Anahtar kelimeler: Davaitirazın Özenin Kablo Hasardan Sahasında Altyapısına Sokak Eylemden Tesisata Dikkat

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:█████/2024
KARAR TARİHİ:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalılar/borçlular tarafından 11.11.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:3 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, davalılar/borçlular tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 4.141,52TL’nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya ... ödeme emri gönderildiğini, Davalılar/borçluların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini belirterek borçluların itirazının iptalini, takibin devamını, hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket kayıtlarında iddia edilen hasara müvekkili şirket tarafından sebebiyet verildiğine ilişkin bilgi belge bulunmadığını, bu nedenle dava konusu adreste müvekkili şirketler tarafından davacı kablolarına zarar verildiği iddiasının kabul edilmediğini, fakat kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu zararın müvekkili şirket eyleminden kaynaklandığı varsayılsa dahi, hasara davacı şirketin yasal mevzuata uygun bir şekilde hareket etmemesi sebebiyet verdiğinden, yasal düzenleme gereğince müvekkili şirketlerin huzurdaki davaya konu hasar kapsamında bir sorumluluğunun bulunmadığını, Dava konusu hasarın davacı şirketi bağlayıcı “Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ile Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj (uygulama) Usul Ve Esasları”nda düzenlenen hususlara uygun bir şekilde elektrik kablolarının yerleştirilmemesinden kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından ise yapılan tüm çalışmalarda mezkur mevzuata uygun hareket edildiğini, gerekli bildirimlerin yapıldığını ve ... kazı ruhsatı alındığını, davacı şirketin kendi kusurlu eylemleri nedeniyle de zararın doğmasının kaçınılmaz olduğunu, görüleceği üzere müvekkil şirketin dava konusu hasarın doğmasında bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan kurum vekili █████/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde iddia ettiği hasarın 11.11.2021 tarihinde gerçekleştiğinin belirtildiğini, davacının hasar nedeniyle alacağını tahsil etmek için icra dairesinde ilamsız icra takibi başlatmış ise de, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalılarca icra dosyasına 17.03.2022 tarihinde itiraz edilmiş olup, söz konusu itirazın iptali için davacı tarafça 27.02.2023 tarihinde dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk sürecinin 24.03.2023 tarihinde sonuçlandığını, Huzurdaki davanın ise 28.03.2024 tarihinde açıldığını, davacının haksız fiilden dolayı hasarın oluştuğunu öğrendiği 11.11.2021 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde dava açmadığını, yine davacı itirazın iptali davasını da süresinde açmadığından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu adreste müvekkili idare elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, davalıların müvekkil idare yüklenicisi olarak söz konusu adreste kazı çalışması yapılmış ise, oluştuğu iddia edilen hasardan müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, idare ile davalılar arasında bağıtlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan “Eser Sözleşmesi ile İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım işleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özle Teknik Şartnamesi”nin ilgili hükümleri uyarınca; müteahhit firmanın, yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmünün yer aldığını, dolayısıyla, işbu davada müvekkil idare yönünden herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesine göre, zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, yine aynı kanunun Madde 50. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında” olduğunu, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili idare olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar yoktur, hukuken sorumluluğunun da bulunmadığın belirterek icra takibine konu hasar ödemesi ve bu yönde kusur tespiti ile hasar rakamı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini ve davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. belirtmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Uyuşmazlık; .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık davalı yanın yaptığı çalışma sebebiyle davacının alt yapısına zarar verip vermediği, davacının oluşan zararının davalı tarafından giderilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen elektrik mühendisi ... bilirkişi 11.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda;" Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı: 1.142,13 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği" şeklinde mütalaa etmiştir.
İtirazlar üzerine bilirkişi 15.05.2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüş ve değerlendirmelerde değişiklik olmamıştır." şeklinde mütalaa edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalıların gerçekleştirdikleri kazı esnasında davalı elektrik şirketinin alt yapısının zarar gördüğünden bahisle işbu davanın ikame edildiği, ancak dava konusu zarar gördüğü bildirilen elektrik kablolarının davacı şirketçe yönetmeliğe uygun olarak döşenmediği, davalıların izinli olarak gerçekleştirdikleri kazı esnasında yönetmeliğe uygun olarak döşenmeyen kabloların zarar görmesinden sorumlu bulunmayacakları, kişinin kendi kusurundan hak elde etmesinin hukuk düzeni içerisinde mümkün olmadı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli 615,40TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 4.141,52TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibrariyle KESİN olmak üzere karar verildi.verilen karar usulen okundu anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!