Anahtar kelimeler: İib Çed Mermer Karamanlı Grubu Maden Burdur İzinleri Sekizinci Ruhsatına

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Burdur İli, Karamanlı İlçesi sınırları içerisinde Sicil: ... sayılı II-(b) grubu mermer maden işletme ruhsatına sahip olan davacı şirket tarafından, işletme alanı, ÇED alanı ve mülkiyet izinleri alanları dışında üretim yaptığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi gereği 2019 yılı miktarı üzerinden 77.632,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından mahallinde hazırlanan tetkik raporunda davacı şirketin işletme izni alanı dışında faaliyette bulunduğunun yerinde yapılan denetimde tespit edildiği, zaten bu durumun aksi dava dilekçesinde de ileri sürülmediği, buna göre işletme izni alanı dışındaki bu faaliyetin 3213 sayılı Maden Kanunun 10. maddesinin 8. fıkrasının h) ve ı) alt bendine göre haksız mal iktisabı sayıldığı, haksız mal iktisabında bulunanlara da Kanunun 10/7. maddesine göre para cezası verileceği açıkça düzenlenmekle birlikte, davacı şirketin daha önceden 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince idari para cezası ile tecziye edilmişken aynı eylemi sebebiyle bu kez aynı Kanunu'nun 10.maddesinin 7. ve 8.fıkrasının alt bendi uyarınca ikinci kez idari para cezası ile tecziye edildiği anlaşıldığından, davacı şirketin 77.632,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. madde izinleri dışında üretim yapıldığı ve haksız yere hak iktisabı nedeniyle işlemin tesis edildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur ili, Karamanlı ilçesi sınırları içerisinde Sicil: ... sayılı II-(b) grubu maden işletme ruhsatı 11.02.2016 tarihinde 10 yıl süreli olarak davacı adına düzenlenmiştir. Davacı şirketin ruhsat sahasında 12-15.04.2019 tarihleri arasında mahallinde tetkik yapılarak 25.04.2019 tarihli tetkik ve değerlendirme raporunda; "Y:... koordinat civarında 2017 yılında açılan ve üretim faaliyetinde bulunan (3 nolu ocak), mevcut işletme izni alanı dışında kalmaktadır. Söz konusu üretim Genel Müdürlüğümüze 2017 yılı işletme faaliyet bilgi formu ekinde verilen imalat haritasında gösterilmiştir. İzin alanı dışındaki ocak, ÇED ve mülkiyet izinleri dışındadır. Faaliyetler rödovansçı firma tarafından yürütülmüştür. İzin alanı dışında tespit edilen ocaktan ne kadar üretim yapıldığı heyette haritacı olmadığından tespit edilememiştir." denildiği, bunun üzerine davacı şirkete ilk olarak işletme alanı, ÇED alanı ve mülkiyet izinleri alanları dışında üretim yaptığından bahisle ... tarih ve E... sayılı işlemle 3213 sayılı Kanunun 7/21. maddesi uyarınca 46.579,00-TL para cezası verildiği görülmüştür. Daha sonra ise davalı idarenin ... tarih ve E... sayılı işlemi ile işletme izni alanı dışında yapılan bu üretimlerin haksız yere mal iktisabı olduğu, bu durumun gerçek ve yanıltıcı beyan olduğu gerekçesiyle aynı Kanunun 10/7 maddesi esas alınarak 2019 yılı miktarı olan 77.632,00-TL idari para cezası verildiği ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tek fiile tek ceza verilmesi bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi birlikte uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır.Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrasında ''Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-███████ md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir.'' hükmü yer almaktadır. Madde metni incelendiğinde öngörülen yaptırım; haksız surette hak iktisap edilmesi halinde kanun koyucu tarafından idari yaptırım öngörülmüştür. 7. maddesinin 21. fıkrasında ise; çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulması halinde uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir. Söz konusu maddede maden ruhsatları mevcut olan madencilere, işletme izni için alınması gereken çevresel etki değerlendirmesi kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaksızın veya 13. fıkraya aykırı olarak üretim yapmaları halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür.Dairemizce belirtilen hususlar gözetilerek yapılan değerlendirmede, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Uyuşmazlıkta; davacı şirket hakkında, dava konusu maden sahasına ilişkin ilk olarak işletme alanı, ÇED alanı ve mülkiyet izinleri alanları dışında üretim yaptığından bahisle sonrasında ise haksız surette hak iktisabında bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle dava konusu idari para cezaları tesis edilmiştir.Somut olayda; davacının gerekli izinlere ve işletme iznine sahip olduğu halde mevcut izin alanının dışında üretim yapıldığının tespiti üzerine idari para cezaları düzenlenmiş olup, söz konusu fiil sebebiyle Maden Kanunun hem 10. maddesinin 7. fıkrası hem de 7. maddesinin 21. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde bu yönde hukuka aykırılık görülmemiştir.Ancak, Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan █████/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır. Bu nedenle 10.04.2019 tarihinde gerçekleştirilen fiil nedeniyle 2019 yılına ilişkin idari para cezası miktarı üzerinden para cezası verilmesi gerekirken, 2020 yılına ilişkin güncellenen miktar üzerinden verilen idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmamıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava, Burdur İli, Karamanlı İlçesi sınırları içerisinde Sicil: ... sayılı II-(b) grubu mermer maden işletme ruhsatına sahip olan davacı şirket tarafından, işletme alanı, ÇED alanı ve mülkiyet izinleri alanları dışında üretim yaptığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi gereği 2019 yılı miktarı üzerinden 77.632,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrasında '' Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-███████ md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir.'' hükmü yer almaktadır. Davalı idare tarafından mahallinde 25.04.2019 tarihinde gerçekleştirilen tetkik sonrası hazırlanan raporunda; "... koordinat civarında 2017 yılında açılan ve üretim faaliyetinde bulunan (3 nolu ocak), mevcut işletme izni alanı dışında kalmaktadır. Söz konusu üretim Genel Müdürlüğümüze 2017 yılı işletme faaliyet bilgi formu ekinde verine imalat haritasında gösterilmiştir. İzin alanı dışındaki ocak ÇED ve mülkiyet izinleri dışındadır. Faaliyetler rödovansçı firma tarafından yürütülmüştür. İzin alanı dışında tespit edilen ocaktan ne kadar üretim yapıldığı heyette haritacı olmadığından tespit edilememiştir. " denildiği, bunun üzerine davalı idarenin ... tarih ve E... sayılı işlemi ile işletme izni alanı dışında yapılan bu üretimler haksız yere mal iktisabı olduğu, bu durumun gerçek ve yanıltıcı beyan olduğu gerekçesiyle Kanunun 10/7 maddesi esas alınarak 2019 yılı miktarı olan 77.632,00-TL idari para cezası verildiği davacının faaliyetlerinin devamlılığı da göz önüne alınarak dava konusu işlemde miktar yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşüncesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.