Anahtar kelimeler: Erkek Kadının Miktarları Kadın Nafakası Kusur Tedbir Kesinlik İştirak Şartı

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen maddi, manevi tazminat ve miktarları, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, tedbir ve iştirak nafakası miktarı, erkek yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.İlk Derece Mahkemesince, "kadının, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, ev ve müşterek çocukla yeteri kadar ilgilenmediği, bazen müşterek çocuğa bağırdığı, erkeğin ise evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmediği", bu suretle erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; İlk Derece Mahkemesince kadına yüklenen "sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği" vakıasının "güven sarsıcı davranış" boyutunda olduğu, bununla birlikte "erkeğin sık sık eve geç geldiği, ayrıca eşine ve çocuğuna karşı ilgisiz olduğu/ilgilenmediği" vakıalarının ispatlandığı ve erkeğe kusur olarak yüklenmesi gerektiği görülmüştür. Bu hale göre Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları ile birlikte değerlendirildiğinde, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3. 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda erkek yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu erkek yararına tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davalı-davacı erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davalı -davacı erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden davacı -davalı kadın yararına BOZULMASINA,3.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden....'e yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ....'ye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.