Anahtar kelimeler: Davaitirazın Özenin Kablo Hasardan Sahasında Altyapısına Eylemden Tesisata Dikkat Borçluya

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:█████/2024KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalılar/borçlular tarafından 21.09.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin, davalılar/borçlular tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 14.982,09 TL’nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ... ödeme emrinin gönderildiğini, davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın oluştuğu iddia edilen kazı çalışmaları, ... tarafından ihale edilen ve müvekkili şirketler uhdesinde kalan “...” kapsamında gerçekleştirildiğini, tüm çalışmaların ihbar olunan idare tarafından verilen iş emirleri doğrultusunda gerçekleştirilmekte olup, yapılacak çalışmalara ilişkin kazı ruhsatnameleri de yine ihbar olunan idare tarafından alındığını, Huzurdaki davada iptali talep olunan itirazlarının 14.03.2022 tarihinde icra dosyasına sunulmuş olduğunu, iddia edilen hasara müvekkil şirket tarafından sebebiyet verildiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığını, bu nedenle dava konusu adreste müvekkili şirketler tarafından davacı kablolarına zarar verildiği iddiasının kabul edilmediğini, fakat kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu zararın müvekkil şirket eyleminden kaynaklandığı varsayılsa dahi, hasara davacı şirketin yasal mevzuata uygun bir şekilde hareket etmemesi sebebiyet verdiğinden, yasal düzenleme gereğince müvekkili şirketlerin huzurdaki davaya konu hasar kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığını, Dava konusu hasarın davacı şirketi bağlayıcı “Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarında düzenlenen hususlara uygun bir şekilde elektrik kablolarının yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esaslarında ise enerji kablolarının montajının nasıl yapılacağının düzenlendiğini, bu usullere göre enerji kablolarının geçeceği kanalların derinliğinin 80 cm, dip genişliğinin 40 cm, yüzey genişliğinin 60 cm olması gerektiğini, ayrıca kablonun üzerinde koruyucu eleman, uygun dolgu malzemesi ve yüzeyin 20 cm altında ise ikaz bandının bulunması gerektiğini, fakat davacı tarafça sunulan fotoğraflardan görüleceği üzere yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun kablo montajı yapılmadığını, aksine; elektrik kablolarının geçtiği alanların işaretlenmediğini, yüzeyin 5-10 cm derinliklerinde kabloların yer aldığını, ikaz bandına rastlanmadığını, yine uygulama esaslarında belirtilen dolgu malzemesi ve koruyucu ekipmanın da yer almadığını, yine uygulama esaslarının 2/g maddesi uyarınca montajı yapılacak kabloların su ve kanalizasyon borularına yakınlığının 50 cm den az olmaması ve yine imkan verdiği ölçüde kaldırım ve yürüyüş yollarının altında bulunması gerektiğini, fakat yine davacı şirket tarafından bu hususlara da riayet edilmediğini, müvekkili şirket tarafından ise yapılan tüm çalışmalarda mezkur mevzuata uygun hareket edildiğini, gerekli bildirimlerin yapıldığını ve ... kazı ruhsatı alındığını, davacı şirketin kendi kusurlu eylemleri nedeniyle de zararın doğmasının kaçınılmaz olduğunu, talep edilen zarar bedelinin fahiş ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama ve vekalet masrafının davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... vekili █████/2024 cevap dilekçesinde; Dava konusu iddia haksız fiil iddiası 21.09.2021 tarihli olduğundan işbu davaya karşı zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğunu, Söz konusu adreste idaremiz personelinin herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacı tarafça eksik araştırma ile dava idareye ihbar edildiğini, söz konusu yerde hasara neyin neden olduğu hususunun tetkik edilmesinin gerektiğini, kabul etmemekle birlikte velev ki hasar, müvekkili idarenin müteahhitliğini yapan davalı firmanın eyleminden kaynaklanmış olsa bile, davanın idare açısından husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, zira, eser sözleşmesi uyarınca idarenin üçüncü kişilere verilen hasardan sorumluluğu bulunmadığını, idare ilgili birimleri ile yapılan yazışmalarda gelen cevabi yazılarda anılan yer ve tarihte idare tarafından bir çalışma yapılmadığı bunun dışında bilgileri dahilinde alt yüklenicilerce yapılmış bir çalışma da bulunmadığının bildirildiğini, bir başka deyişle eğer gerçekten bir hasar söz konusu ise öncelikle söz konusu hasarın kimin tarafından meydana getirildiğinin araştırılmasının gerekli olduğunu, dolayısıyla, işbu davada husumetin müvekkili idareye yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ispat yükü kapsamında davayı ispat etmeye yetecek delil sunmadığını, yüklenici firma çalışmasından hasarın meydana geldiği tespit olunması halinde ilgili sözleşmelere gereği zarardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, bu sebep ile davanın ve husumetin müvekkil idareye yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ister idare isterse dava dışı firmalar tarafından verilmiş bulunan bir hasar olsun her durumda davacı taraf tazminat hukuku ilkeleri gereğince; haksız filli - zararı- uygun illiyet bağını - kusuru ve hukuka aykırılığı ispatlamaya çalışması gerektiğini, oysaki dava dosyası incelendiğinde; gerek idare ve gerekse alt yüklenicileri tarafından yapılan çalışmalar sırasında zarar verildiğine ilişkin hiçbir delil, kayıt, bilgi ve belge sunulmadığını, idare aleyhine davacı şirket tarafından açılan bazı davalarda, davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde tespitlerde bulunulduğunu görüldüğünü, bu nedenle davacı tarafından yapılan tesisat imalat ve döşeme işinin mevzuatına uygun olup olmadığının herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve GerekçeUyuşmazlık; .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık davalı yanın yaptığı çalışma sebebiyle davacının alt yapısına zarar verip vermediği, davacının oluşan zararının davalı tarafından giderilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır. Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede.... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Mahkememizce görevlendirilen elektrik mühendisi bilirkişi hazırladığı █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla toplam Alacağının 1.527,41 TL, Davacı ... A.Ş.’nin, .... İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalılardan alacağının 1.527,41 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesintisi Aşım Bedeli ve Şebeke Yıpranma Bedelini mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği" şeklinde mütalaada bulunmuştur.İtirazlar üzerine hazırlanan 29.04.2025 tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve değerlendirmelerde değişiklik yapılmamıştır, şeklinde mütalaada bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalıların gerçekleştirdikleri kazı esnasında davalı elektrik şirketinin alt yapısının zarar gördüğünden bahisle işbu davanın ikame edildiği, ancak dava konusu zarar gördüğü bildirilen elektrik kablolarının davacı şirketçe yönetmeliğe uygun olarak döşenmediği, davalıların izinli olarak gerçekleştirdikleri kazı esnasında yönetmeliğe uygun olarak döşenmeyen kabloların zarar görmesinden sorumlu bulunmayacakları, kişinin kendi kusurundan hak elde etmesinin hukuk düzeni içerisinde mümkün olmadı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Davanın Reddine,2-Alınması gerekli 615,40TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 14.982,09TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Dair, HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibrariyle KESİN olmak üzere karar verildi.verilen karar usulen okundu anlatıldı.█████/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır