Anahtar kelimeler: Kredili Davacıborçlu Davalıborçlu Kredilerden Limiti Firma Tanınan Kefil Mevduatlardan Bankalarca

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Davacı-Borçlu firma ----- müvekkili ---- tarihli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde tanınan ---- kredi limiti kapsamında kredi kullandırılmıştır. Davalı-Borçlu ------ imzalanan bu genel kredi sözleşmesinde borçlu firma ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve borçlu bulunduğu, Borçlular, kullandırılmış olan kredi yükümlülüklerini, anılan sözleşmenin ve mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak yerine getirmemiştir. ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabı kat edilmiştir. Kendisine yapılan ihtar ve çağrılara rağmen borcunu ödememekte direnen borçlular aleyhinde ------ Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluların Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki adresine İcra Müdürlüğünce gönderilen tebligatlara yönelik borçlular, borca, gecikme cezasına ve ferilere itiraz ettiği, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı borçluların ---- esas sayılı ilamsız icra takibine yaptıkları itirazların iptaline, takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davalı/borçlu taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerinin "kredi borcunu ödemek niyetinde olmadıkları, kamu kaynaklarından kötüniyetli olarak faydalanmayı amaçladıkları ve bu nedenle takibe itiraz ettikleri" şeklindeki ifadenin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı, Müvekkili şirket 21.09.2021 tarihinde konkordato talebinde bulunmuş olup, müvekkil şirket ve yetkilisi ----- hakkında ----- sayılı dosyasında İİK 289/3 uyarınca 24.09.2021 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı, ------ tarihinde ise 1 yıllık konkordato kesin mühlet kararı verildiği , konkordato yargılamasını yapan mahkemenin ----- tarihli ara kararı uyarınca, kesin mühletin ---- tarihinden itibaren olmak üzere 6 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, Müvekkili şirketin konkordatosu ------ tarihli kararıyla tasdik edildiği, Gelinen aşamada her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından tasdik kararı verilmiş ise de bu karar ------ karar sayılı dosyasında kaldırılmış, müvekkil şirket tarafından kaldırma kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Dolayısıyla davacının borç ve iddialarını kabul etmemekle birlikte, konkordato kapsamında iyi niyetli bir şekilde borçlarını ödeyebilmek isteyen ve bu kapsamda konkordato ilan eden müvekkillerin böyle bir amacının olduğu düşünülemez. Kaldı ki müvekkillerin mal varlığı konkordato dosyasında mahkemeye bildirilmiş, bu mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisi mahkeme tarafından kısıtlanarak konkordato komiserlerinin denetimi altında faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Bununla birlikte ayrıca ifade etmek isteriz ki, müvekkil şirketin konkordatonun reddi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurması da iyi niyetinin bir göstergesidir, zira alacaklıların %80'i tarafından kabul edilen konkordatonun istinaf mahkemesince uygun görülmemesi hakkaniyete aykırı ve dosya kapsamındaki alacaklıların iradesinin yok sayılması anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla müvekkillerin kamu kaynaklarından kötü niyetli olarak faydalandıkları yönündeki iddia asılsızdır. Dava dilekçesinde belirtildiği ve mahkemenizce de görüleceği üzere, davacı tarafından müvekkillerin konkordato ilan etmesinin---- akabinde, yalnızca aradan geçen 6 gün sonrasında 27.09.2021 tarihinde ihtarname çekilerek hesapların kat edildiği hususu bildirilmiştir. Davacının iddialarını ve borç miktarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, alacağının kaynağının kredi sözleşmeleri olduğunu beyan eden davacı tarafından, konkordatonun sözleşmeler bakımından sonuçları göz ardı edilerek kötü niyetli bir şekilde muacceliyet ihtarı düzenlendiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir .İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:Dava hukuki niteliği itibariyle ;genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce alınan ---- tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalı Asıl Borçlu firma -----davacı banka arasında ----- imzalandığı, Sözleşme kapsamında firmaya 7.500.000,00 TL Limit tanımlandığı, Davalı ---- Firma ile banka arasında imzalanan sözleşmeyi, 7.500.000 TL Kefalet Miktarlı, müteselsil kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden, Banka tarafından Davalı asıl borçlu firma adına ----müşteri numarası tanımlandığı, vadesiz hesap açıldığı ve ticari kredi ürünleri kullandırımı yapıldığı, davacının takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar ; -------- Anapara matrahı üzerinden aylık %1,74 Temerrüt/Gecikme Cezası ve işleyen kar gider vergisini talep edebileceği, ------- Nolu Proje kredisi için 693.766,78 TL Anapara matrahı üzerinden aylık %2,59 Temerrüt/Gecikme Cezası ve işleyen kar gider vergisini talep edebileceği, Hesaplamalarımız ile Davacı banka talebi arasındaki fark nedeniyle hesaplamalarımız tekrar kontrol edilmiş olup banka talebi ile hesaplamalarımız arasındaki farkın; Davacı bankanın ihtarname ile talep ettiği Anapara tutarının Davalı asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin ödenmeyen/vadesi gelmeyen taksitlerinin tamamının (Anapara + ödenmeyen taksit tutarı içerisindeki Akdi kar + Taksit Tutarı içerisinde yer alan Akdi Kar için %5 BSMV toplamını) ihtar tarihinde Anapara olarak talep etmesi kaynaklı olduğu, Tarafların masraf, vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirleri içinde kaldığı şeklinde kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı asıl borçlu firma ile davacı banka arasında ------ limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, iş bu genel kredi sözleşmesinde diğer davalı ---- kefalet miktarlı müteselsil kefil olarak , kefalet sözleşmesini imzaladığı, sözleşmenin 31.3 maddesine göre genel kredi sözleşmesinin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, kefalet sözleşmesi altında kefil tarafından açık olarak el yazısı ile ikamet adresinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Davalılar sözleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken bedelin süresinde ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından ----- yevmiye nolu keşide etmiş olduğu ihtarnamesi ile alacağını kat etmiş, kat ihtarnamesinin asıl borçluya ------ tarihinde teslim edildiği, asıl borçlunun ---- tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefil ---- gönderilen ihtarnamenin ---- tarihinde teslim edildiği, kefilin ------ tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi ve Yargıtayın bu konudaki emsal kararlarına göre akdi ve temerrüd faizi belirlenmiştir, her bir kredi için ayrı temerrüd faizi belirlenmek suretiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Davalının ------ Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, asıl alacak ------179.089.50-TL, asıl alacak(-------nolu proje ana para )693.766.78-TL, işleyen faiz ----- nolu proje ) 107.631.00-TL, işleyen faiz(--------- nolu proje ) 619.915.31-TL, %5 gider vergisi 0,00-TL olmak üzere toplamda 1.600.402.59-TL üzerinden takibin devamına, davacının ------- nolu proje kredisi için 179.089,50-TL ana para matrahı üzerinden aylık % 1,74 temerrüt , gecikme cezası, işleyen kar gider vergisi talep edebileceği, ---- nolu proje kredisi için 693.766.78-TL ana para matrahı üzerinden aylık % 2.59 temerrüt , gecikme cezası, işleyen kar gider vergisi talep edebileceği, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,4-Alınması gerekli 109.323,50 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 20.801,20 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 88.522,30 TL nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 236.044,28 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 21.289,60 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Davacı tarafından sarfedilen 10.000,00 TL bilirkişi gideri , 306,50 TLposta gideri olmak üzere toplam 10.306,50 TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre 9.576,99 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 729,51 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne, davalıların yokluklarında gerekçeli tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..█████/2025