMK'da da açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu sabit olmakla beraber (Emsal: ....'nın █████/2019 tarih ve ..... sayılı ilamı) görevsiz mahkemece davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ve davalının vekil görevlendirmesinin davacı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği gözetilerek mahkememizce davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi uygun bulunmuş (Emsal: .... sayılı ilamı) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın, 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.