Anahtar kelimeler: Üniforma Bariz Bakanı Kıyafet Kurumsal Yönergesinin Yönergenin İçişleri Onuncu Ederken

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. ...DAVANIN_KONUSU : █████/2020 tarih ve 1295 sayılı İçişleri Bakanı Onayı ile yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Üniforma Yönergesi'nin 1. ve 2. maddelerinde yer alan "memur" ibarelerinin iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönergenin özel güvenlik görevlileri açısından tek tip kıyafet uygulaması getirdiği, fakat özel güvenlik görevlilerinin hizmetlerini ifa ederken her birinin gerek kurumsal gerekse çalışma düzeni açısından bariz farklılıklar gösterdikleri, Bakanlıklarda çalışan koruma ve güvenlik memurlarının, 657 sayılı Kanun çerçevesinde devlet memuru olarak çalışmakla birlikte ifa ettiği hizmet açısından Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu’na tabi olduğu, dava konusu Yönergeyle bütün özel güvenlik görevini ifa eden görevlilerin hepsinin aynı kefeye konularak tek tip kıyafet politikasının izlenmesinin yeterli caydırıcılık etkisi oluşturmadığından açıkça kamu yararına aykırı olacağı, kamu kurum ve kuruluşlarında özellikle de stratejik olan yerlerde görev yapan devlet memuru kadrosundaki güvenlik görevlilerinin hem kendisini hem de kurumunu olası saldırılardan korumak için öncelikle caydırıcı gözükmesi gerektiği, Yönergede devlet memuru kadrosundaki özel güvenlik görevlilerinin görevin ifası sırasında diğer özel güvenlik görevlileriyle tek tip (aynı) kıyafeti giymesinin düzenlendiği, bunun ise dışarıdan bakıldığında gerekli olan caydırıcılığı gerçekleştirmeyeceği, bu nedenlerle dava konusu edilen ibarelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.DAVALININ SAVUNMASI : 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4 Nisan 2018 tarihi itibarıyla kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron olarak çalışan yaklaşık 116.000 özel güvenlik görevlisinin sürekli işçi kadrolarına geçiş yapması üzerine ilgili mevzuat hükümleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında memur ve/veya sürekli işçi statüsünde çalışan özel güvenlik görevlileri ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan özel güvenlik görevlilerinin; toplum nezdindeki saygınlıklarının, güvenilirliklerinin, aidiyet duygularının, kuruma bağlılıklarının, görünürlüklerinin arttırılması, önleyici güvenlik hizmetlerinin etkin biçimde yürütülmesinin sağlanması, birlikte çalışabilme yetilerinin geliştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla üniformalarına ilişkin usul ve esasları düzenleyen ve bu yerlerde çalışan özel güvenlik görevlilerine ait üniformaların renk, şekil, cins ve esasları ile bu üniformalarda kullanılacak işaret, sembol, logo ve armaları kapsayan “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Üniforma Yönergesi”nin █████/2020 tarihinde Bakan Onayı ile yürürlüğe girdiği, koruma ve güvenlik memuru kadrosu ile sürekli işçi kadrosunda görev yapan özel güvenlik görevlilerinin her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre farklı statüde olsalar da 5188 sayılı Kanun açısından statü ayrımı gözetilmeksizin kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette görev ifa eden kişiler olduğu, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 13. maddesi hükmü ile Uygulama Yönetmeliğinin 22. maddesi uyarınca, özel güvenlik görevlilerinin üniforma ve üniformalarını tamamlayan unsurlar bakımından düzenleme yapma konusunda Bakanlıklarının yetkili olduğu, “memur” ya da “işçi” statüsünde çalışan özel güvenlik görevlileri arasında 5188 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı açısından giyecekleri üniforma, kullanacakları yetkiler ile tabi oldukları yasak ve cezalarla ilgili herhangi bir fark bulunmamakta olduğu, Yönergede talep edilen değişikliğin yapılması halinde aynı yerde görev yapan özel güvenlik görevlileri arasında farklı üniformalarla görev yapılması gibi durumlarla karşı karşıya kalınabileceği, bunun ise Yönergenin yürürlüğe konulmasındaki amaçla örtüşmeyeceği, 5188 sayılı Kanun'un 13. maddesinin verdiği icrai karar alma yetkisinin hukuki sınırlarının dışına çıkılmadan alt hukuki metin olarak düzenlenen dava konusu Yönerge ile üniforma ve tamamlayıcı unsurlarının (renk, şekil, cins ve esasları ile bu üniformalarda kullanılacak işaret, sembol, logo ve armaları) herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir bir şekilde açıklığa kavuşturulduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI :...DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı Sendika tarafından, █████/2020 tarih ve 1295 sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe giren "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Üniforma Yönergesi"nin 1. ve 2. maddelerinde yer alan "memur" ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.5188 sayılı "Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun"un 1. maddesinde Kanun'un amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemek olarak ifade edilmiş; "Kıyafet" başlıklı 13. maddesinde; "Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler." hükmüne; "Görev dışında çalıştırma yasağı" başlıklı 16. maddesinde; ''Özel güvenlik personeli, Kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz." hükmüne; "İdari para cezası veya yaptırım gerektiren fiiller" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde ise; "Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran, üniforma giydirmeyen veya izin verilen dışında teçhizat giydirerek çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her tespit için üçbin Türk Lirası idari para cezası verilir." şeklindeki hükme yer verilmiştir. █████/2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik"in "Üniforma ve Teçhizat" başlıklı 22. maddesinde; "Özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk kuvvetleri ile kanunlarla kurulan özel kolluk kuvvetlerinde kullanılan renkte, biçim ve motifte olamaz. Üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ve teçhizat özel güvenlik birimlerince belirlendikten sonra, Komisyonun onayına sunulur. Üniformada şirketi tanıtıcı isim, işaret veya logo bulunur. Özel güvenlik şirketlerince kullanılacak üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ile teçhizat Bakanlıkça onaylanır." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.Her ne kadar davacı Sendika tarafından, dava konusu hükümlerde "memur" ibaresine yer verilmek suretiyle, kurum bazında değerlendirme yapılmaksızın kamuda çalışan tüm özel güvenlik görevlilerine tek tip üniforma zorunluluğu getirildiği, bunun ise bazı kurumlarda görev yapan güvenlik görevlilerinin caydırıcılığını zaafiyete uğratacağı ileri sürülmekte ise de; özellikle 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile █████/2018 tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron olarak çalışan yaklaşık 116.000 özel güvenlik görevlisinin sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılarak kadrolu kamu personeli statüsüne geçirildiği de dikkate alındığında; bu çalışanların kamusal bir bütünün parçası olduklarını hissetmeleri, aidiyet hissinin geliştirilmesi ve özellikle yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmünde yasaklanan başka işlerde görevlendirilmesinin ayırt edici üniforma nedeniyle engellenmesi amacını taşıdığı, caydırıcılığın üniformanın şeklinden ziyade kamusal bir bütünün parçası olarak kamusal güç kullanma yetkisi bulunduğunu ifade eden tek tip üniformadan kaynaklandığı açık olup, davacı tarafın aksi yöndeki soyut iddiası geçerli görülmemiştir.Bu nedenle; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleriyle özel güvenlik görevlilerinin kılık ve kıyafetleri ile ilgili olarak karar vermeye yetkili İçişleri Bakanlığının █████/2020 tarih ve 1295 sayılı onayı ile yürürlüğe giren dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay İkinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :MADDİ OLAY : █████/2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddeyle, maddede sayılan idarelerin, ödemeleri kamusal kaynaklardan karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından █████/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan işçilerin, öngörülen koşulları taşımaları kaydıyla ilgili idarenin sürekli işçi kadrolarında istihdam edilecekleri hükme bağlanmış; anılan kural, █████/2018 tarihli ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7079 sayılı Kanun'un 118. maddesiyle aynen kabul edilmiştir.Anılan yasal değişikliğin ülke genelinde █████/2018 tarihi itibarıyla uygulamasının tamamlanması üzerine, Kanun kapsamındaki yüklenici firma işçileri arasında yer alan özel güvenlik görevlileri de hizmet verdikleri idarede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (D) fıkrası kapsamında sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmeye başlanmıştır.Bunun üzerine, kamu kurum ve kuruluşlarında memur ve/veya sürekli işçi statüsünde çalışan özel güvenlik görevlileri ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan özel güvenlik görevlilerinin üniformalarının yeknesaklaştırılması amacıyla üniformaya ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce hazırlanan dava konusu "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Üniforma Yönergesi" █████/2020 tarih ve 1295 sayılı İçişleri Bakanı onayı ile yürürlüğe konulmuştur. Davacı Sendika, Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının █████/2020 tarihli, E.