Anahtar kelimeler: Nakden Usdnin Davranarak Vadesi Yapmamaları Satım Devralan Hisse Vadeli Devrettiğini

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2014Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin 26.02.2009 tarihli Hisse Devir Protokolü ile -------- hisselerinin 7.000.000,00 USD bedelle davalılara devrettiğini; Hisse Devir Protokolünde şirketin vadesi geçen ve vadeli borçlar toplamının 6.055.000,00 USD olduğunu ve bu miktarın,kararlaştırılan 7.000.000,00 USD hisse satım bedelinden düşülerek bakiye 945.000,00 USD'nin nakden ödendiğini; ancak, devralan davalıların protokol hükümlerine aykırı davranarak hisse devir bedeli olarak protokolde belirtilen kişilere ödemeleri yapmamaları sebebiyle, hisse bedelini eksik ödemeleri yanı sıra, cezai şart alacağının tahakkuk ettiğini; nitekim 26.02.2009 Tarihli Hisse Devir Protokolünün 2. maddesin nakit teminatlar başlığı altında yer alan 2.000.000,00 USD ile 1.695.633,86 TL'nin bayiler tarafından şirket ile akdedilen sözleşmeye uygun olarak talep edilmesi halinde, iadesi devralanların taahhüdü ve kefaleti altında bulunduğu ve bu ödemelerin zamanında yapılmaması halinde, devralanların devredenlere ödemesi yapılmayan miktarın iki mislini cezai şart olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığını; distribütörlerden ------ teminatın iade edilmediği gerekçesiyle------- Esas sayılı dosyada verilen kararın kesinleşerek iadesi lazım geldiğinin karar altına alınmasına rağmen, davalıların ödemeleri gerçekleştirmediklerin beyan etmiş; cezai şart alacağının tespiti ile şimdilik 10.000,00-USD'nin ve hisse devir bedelinin ödenmeyen kısmının tespiti ile şimdilik 10.000,00-USD'nin aynen veya fiili ödeme günü rayicindeki kur karşılığı üzerinden TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Cevap dilekçesinde özetle; İmzalanan protokolün davacıya tek başına talep hakkı vermediğini; protokole kişilerin de taraf olduğunu; mecburi dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını; hisse devir bedelinin ödenmediği iddiasının dayanaksız olduğunu; bir an için aksi bile kabul edilse bile, yargılama sonunda şirket tarafından ödenecek kalemlerin işbu davada talep edilmesinin hukuka aykırı ve böyle bir karar verilmesi halinde de ikinci kez ödeme sonucu çıkacağını; bu durumun ise hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; protokolde belirtilmeyen borçlar çıktığını, dolayısıyla devralanların ekstra yükümlülük altına girdiğini, davacının bildirmediği bu borç sebebiyle şirketin de zor duruma düştüğünü; marka sahibi olan ------- borcu olduğunun adı geçen dernekle yapılan protokol ile sabit olduğunu; müvekkilinin 15.07.2009 tarihli sözleşme ile bu borcu da üstlenmek durumunda kaldığını; cezai şarta dayanak protokolde teminatın, bayiler tarafından şirket ile aralarında akdedilen sözleşmeye uygun olarak talep edilmesi ancak bu halde teminat bedelinin ödenmemesi durumunda cezai şartın söz konusu olacağının kararlaştırıldığını, ancak bugüne kadar hukuka uygun talep oluşmadığı gibi kesin de olmadığını ve müvekkilinin temerrüde de düşürülmediğini; yargılaması devam eden dosya yönünden bedellerin ödenmemiş olması nedeniyle cezai şart talebinin hukuka uygun olmadığını beyan etmiş; davanın reddini, dava masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Birleşen dosya yönünden dava dilekçesinde özetle; --------- marka hakkını elinde bulunduran şirketlerin devri konusunda protokol tanzim ettiklerini, davacı----- davalılardan----- ailesine ait olan ve ---- bilinen markanın kullanım hakkına sahip olan ------- şirketinin devir edilmesi hususunda anlaştıklarını ve 26.02.2009 tarihinde taraflarca bir protokol imza edildiğini, protokol hükümlerine göre müvekkili --- ödemesi lazım gelen 945.000 USD devir tarihinde devredenlere ödenmediğini, söz konusu devir işlemleri akabinde şirket faaliyetlerine başladığını, yapılan yatırımlar ve geniş pazarlama ağına ulaşılması neticesinde de Yurt içi pazarında büyük bir paya sahip olmaya başladığını, Söz konusu devirden sonra müvekkili ve ailesine davalılardan ------nedeniyle tasarrufun iptali davaları açıldığını, müvekkilinin 2010 yılından beri başlayan sayısız dava ve yargılamada söz konusu senetlerin sonradan .