Anahtar kelimeler: Avukatgeldi Gelenin Gününün Manevî İstemli Erkeğin Davetiye Yoksulluk Davacıkarşı Gelmedi
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Aile Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, manevî tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, velâyet yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 16.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat....geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı-karşı davalı kadın vekilince yukarıda belirtildiği üzere temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilmişse de kusur belirlemesinin hatalı yapıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı ve İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen kusurlu davranışların erkek aleyhine kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadına yüklenen "ortak çocuklarla yeterince ilgilenmediği ve onlara fiziksel şiddet uyguladığı" vakıalarının ispatlanamadığı ve ispatlanamayan vakıaların davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
    3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak manevî tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    KARAR
    1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen manevî tazminat talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen manevî tazminat talebi yönünden davacı-karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA,
    3.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin....'dan alınarak....'ye verilmesine,
    Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!