Anahtar kelimeler: Aksaray Gününün Nafakalar Nafakaların İstemli Ziynet Erkeğin Davetiye Erkek Davacıkarşı

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakalar, velâyet yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları ile ziynet alacağı davasının reddi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı- karşı davalı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı- karşı davacı ... vekili Avukat .... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadına "öfke kontrolünün olmadığı" vakıası kusur olarak yüklenmişse de bu vakıanın ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıanın kusur olarak yüklenilmesinin mümkün olmadığı, ancak belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlara göre yine de davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.İlk Derece Mahkemesince ziynet alacağı davası yönünden "...6100 Sayılı HMK'nın 307 ve devamı maddelerine bakıldığında davadan feragatin hüküm kesinleşinceye kadar yapılması gerektiği, yapıldığı zaman ise davayı kesin biçimde sonuçlandıran ve kesin bir hükmün bütün sonuçlarını doğuran bir usul kuralı olduğu, önceki davalardan yanılma, hile ya da başka etki ile feragat edildiğinin ileri sürülmediği, feragatin davaya konu edilen tüm hususları kapsaması nedeniyle tarafları konusu ve içeriği aynı olan mevcut davamızdaki altın alacağının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle ziynet alacağı davasının reddine karar verildiği görülmüştür. Yapılan incelemede kadın tarafından erkek aleyhine 21.06.2019 tarihinde boşanma ve ziynet alacağı istemine dair dava açıldığı, 12.07.2019 tarihinde kadın tarafından sunulan dilekçede "...Davalı eşim ile uzlaşmam nedeni ile Mahkemenize açılmış olan davamdan feragat ettiğimi beyan ederek..." şeklinde belirttiği ve Mahkemece "...Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davanın Boşanma (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeni İle Boşanma (Çekişmeli ) davası olduğu, davacının HMK.nun 307 ve 309. Maddeleri gereğince davasından feragat ettiği, feragatın davayı tek taraflı sonlandıran işlemlerden olması da nazara alınarak HMK.nun 311. maddesi gereğince davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kadın tarafından yine 31.12.2019 tarihinde erkek aleyhine boşanma ve ziynet alacağı istemine dair ikinci bir dava açıldığı, 27.01.2020 tarihinde sunulan dilekçe ile "...Yukarıda dosya nosunu sunmuş olduğum davadan feragat ediyoruz..." şeklinde belirtildiği, ve Mahkemece "...Davadan feragat davayı kesin biçimde sonuçlandıran ve kesin bir hükmün bütün sonuçlarını doğuran bir usul kuralıdır, davacı vekili vekaletnamedeki yetkisine dayanarak açtığı boşanma istemli davadan feragat beyanında bulunduğu anlaşılmakla diğer yönler araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olduğu görülmüştür. Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 307 nci maddesinde "davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde de hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği düzenlenmiştir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması kanun gereğidir. 6100 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.” hükmünü amirdir. İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı daha önce açılan ziynet taleplerinden feragat edildiği gerekçesiyle görülmekte olan temyize konu dosyada ziynet alacağı davasının reddine karar verilmişse de yukarıda belirtildiği üzere kadın tarafından erkek aleyhine açılan her iki davada da kadının ziynet alacağı davası yönünden ayrıca ve açıkça şüpheden uzak bir feragat beyanının olmadığı ve Mahkemece ziynet alacağı davası yönünden işin esasına girilip tüm dosya kapsamı incelenerek gerçekleşecek sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden davacı-karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA,3.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL'lik vekâlet ücretinin ....'dan alınıp, ....'a verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden....'a iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden .....'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.