------- isimli şahıslar arasında imza ve tanzim edildiğini, ortada aslında gerçek bir alacak - borç ilişkisi olmadığını, zira 7.500.000 USD gibi son derece büyük bir meblağın -------- sokulabilmesinin imkansız olduğunu, kaldı ki bu "borcun" zaten taraflarca imza altında alınmış protokolde dahi belirtilmediğini, yapılan bu ilişkinin açıkça hileli ve muvazzalı olduğunu iddia ve ispat ettiğini ancak -------- Numaralı kararıyla tüm bu haklı itirazları reddedilerek davaların kabulüne karar verildiğini ve müvekkilinin icra dosyalarında borçlu duruma düştüğünü, aynı kapsamda açılan bir diğer tasarrufun iptali davasının da alacak - borç ilişkisinin muvazzalı olması sebebiyle reddolduğunu, davalılardan------- Esas sayılı dosyasınca açmış olduğu tasarrufun iptali davasının da reddedildiğini, gelinen noktada davalılar ------ birlikte hareket ederek, satılan şirketi geri almak saiki içinde oldukları ve bu sebeple şirketi 14 yıldan fazla süredir müvekkillerinin işletemediklerinin ortada olduğunu, davalıların ortak iradeleri neticesinde açılan sayısız dava ve yapılan hacizler neticesinde ------ markasını elinde bulunduran şirketlerin atıl hale geldiğini -------markasının da piyasadan maalesef silindiğini, davalıların açıkça muvazaalı işlem yaparak, sonradan geriye doğru bir senet düzenleyerek davacıyı zarara uğrattıklarını, Yargıtay kararı ile sabit olan hileli işlemler nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın da davalılarca tazmini gerektiğini belirterek davalılar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde öncelikle Teminatsız, mahkeme aksi kanatte ise uygun bir teminat karşılığında İhtiyati Haciz Kararı verilmesini ve icra dairesinde infaz için tarafımıza yetki verilmesini, belirsiz alacak davası olarak Öncelikle mahrum kalınan karlar olmak üzere davacının diğer karşılaştığı davalar nedeniyle yaptığı tüm harcamalar için 1.000-TL maddi tazminata, ticari hayatının altüst olması ve ailesi içinde türlü tartışmalara karşı karşıya kalması nedeniyle duyduğu elem, üzüntü ve keder için 99.000-TL manevi tazminata hükmedilmesini, dosyanın irtibat nedeniyle ------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleştirilen---- sayılı dosyasında tefrik kararı verilerek, ----- esasa kaydı yapılmış, ----- tarihli kararla göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.HUKUKİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:Dava, hukuki niteliği itibariyle ; taraflar arasında akdedilen █████/2009 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen hisse devir bedeli ile cezai şart bedeline ilişkindir.Taraflar arasında akdedilen hisse devir protokolü, dosyaya celp edilmiştir. Davaya dayanak gösterilen ---------- esas sayılı dosyaları dosyamız içerisine alınmıştır. TBK 182 madde kapsamında inceleme yapmak üzere dava dışı şirket defterleri üzerinde Mali inceleme yaptırılmış, davalıların verilecek karar neticesinde maflarına sebep olup olmayacağı hususu bilirkişi raporu doğrultusunda değerlendirilmiştir.Mahkememizce █████/2020 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; ------maddesi uyarınca, ------------ kararına nazaran; davalıların, zamanında ödeme yapmadığı ve bu nedenle cezai şart talep koşulunun oluştuğu, İadesine karar verilen teminat miktarının 1.000.000,00-USD olması sebebiyle, taraflar arasındaki Protokol'de kararlaştırılan “cezai şart tutarı iki misli" karşılığının 2.000.000,00-USD'ye isabet ettiği; davalıların tacir olmaması halinde cezai şart miktarında indirim yapılıp yapılamayacağı konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalıların tacir olmaları halinde, mezkur cezai şart miktarının ödenmesinin, davalıların ekonomik mahvına sebep olup olmayacağı ve buna göre cezai şart miktarında indirim yapılıp yapılamayacağı hususunda da takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Protokol'e