Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından Açılışından İddiadavacı Krediye Kurumsal Faizler Elden Kefalet Kefil

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ: █████/2023KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ----- vergi kimlik numaralı -----imzalandığı, ---- tarihinde faizler dahil ---- tutarlı kredi kullanıldığı, kullanılan --- seri numaralı işbu krediye ilişkin olarak -----tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesinde; -------- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi sözleşmesinin tamamını her ne kadar işbu dava açılışından önce bankadan talep etmiş ise de banka "mahkeme tarafından müzekkere yazılması yahut elden yetki verilmesi halinde verilebileceğini" beyan ettiği, ricaları üzerine yalnızca kredi sözleşmesinin kefalet bölümünün olduğu kısım taraflarınca paylaşılmış olduğundan işbu dilekçe ekinde yalnızca kefillerin olduğu kısım yer almakta olduğu, kefillerden ------ tarihinde vefat ettiğini, vefatı üzerine noter aracılıyla mirasçıları hakkında sorgulama yapıldığını, yasal mirasçıları olarak eşi ---- müşterek çocukları------- göründüklerini, ----, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı ---- vergi kimlik numaralı ------- tek yetkilisi olduğunun, vefatına kadar ki süreç boyunca dava dışı asıl kredi borçlusu olan şirketin, kredi borcunu kendisi ödemekte, kefillere herhangi bir risk teşkil etmediklerini, ------- vefatı sonrasında asıl borçlu şirket tarafından kullanılan kredinin taksit tutarlarının ödenmemeye başladığının şifahen öğrenildiğini, işbu şifahen öğrenmenin, müvekkili şirketinde aynı banka ve aynı şube ile çalışıyor olmasından kaynaklı olarak şube çalışanının müvekkil şirket yetkilisini telefon ile arayarak taksit bedelinin ödenmediğini, faiz işletilmeye başlanacağını, ilerleyen süreç içerisinde hesabın kat edilerek faizleriyle birlikte kredi borcunun tamamından tüm kefiller olarak sorumlu olduklarını, aleyhlerine yasal işlemlere başlanılacağını, kredi puanlarının düşeceğini ve hali hazırda kullanmakta oldukları ve ileride kullanmak isteyeceği kredilerde sorun yaşayacağını bildirmesi üzerine, müvekkili şirketin ticari hayatına devam edebilmesi ticari itibarına zeval getirmemek amacıyla; ----- Nisan ayı kredi taksit tutarı olan ----- tarihinde, 2022 yılı Mayıs ayı kredi taksit tutarı olan ---- tarihinde, 2022 yılı Haziran ayı kredi taksit tutarı olan ----- tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla ilgili bankaya ödendiğini, anılan kredi taksit tutarlarının taraflarınca ödendiğini bildirmek ve müvekkili şirket tarafından kefil sıfatıyla ödenmiş olunan tutarı rücu etmek amacıyla dava dışı asıl borçlu şirket olan ---- yasal mirasçıları olan --------- Yevmiye Numarası ile ihtarname gönderildiğini, ihtara cevap verilmediğini, herhangi bir ödemede de bulunulmadığı, ödemede bulunulmayan ve ihtarname ile de temerrüde düşürülen taraflar aleyhine ------ esas numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların işbu icra takibine haksız itiraz ettiğini, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu borca itiraz dilekçesi taraflarına ------- tebliğ edildiği, açıklanan tüm nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; dava dışı banka ile asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesinden doğan borcun müşterek ve müteselsil borçlu olan davacı firma tarafından alacaklıya ödenmesi nedeniyle diğer kefilin yasal mirasçılarına karşı açılan rücuen tahsil davasıdır.------ esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalılar-takip borçluları ile dava dışı ------ aleyhine --- tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 292.818,68 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular tarafından █████/2022 tarihli dilekçe ile borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın yasal 1 yıllık sürede açıldığı görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 97.294,35TL. tamamen ödeninceye kadar tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla sözleşmesel olarak yıllık %9 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek niteliksiz yasal faizi ile birlikte davalılardan istenilebileceği, bankacılık yönünden inceleme neticesinde; ------- dava dışı --------kapsamında ne kadar borcun olduğu hususunda: Bu hususta bankacılık yönünden yapılan inceleme neticesinde rapor içerisinde hesaplamaya yer verildiği, kefil davacının ---- kaynaklı borcun ödemesi nedeniyle diğer müteselsil kefil olan müteveffa ------ mirasçıları olan davalılardan rücuen tahsil talebinin yerinde olup olmadığı hususunda: ---- tarihinde ------arasında adi yazılı şekilde -------- imzalandığı; kredi limitinin 3.600.000TL. Olarak kararlaştırıldığı, emredici hukuk kuralı olan TBK m. 583/1 hükmünün “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz." şeklinde olduğu; “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 38. sayfasında “kefil olarak: ----- yazıldığı; işbu sayfada ayrıca el yazılı olarak “kefalet düzenleme tarihi” olarak ------“kefalet türüne “müteselsil kefalet': “medeni duruma “evli'; “kefil olunan azami miktara ----yazıldığı, imzanın bulunduğu, ancak sayfanın sağında yer alan “Eş Rızası” kısmının boş bırakıldığı “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 43. sayfasında “kefil' olarak --------yazıldığı; işbu sayfada ayrıca el yazılı olarak “kefalet düzenleme tarihi” olarak -----“kefalet türüne “müteselsil kefalet', “kefil olunan azami miktar'a ------ yazıldığı, imzanın bulunduğu, “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 48. sayfasında “kefil' olarak ----- yazıldığı; işbu sayfada ayrıca el yazılı olarak “kefalet düzenleme tarihi” olarak ----: “kefalet türü'ne “müteselsil kefalet”; “kefil olunan azami miktar'a ----- yazıldığı, imzanın bulunduğu, “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 53. sayfasında “kefil' olarak ----- yazıldığı; işbu sayfada ayrıca el yazılı olarak “kefalet düzenleme tarihi" olarak ----“kefalet türüne “müteselsil kefalet”, “kefil olunan azami miktar'a ------ yazıldığı, imzanın bulunduğu, “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 54. sayfasında ----- tarihinde “Kefalet Limitinin Artırılması"'nın düzenlendiği; “müteselsil kefil ------- kefalet miktarının ----- yükseltildiği; işbu sayfada ayrıca el yazlı olarak “kefalet türü'ne “müteselsil kefalet' “kefil olunan azami miktara ---- yazıldığı, imzanın bulunduğu, --- tarihinde -------yevmiye numaralı “Mirasçılık Belgesi" ile mirasbırakan ---- mirasçılarının (davalılar olan) 3/8 payla -----3/8 payla .----- 2/8 payla -------- anlaşıldığı, “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 38. sayfasında “kefil' olarak yer alan (mirasbırakan) ------ yasal mirasçılar olan davalıların sorumlu olduğu iddia edilmiş olup yasal mirasçıların sorumlu olup olmadığının tespit edilebilmesi için öncelikle -------TBK'nın emredici hükümlerine göre müteselsil kefil sayılıp sayılamayacağının irdelenmesi gerektiği; her ne kadar emredici hukuk kuralı olan TBK m. 583/1 hükmüne uygun olarak “Genel Kredi Sözleşmesi'nin 38. sayfasında el yazısı ile “kefalet düzenleme tarihi"; “kefalet türü"; “kefil olunan azami miktar' yazılmış ise de “medeni durum'"a “evli” yazıldığı için TBK m. 584/1 hükmü gereğince “eşin rızası”"nın olması gerektiği; zira ailenin ekonomik varlığının korunmasını amaçlayan, hem emredici nitelikte hem de kamu düzeninden olan TBK m. 584/1 hükmünün “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulma anında verilmiş olması şarttır.” şeklinde olduğu; hükümde yer alan “şarttır” ifadesi ile eşin yazılı rızasının bulunmasının zorunlu olduğunun kabul edildiği ancak sayfanın sağında yer alan “Eş Rızası” kısmının boş bırakıldığı işbu kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan emredici nitelikteki 6098 sayılı TBK'nın 584. maddesi gereği kefaletnamenin imzalandığı tarihte evli olduğu anlaşılan ------eş rızası bulunmadığından kefaletinin TBK m.271 hükmü gereğince kendiliğinden kesin hükümsüzlük yaptırıma tabi olduğu ve bu durumun hakim tarafından re'sen nazara alınacağı”; benzer bir yönde verilen --------.kefalette eş rızasının aranmasına ilişkin bu hükmün emredici niteliği gereği mahkemece resen gözetilerek bulunmaması halinde somut olayda olduğu üzere kefalet sözleşmesinin geçersizliğine karar verilmesinin de yerinde olduğu, ...onanmasına...” şeklinde olduğu; hal böyle olmakla ----- imzaladığı kefalet sözleşmesinin, eş