████████ sayılı ve "Özel Güvenlik Görevlileri Kıyafet Değişikliği" konulu yazısı ile anılan Yönerge'nin yürürlüğe girdiğinden haberdar olduğunu belirterek, █████/2020 tarihinde dava konusu Yönerge'nin 1. ve 2. maddelerinde yer alan "memur" ibarelerinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır.ESAS YÖNÜNDEN:İlgili Mevzuat: █████/2024 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un;"Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne;"Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri" başlıklı 7. maddesinde, "Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır:a) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.b) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.c) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.d) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama.e) Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme.f) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.g) Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma.h) Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma.ı) Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama.j) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama.k) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma." hükmüne;"Görev alanı" başlıklı 9. maddesinde,"Özel güvenlik görevlileri 7 nci maddede sayılan yetkileri sadece görevli oldukları süre içinde ve görev alanlarında kullanabilirler. ..." hükmüne;"Kıyafet" başlıklı 13. maddesinde, "Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler. Görevin ve işyerinin özelliği nedeniyle gerekli görülen hallerde sivil kıyafetle görev yapılmasına komisyon izin verebilir." hükmüne;"İdari para cezası veya yaptırım gerektiren fiiller" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde ise, "Özel güvenlik görevlisini ... üniforma giydirmeyen veya izin verilen dışında teçhizat giydirerek çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her tespit için üçbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.5188 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve █████/2004 tarihli, 25606 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in;"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde,"Bu yönetmelikte geçen; ...Komisyon: Her ilde vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, ticaret odası başkanlığı ve sanayi odası başkanlığı temsilcilerinden oluşan özel güvenlik komisyonunu, ...Özel güvenlik birimi: Bir kurum veya kuruluşun güvenliğini sağlamak üzere, kendi bünyesinde kurulan birimi, ...ifade eder." kuralına;"Üniforma ve Teçhizat" başlıklı 22. maddesinde,"Özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk kuvvetleri ile kanunlarla kurulan özel kolluk kuvvetlerinde kullanılan renkte, biçim ve motifte olamaz. Üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ve teçhizat özel güvenlik birimlerince belirlendikten sonra, Komisyonun onayına sunulur. Üniformada şirketi tanıtıcı isim, işaret veya logo bulunur. Özel güvenlik şirketlerince kullanılacak üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ile teçhizat Bakanlıkça onaylanır. ..." kuralına yer verilmiştir.Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Kıyafet mecburiyeti" başlıklı Ek 19. maddesinde, Devlet memurlarının, Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak mecburiyetinde oldukları belirtilmiştir.█████/1982 tarihli ve 17849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/1982 tarihli ve 8/5105 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde, "Bu Yönetmelik, kamu personelinin Atatürk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak şekilde sade bir kılık ve kıyafette olmalarını, kılık ve kıyafette birlik ve bütünlük içinde bulunmalarını sağlamayı amaçlamaktadır." düzenlemesine; 4. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlarda görevli memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile hizmetliler ve işçilerin giyimlerinde sadelik, temizlik ve hizmete uygunluk esastır." düzenlemesine yer verilmiştir.█████/1991 tarihli ve 21016 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/1991 tarihli ve ███████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Memurlara Yapılacak Giyecek Yardımı Yönetmeliği'ne ekli "Kadro Unvanları Esas Alınarak Giyecek Yardımı Yapılacak Personel" başlıklı I sayılı Cetvelin 19. sırasında "koruma ve güvenlik görevlileri", giyim eşyası verilecek kadro unvanları arasında sayılmıştır.Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve █████/2020 tarihli, 1295 sayılı İçişleri Bakanı Onayı ile yürürlüğe giren dava konusu "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Özel Güvenlik Görevlilerine Ait Üniforma Yönergesi"nin;"Amaç" başlıklı 1. maddesinde,"Bu Yönergenin amacı, kamu kurum ve kuruluşlarında memur ve/veya sürekli işçi statüsünde çalışan özel güvenlik görevlileri ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan özel güvenlik görevlilerinin üniformalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.";"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde,"Bu Yönerge, kamu kurum ve kuruluşlarında memur ve/veya sürekli işçi statüsünde çalışan özel güvenlik görevlileri ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan özel güvenlik görevlilerine ait üniformaların renk, şekil, cins ve esasları ile bu üniformalarda kullanılacak işaret, sembol, logo ve armalarını kapsar.";"Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde,(1) Bu Yönergenin uygulanmasında; ...(d) Kanun: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu, ...(f) Özel güvenlik görevlisi: Kanun kapsamında özel koruma ve güvenlik hizmetini yerine getirmek amacıyla istihdam edilen memur ya da sürekli işçi kadrosundaki kişiler ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan kişiler ile il özel idareleri ve belediye şirketleri bünyesinde çalışan kişileri, ...ifade eder." kurala bağlandıktan sonra, takip eden maddelerinde, üniformanın şekil ve rengi; kışlık, yazlık, kışlık sivil ve yazlık sivil olmak üzere üniforma çeşitleri, üniformada bulunması gereken işaret, sembol, logo ve armalar düzenlenmiş, ayrıca ekinde ilgili görsellere yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu itibarla, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.Bakılan davada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (A) fıkrası kapsamında memur statüsünde (ve koruma ve güvenlik görevlisi kadrosunda) bulunan özel güvenlik görevlileri ile aynı Kanun'un 4. maddesinin (D) fıkrası kapsamında sürekli işçi statüsünde bulunan özel güvenlik görevlilerinin, görev ve yetkileri bakımından 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'a tabi oldukları hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık; 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (A) fıkrası kapsamında memur statüsünde bulunan özel güvenlik görevlilerinin, aynı Kanun'un 4. maddesinin (D) fıkrası kapsamında sürekli işçi statüsünde bulunan özel güvenlik görevlileri ile aynı kıyafeti (üniformayı) giymesinin hukuka ve kamu yararına uygun olup olmadığı noktasındadır.Davanın taraflarınca da açıkça kabul edildiği üzere, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin hangi fıkrası kapsamında istihdam edilirse edilsin (memur ya da sürekli işçi fark etmeksizin) kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerini yerine getirmek üzere atanan özel güvenlik görevlilerinin hepsinin görev, yetki ve -görev alanı içinde ve süresince kıyafet giyme zorunluluğu da dahil olmak üzere- sorumlulukları yönünden 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'a tabi olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.5188 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri incelendiğinde; özel güvenlik görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları bakımından statüleri (istihdam şekilleri) yönüyle herhangi bir ayrıma tabi tutulmadığı, dolayısıyla memur ya da sürekli işçi fark etmeksizin, bütün özel güvenlik görevlilerinin, görev alanı içinde ve süresince kıyafet giymekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu zorunluluk, özel güvenlik görevlilerinin görev yeri ve görev zamanında 5188 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sayılan yetkilerini kullanırken toplum ve muhatap olacakları kişiler nezdinde tanınırlıklarının ve güvenilirliklerinin sağlanması, kamusal bir güç kullanmaları sebebiyle dış görünüşlerinin kamusal bir bütünün parçası olduğunu göstermesi, bu suretle önleyici özel kolluk hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi bakımından, hizmetin bir gereğidir.Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde ise, özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurlar ile teçhizatın, (özel güvenlik birimlerince belirlendikten ve Özel Güvenlik Komisyonunca onaylandıktan sonra) davalı Bakanlıkça onaylanacağı kurala bağlandığından, özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurların usul ve esaslarının belirlenmesinde davalı Bakanlığın yetkili olduğu açıktır.Bununla birlikte, anılan yetki çerçevesinde davalı Bakanlıkça, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi personelin kıyafetleri hakkında düzenleme yapılırken, yukarıda hükümlerine yer verilen 657 sayılı Kanun ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Yönetmeliklere uyulması gerektiği de kuşkusuzdur.657 sayılı Kanun'un Ek 19. maddesinde, Devlet memurlarının, Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak mecburiyetinde oldukları belirtilmiştir.Dava konusu Yönerge'nin dayanaklarından birini teşkil eden Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin 1., 4. ve 5. maddelerinde ise, kamu personelinin Atatürk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak şekilde sade bir kılık ve kıyafette