davacı dışında başka kişilerin de devreden sıfatıyla taraf olduğu; buna göre davacının tek başına talep hakkı olup olmadığı ya da payı oranında talep hakkı olması halinde devre konu hisse oranını dosyadan kesin olarak anlaşılamadığı göz önüne alındığında bu hususların takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce █████/2025 tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Dava dışı ------ tarafından ibraz edilen; 2009 yılı yevmiye defteri, kebir defteri noter açılış onamaların yasal sürede yaptırıldığı, yevmiye defteri noter kapanış tasdikinin yasal sürede yaptırılmamış olduğu, envanter defterinin ibraz edilmediği, 2010 yılı yevmiye defterinin açılış onamasının yasal sürede yaptırıldığı, yevmiye defteri noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılmadığı, defteri kebir ile envanter defterinin ibraz edilmediği,2011 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının süresinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının süresinde yaptırılmamış olduğu, ---------- yılları ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının son günü 30.06.2025 tarihi olduğundan henüz yaptırılmamış olduğu,dava dışı ------------ tarafından ibraz edilen; 2009 yılı envanter defterinin açılış onama tarihinin silik olduğu okunmadığı, yevmiye defteri ile envanter defterinin ibraz edilmediği, 2010 yılı yevmiye defteri, envanter defteri açılış onamasının yasal sürede yaptırıldığı, yevmiye defteri noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılmadığı, defteri kebirin ibraz edilmediği 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının son günü 30.06.2025 tarihi olduğundan henüz yaptırılmamış olduğu, dava dışı ---------- tarafından ibraz edilen; 2013-2014 -2017 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin noter kapanış onamalarının sürelerinde yaptırılmamış olduğu,------- yılları ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılları ticari defterlerinin noter açılış onamalarının sürelerinde yaptırıldığı, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının son günü 30.06.2025 tarihi olduğundan henüz yaptırılmamış olduğu, Cezai Şartın Davalıların Mahfına Sebep Olup Olmayacağı Tenkisi Gerektirip Olup Olmadığın Yönünden: Davalıların hissedarı olduğu, ------------ yılından itibaren satışların bulunmadığı. Likidite oranı 2009 -2024 yılları arasında genel kabul görmüş 1 oranının altında olduğu. Eş değişle Şirketin likit değerleri ile; 2009 yılında 2.063.660,94 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 255.065,69 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, 2014 yılında 2.844.545,74 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 913.200,06 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, 2024 yılında 2.168.121,25 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının, 802.948,45 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu , davalıların hissedarı olduğu, ----------nin, 2010 yılından itibaren satışların bulunmadığı. Likidite oranı 2009 -2024 yılları arasında genel kabul görmüş |oranının altında olduğu, eş değişle şirketin likit değerleri ile; 2009 yılında 5.029.573,28 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 3.326.089,40 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, 2014 yılında 3.696.350,31 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 3.025.165,11 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, 2024 yılında 3.586.266,65 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 2.564.263,60 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, davalıların hissedarı olduğu ----------, 2010 yılından itibaren satışların bulunmadığı. Likidite oranı 2009 - 2011 yıllarında arasında genel kural olarak 1,0'dan küçük olduğu, 2012 -2024 yılları arasında Cari Oranın genel kural olarak 1,0'dan büyük olduğu, Şirketin likit değerleri ile; 2009 yılında 723.570,30 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının 105.555,70 TL'lik kısmını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, 2014 yılında 99.046,68 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının tamamını karşılama kabiliyetine sahip olduğu. 