rızasına rastlanmamasından ötürü kanunun emredici nitelikteki hükümleri gereğince kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu kabul edilir ise bu halde davacının, (----- yasal mirasçıları olan) davalıların sorumluluğuna gidemeyeceği; ancak TBK m. ███████ hükmü gereğince olayda eşin rızasının aranmayacağı kabul edilir ise bankacılık yönünden yapılan hesaplamaların nazara alınabileceği; bu noktada bankacılık yönünden yapılan değerlendirmede mirasbırakan ----- şirket ortağı ve/veya yöneticisi-imza yetkilisi olduğu ve davalıların sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir. Mahkememizin görevli olup olmadığı hususu değerlendirildiğinde; eldeki davanın kefilin kefile rücu talebi olmakla dayanak sözleşme genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması ve TTK 7. Maddede düzenlenen teselsül karinesi gözetildiğinde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu (emsal ---------- karar sayılı ilamı) anlaşılmış, yine kesin yetki de dava şartı olmakla HMK 11. Maddesi değerlendirildiğinde; HMK 11 / I (b) bendine göre terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar, murisin son yerleşim yeri mahkemesinde görülür ve bu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetkidir. bu hüküm mirasçıların elbirliğiyle hak sahipliği ilkesi gereğince birlikte hareket edeceği haller için geçerlidir. Yoksa mirasçıların müteselsilen sorumlu olduğu hallerde, bu hüküm uygulanmaz.Bu sebeple, ölmüş kefilin borçlarından mirasçılar müteselsilen sorumlu olduğuna göre (TMK 641/I), alacaklı mirasçıların her birine (mirasçının) kendi yerleşim yerinde dava açabilir (HMK 6) eldeki davada davalıların yerleşim yeri-------- sınırlarında olmakla Mahkememizin davaya bakmakla yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı ----- vergi kimlik numaralı ------ imzalandığı, kredi kullandırıldığı, kullanılan krediye ilişkin olarak --- tarihinde imzalanan kefalet sözleşmesinde; ----- (davacı müvekkil şirket), ---- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, --- vefatı nedeniyle kredi borcunun davacı müteselsil kefil tarafından 2022 yılı Nisan ayı kredi taksit tutarı olan ---- tarihinde, 2022 yılı Mayıs ayı kredi taksit tutarı olan ---- tarihinde, 2022 yılı Haziran ayı kredi taksit tutarı olan ------ tarihinde olmak üzere toplam 290.626,00 TLnin ilgili bankaya ödendiği, ödenen bedelden davalı- murisinin müteselsil kefil olması nedeniyle yasal mirasçıları davalıların da sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafça rücu alacağının tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Muris olan ----- müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğu, borçlu şirket müdürü/ yetkilisi olduğu, bu haliyle kefaletin geçerliliği için eş muvafakatine gerek olmadığı, davacı kefil tarafından ---------Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile TBK 587/4 ve 596. Maddeleri uyarınca kefaleten yapılan ödeme toplamı 290.626,00 TLnin 1/3 mertebesinde 96.875,33 TLnin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin muhatabına █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, TBK 596. Madde kapsamında borcu ödeyen kefilin diğer sorumlulara payları oranında rücu edebileceği, bu payın 1/3 oranında olması nedeniyle davacı alacağının 96.875,33 TL olduğu, takipte talep edilen işlemiş faiz ve gider alacağının yerinde olduğu anlaşılmakla, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş davanın kabulüne dair açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davanın KABULÜ ile, --- sayılı dosyasında davalılar/borçluların 96.875,33 TL asıl alacak, 311,87 TL işlemiş faiz ve 419,02 TL gider yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, 2)Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3)Alınması gerekli karar harcı 6.667,48 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile 6.397,63 TL bakiye harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4)Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5)Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 874,75 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.183,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ----- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025