olmalarının, kılık ve kıyafette birlik ve bütünlük içinde bulunmalarının sağlanmasının amaçlandığı, kurum ve kuruluşlarda görevli memur, sözleşmeli personel, hizmetliler ve işçilerin giyimlerinde sadelik, temizlik ve hizmete uygunluğun esas alındığı, bazı hizmetler için özel iş kıyafetlerinin görev sırasında kullanılabileceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.Buna göre, kamu görevlileri yönünden kılık ve kıyafet yükümlülüğünün, kamu hizmetinin verilmesinde eşitliğin, tarafsızlığın ve apolitik olmanın bir gereği olması yönüyle ele alındığı; kamu hizmetinin daha nesnel ve objektif sunulmasını sağlamak amacıyla kamu görevlilerine, tarafsızlığı sağlayacak nitelikte kılık ve kıyafet giyme yükümlülüğü getirildiği, ayrıca gerektiği takdirde özel iş kıyafetlerinin kullanılmasına izin verildiği görülmektedir.Dava konusu edilen Yönergeyle, görevlerinin doğal bir sonucu olarak etkin ve sıkı bir disiplin ile çalışan özel güvenlik görevlilerinin, görevlerini sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için toplum nezdindeki tanınırlıklarının ve güvenilirliklerinin sağlanması, kamusal bir güç kullanmaları sebebiyle dış görünüşlerinin kamusal bir bütünün parçası olduğunu göstermesi amacıyla idare tarafından istihdam şekilleri (memur ya da işçi statüsünde olma) yönünden bir ayrıma gidilmeksizin tüm özel güvenlik görevlileri için tek tip üniforma öngörülmek suretiyle bir düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.Bu haliyle, dava konusu düzenlemede yer alan "memur" ibarelerinin; istihdam şekli fark etmeksizin bütün özel güvenlik görevlilerinin, görev alanı içinde ve süresince kıyafet giymekle yükümlü olmaları ve bu üniforma ile üniformayı tamamlayıcı unsurların İçişleri Bakanlığınca belirlenmesi bakımından özel güvenlik mevzuatına; yine istihdam şekli fark etmeksizin bütün özel güvenlik görevlilerinin üniformalarının ülke genelinde yeknesaklaştırılarak özel güvenlik görevlilerinin tek tip üniformayla görev yapmak suretiyle toplum ve muhatap olacakları kişiler nezdinde tanınırlıklarının ve güvenilirliklerinin sağlanması, kamusal bir güç kullanmaları sebebiyle dış görünüşlerinin kamusal bir bütünün parçası olduğunu göstermesi bakımından kamu görevlilerinin kıyafet mevzuatına ve hizmet gereklerine uygun bulunduğu sonucuna varılmaktadır.Her ne kadar davacı sendika tarafından; özel güvenlik görevlilerinin hizmetlerini ifa ederken her birinin gerek kurumsal gerekse çalışma düzeni açısından bariz farklılıklar gösterdikleri, kamu kurum ve kuruluşlarında özellikle de stratejik olan yerlerde görev yapan güvenlik görevlilerinin hem kendisini hem de kurumunu olası saldırılardan korumak için öncelikle caydırıcı gözükmesi gerektiği, Yönergede düzenlenen tek tip kıyafetle görevin ifası halinde diğer özel güvenlik görevlileriyle aynı kıyafet giyilme durumunun ortaya çıkacağı, bunun ise dışarıdan bakıldığında gerekli olan caydırıcılığı sağlamayacağı iddia edilmekte ise de; yukarıda da ifade edildiği üzere, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da, ister memur ister işçi statüsünde olsun özel güvenlik görevlileri arasında görev ve yetkileri yönünden bir farklılık bulunmamaktadır. Başka bir deyişle, özel güvenlik görevlilerinin görev ve yetkileri hususunda memur veya işçi statüsünde olmaları yönünden bir ayrım söz konusu olmayıp gerek memur gerekse de işçi statüsünde olan özel güvenlik görevlileri aynı görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde çalışmaktadır. Bu nedenle, davacı sendikanın aksi yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.Ayrıca, 696 sayılı KHK ve bu KHK'nın kabulüne ilişkin 7079 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddeyle, kamu kurum ve kuruluşlarında yüklenici firma işçisi olarak çalışan yaklaşık 116.000 özel güvenlik görevlisinin sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılarak kadrolu kamu personeli statüsüne geçirilmesi ile; farklı statüde (memur veya sürekli işçi statüsünde) görev yapıyor olsalar dahi mevzuatta aynı görev, yetki ve sorumluluklara sahip olan özel güvenlik görevlilerinin birlikte çalışabilmelerinin geliştirilmesinin, çalıştıkları kurum veya kuruluşlara olan aidiyet ve bağlılık duygusunun artırılmasının hedeflendiği dikkate alındığında; dava konusu Yönergeyle getirilen kılık ve kıyafette birlik ve beraberliğin, anılan KHK'nın amacı ile de uyum içinde olduğu, bu amaca hizmet ettiği ve katkıda bulunduğu açıktır.Bu itibarla, davalı Bakanlıkça onaylanarak yürürlüğe konulan Yönergenin iptali istenilen ibareleri yönünden, Kanunda ve Yönetmeliklerde yer alan hükümleri aşar nitelikte bir düzenleme getirilmediği, iptali istenen ibarelerin, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. DAVANIN REDDİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.