1.455.880,20 TL 2024 yılında 2.592,90 TL tutarındaki kısa vadeli borçlarının tamamını karşılama kabiliyetine sahip olduğu, davaya konu olan 2.000.000 USD cezai şart tutarının, 31.12.2009, 31.12.2014 ve 31.12.2024 tarihlerinde ------- tarafından yayınlan döviz alış kuruna göre TL karşılığının sırasıyla 2009, 2014 ve 2024 yıllarına ait Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar (Borçlar) eklenmesi ile şirketlerin kısa vadeli borçlarını karşılama kabiliyeti aşağıdaki gibidir.2.0000.000 USD X 1,4873 — 2.974.600,002.0000.000 USD X 2,3269 — 4.653.800,002.0000.000 USD X 32.7834 — 65.566,800Davalıların hissedarı olduğu. -------- yılları bilançosuna göre Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada güçlük çektiği, Talebe konu olan cezai şartın Kısa Vadeli Borçlara eklenmesi ile yapılan hesaplamada, şirketlerin likidite değerlerinin Kısa Vadeli Borçlarının karşılamada daha zorlanacağı, Davalıların hissedarı olduğu---------- bilançosuna göre Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada güçlük çektiği, 2014 ve 2024 yılları bilançosuna göre Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada güçlük çekmediği, talebe konu olan cezai şartın Kısa Vadeli Borçlara eklenmesi ile yapılan hesaplamada, şirketin Kısa Vadeli Borçlarını karşılamada daha zorlanacağı, Talebe konu cezai şart tutarının davalıların şirketin mahvına sebep olup, olmayacağı hakkında Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen hisse devir protokolü, bayilik sözleşmesi, atıye bırakma dilekçesi, ıslah dilekçeleri ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında █████/2009 tarihinde hisse devir sözleşmesi yapıldığı, iş bu sözleşmeye göre dava dışı ----- şirket ortakları----- kendi adına ve ----- mevcut hisselerini ----------- devir etmişlerdir, bu sözleşmeye göre taraflar mali mutabakat listesi hazırlamışlar, vadesi geçen borçların toplam miktarının 6.055.000,00-USD olup ,mutabık kalınan 7.000.000,00-USD düşülecek olup, bakiye kısmın devir tarihinde hisse bedeli olarak nakden ödeneceğini kararlaştırdıkları, prokotokolün ekinde yer alan nakdii teminat başlığı altında yer alan 2.000.000,00-USD ile 1.695.633,86-TL'nin ise bayiler tarafından şirket ile aralarında akdedilen sözleşmeye uygun olarak talep edilmesi halinde iadesinin devir alanların taahhüdü ve kefaleti altında olduğu, ödemelerin yapılmaması halinde miktarın iki misli cezai şart ödemekle yükümlü oldukları taahhüt edilmiştir. Nakdi teminat listesine bakıldığında distribütör teminatları başlığı altında ---- olmak üzere nakdi teminatların yer aldığı, teminatlarla ilgili olarak-----dosyasında ------ aleyhine teminatın iadesi istemli dava açıldığı, iş bu davanın kabulüne karar verilerek, kararın kesinleştiği görüldü.----- sayılı dosyasında ------- tarafından davalılar aleyhine teminatın iadesi sebebine dayalı itirazın iptali davası açıldığı ve iş bu davanın da kabulüne karar verildiği görüldü. Davacı vekili █████/2015 tarihli dilekçesi ile; -------- iade edilmemiş, nakdi teminat nedeniyle hisse devir protokolünün 2 . Maddesi uyarınca tahakkuk etmiş cezai şart alacağının şimdilik 10.000.-USD tahsiline, diğer nakdi teminatlar nedeniyle tahakkuk etmiş cezai şart alacağımız ve hisse devir bedelinin ödenmeyen kısmının tespiti ile şimdilik 10.000.-USD 'nin tahsiline ilişkin talepleri açısından atıye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair beyan dilekçesi sundukları iş bu beyan dilekçesine davalıların muvafakat ettikleri anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklardan bir tanesi, davanın belirsiz alacak mı , yoksa kısmı alacak davası olarak açılması gerektiğidir. Dava dilekçesi ve daha sonra mahkemeye sunulan dilekçeler incelendiğinde; davacı taraf protokol ile belirlenmiş ve protokolün ekinde nakdi teminatlar başlığı altında gösterilen distribütör firmalar tarafından verilen nakdi teminatların iadesini talep etmiş olup, bu talep