Anahtar kelimeler: Kalker İia Aleyhlerine Sahası Tabii Uhdesinde Grubu Denizli Maden Petrol

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : ████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Denizli ili, ... ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan ... sicil sayılı II(a) grubu (kalker) işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak Maden Kanununun 10. maddesi uyarınca davacı şirkete 77.632,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından davalı idareye █████/2018 tarihinde ibraz edilen ve █████/2017 - █████/2017 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan işletme faaliyet raporunda, 2017 yılında ruhsat sahasında 25.693,00 ton üretim yapıldığının beyan edildiği, her ne kadar davalı idarece mahallinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen █████/2017 tarihli raporda, 2017 yılında üretim olmadığı tespit edilmişse de söz konusu tespitin █████/2017 tarihine kadarki dönem için yapılmış bir tespit olduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından davalı idareye 2017 yılında ruhsat sahasında 25.693,00 ton üretim yapıldığının bildirilmesi karşısında, davacı şirketin 2017 yılının, █████/2017 tarihinden sonraki kısmında üretim yapmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin hem üretimin yapıldığı 2017 yılında hem de dava konusu işlemin tesis edildiği █████/2019 tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, Genel Müdürlükçe faaliyeti durdurulan sahalarda üretim faaliyetinde bulunulmasının haksız yere hak iktisabı sayılacağının, haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususla ilgili yapılmış beyanların gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edileceğinin ve gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, bu haliyle davacı şirketin gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak fiilinin sübuta erdiği, ancak, davacı şirketin sübut bulan söz konusu fiilinin 2017 yılında işlendiği, buna göre bu fiile karşılık verilecek idari para cezasının 2017 yılı değerleme oranları dikkate alınarak 54.812,00-TL olarak belirlenmesi gerektiği halde idari para cezasının 2019 yılı değerleme oranına göre 77.632,00-TL olarak belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin 22.820,00-TL'lik kısmının iptaline, 54.812,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarece davacıya üretim faaliyetlerinde sakınca olmadığı yolunda bildirim yapıldığı, faaliyeti durdurulan bir madende stok satışına engel bir düzenleme bulunmadığı, yönetmelik değişikliği ile getirilen düzenlemelerin geriye yürütülemeyeceği ve davacının geçmiş zaman fiili nedeniyle sorumlu tutulamayacağı; Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle yargılama giderleri içerisinde yer alan harç miktarından sorumlu tutulamayacağı, davada kabul ve ret oranı farklı olduğundan aynı maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, sadece idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak, teknik personelin yerinde yaptığı denetime istinaden tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın Denizli İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.