belirlenebilir bir taleptir ve cezai şart alacakları HMK hükümlerine göre , belirsiz dava niteliğinde açılamaz, bu nedenle dava kısmı alacak davası olarak d eğerlendirilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 4.000.000-USD cezai şart ile 1.000.000-USD hisse devir bedeline ilişkin toplam 5.000.000-USD alacak talebini ıslah etmiştir. Islah harcı ikmal edilmiştir, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliği edilmiş , davalı taraf █████/2024 tarihinde vermiş olduğu beyan dilekçesinde davacı yanın atıye terk ettiği alacak kalemleri yönünden zaman aşamı itirazında bulunmuş ancak atıye bırakılmayan diğer alacaklar yönünden zaman aşamı itirazında bulunmamıştır. Bu nedenle her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme 2009 yılında yapılmış ve █████/2024 tarihinde de ıslah dilekçesi mahkemeye sunulmuş ise de, atıye bırakılan talepler dışında kalan talepler yönünden süresinde zaman aşamı itirazı sunulmadığından , davacı tarafın ıslah dilekçesinde atıye bırakılan talepler dışında kalan ---------- ilişkin 1.000-USD 'lik cezai şart talebi zaman aşımına uğramadığından bu kısımla ilgili değerlendirme yapılmıştır. Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu █████/2015 tarihli bir kısım taleplerin atıye bırakma dilekçesinde, ---------- yönünden de talebin atıye bırakılıp bırakılmadığı noktasındadır. Dilekçe incelendiğinde; davacı vekilinin beyan dilekçesinin 1 bendinde açık bir şekilde ---------yönünden cezai şart talebi yönünden talebini tekrarladığı, diğer nakdi teminatlar ve ödenmeyen hisse devir bedelleri yönünden davalarını atıye bıraktıklarını açık bir şekilde beyan etmişlerdir. Bu beyan kapsamında ve bu haliyle de davalı tarafından atıye bırakma talepleri kabul edilmiştir. Bu nedenle hüküm kurulurken gerekçeli açıklandığı üzere -------- tarafından dava dışı şirkete verilen teminatın süresinde, devir alanlar tarafından iade edilmemesi ve bu durumun yargı konusu yapılması nedeniyle protokol hükümlerine hisseyi devir alan davalıların riayet etmemesi nedeniyle---- cezai şartın protokolde de gösterildiği üzere iki katı olacak şekilde hükmedilmesine karar verilmiştir. ------------- dosyasında, davalılar tarafından davacı aleyhine İİK 277 maddesine göre tasarrufun iptali davası açılmış olup, iş bu davanın davalılar tarafından bekletici mesele yapılmasını talep edilmiş , mahkemece bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş ancak daha sonra gelinen aşamada yapılan yargılama neticesinde bir asliye ticaret mahkemesinde görülen davanın tasarrufun iptalini sağlayacak bir dava olmayıp sadece alacak miktarı kadar, cebri icra yetkisi tanıyan bir dava olduğundan ve sözleşmenin tamamen ortadan kalkması ve protokolün geçersiz sayılması bu dava ile mümkün olmadığından bekletici mesele yapılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.Taraflar arasında akdedilen protokol gereği itirazın iptali davasına da konu olan ------- yönünden kararlaştırılan ve taahhüt edilen nakdi teminat listesinde yer alan 1.000.000-USD nin 2 katı olan 2.000.000-USD cezai şart bedelinin davalıların mahvına sebep olup olmayacağı yönünde dava dışı şirketin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalıların SED araştırılması yapılmış, davalıların tacir olup olmadıkları konusunda ilgili yerlere müzekkereler yazılmıştır, bilirkişi raporu ve toplanan belgeler birlikte değerlendirildiğinde ; şirketin mali tablosunda talebi konu cezai şartın kısa vadeli borçlara eklenmesi ile yapılan hesaplamada şirketin kısa vadeli borçlarını karşılamada zorlanacağı, bu nedenle davalıların şirket ortağı olarak, bir kısmının da tacir olmaması da göz önünde tutularak TBK 182/3 bendi gereğince hükmedilecek cezai şart koşulunun 1/2 oranında indirilmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıklardan bir diğeri de TBK 179/1 ya da TBK 179/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönündedir. TBK 179/1 maddesinde " bir sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa , aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklıya borcun ya da cezain ifasını isteyebilir. TBK 179/2 maddesinde ise " ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş ve ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça , asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." taraflar arasında akdedilen protokol incelendiğinde cezai şartın bağlı olduğu hüküm, cezai şarta neden olan dava dışı şirkete distirübütörlük anlaşması neticesinde dava dışı bayi şirketler tarafından verilen nakdi teminatların süresi içerisinde distirübütörlere iade edilmemesi ve distirübütörlerin hisseyi devir alanlara karşı teminatın iadesi davaları açmaları neticesinde hukuki uyuşmazlığın ortaya konduğu ve devir alanların protokol hükümlerini yerine getirmedikleri anlaşılmış olup TBK 179/2 maddesi gereğince cezai şart belirlenmiştir. Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ; davacının davasının kısmen kabul , kısmen reddi ile 10.000.00-USD 'nin dava tarihinden itibaren bakiye kalan 990.000,00-USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince devlet bankaları tarafından döviz cinsinden olan mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer nakdi teminatlar ve hisse devrine ilişkin talebin davacı tarafça atiye bırakılması sebebiyle HMK 123 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın Kısmen Kabul, Kısmen reddi ile ; 10.000.00-USD 'nin dava tarihinden itibaren bakiye kalan 990.000,00-USD'nin ıslah tarihinden itibaren 3091 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince devlet bankaları tarafından döviz cinsinden olan mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Diğer nakdi teminatlar ve hisse devrine ilişkin talebin davacı tarafça atiye bırakılması sebebiyle HMK 123 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına,3-Alınması gerekli 150.966,91.TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 756,65.TL harç ile ıslah ile yatırılan toplam (75.108,00.TL + 113.837,00.TL + 954.616,25.TL=) 1.143.561,25.TL harç toplamı 1.144.317,90.TL harçtan mahsubu ile bakiye 993.350,99.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 150.996,91.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 1.050,00.TL tebligat / posta gideri ile 12.700,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 13.750,00.TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre takdiren 1/2 oranında (6.875,00.TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 303.102,92.TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 303.102,92.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalılar Vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile--------- muhalefi ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025 MUHALEFET ŞERHİ Sayın heyetin çoğunluk görüşüne;---------- sayılı dava dışı 3.kişiler tarafından İİK madde 277 kapsamında ikame edilen tasarruf iptaline ilişkin davanın, mahkememiz dosyası ile fiili ve hukuki bağlantısı nedeniyle bekletici mesele yapılması gerekmesi, - Davacının açtığı davasını belirsiz alacak davası olarak nitelendirmesi, davanın esasının taraflar arasındaki protokolün 2.maddesi gereği bazı ödemelerin yapılmaması halinde cezai şart alacağı hakkının doğduğuna ilişkin olduğu, davacının iddiasını dayandırdığı olguların ------- sayılı dosyası ile teminatların iade edilmemesine dayandırıldığı, davacının hisse devri sonrası dava konusu şirketin ödemelerini denetleyemediği, kaldı ki bu hususun dava konusu olacak şekilde ihtilaflı olduğu, bu noktada ödemelerin yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, o cihette davacının alacağını belirsiz alacak davası ile açabileceği, alacağın niteliğinin cezai şart olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, bu noktada davanın kısmi dava olarak nitelendirilerek, değer arttırım dilekçesinin ıslah olarak değerlendirilerek iki farklı temerrüt tarihi belirtilmesi yerinde olmayıp, davanın belirsiz alacak davası olduğundan tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmesi,Gerekçeleriyle katılmıyor, karara muhalefet ediyorum.