Anahtar kelimeler: Yelpazede Projektör İddiadavacı Satıcılığını Durdurduğunu Halka Satımdan Yazılım Faturadan Toptan

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin; bilgisayar, yazılım, güvenlik sistemleri gibi çok geniş bir yelpazede ürünlerin ithalatını ve toptan satıcılığını yapan halka açık bir anonim şirket olduğunu, davalının da müvekkili şirketten, takibe konu ettiği 2 adet fatura içeriğindeki muhtelif sayıda projektör ürünü satın aldığını, faturadan kaynaklanan borçlarını, faturalar üzerindeki son ödeme tarihlerinde ödemediğini, genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itirazda bulunarak borçlarını kabul etmediğini, takibi durdurduğunu, itirazlarında özetle, borcu ve ferilerini kabul etmediğini beyan ettiğini, davadan önce dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk müessesesine müracaat edilmişse de, borçlu ile anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazlarının, haksız ve kötü niyetli itirazlar olduğunu, haksız itirazın iptali ile birlikte davalı borçlu hakkında, en az %20 oranında icra inkar tazminatına da hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmayıp bu husus bilirkişi incelemesi ile de sabit olacağını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödeme işlemlerine ilişkin tüm belgeler ekte sunulduğunu, dövizle sözleşme yapma yasağı ve ödeme yapma yasağına istinaden davacı tarafından ödemenin döviz cinsi belirlenerek talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, davacının işbu davayı kötü niyetli olarak açmış olması sebebiyle % 20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 17.040,88USD tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı şirketin, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında cari hesap ilişkisinden takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 16.655,88 USD -384.938,39- TL kadar alacaklı gözüktüğünü, davalı şirketin, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında cari hesap ilişkisinden, takip tarihi itibarıyla 320 1 00160 ------- hesabından davacı Şirkette 380.772,15-TL borcu bulunduğunu, dava konusu fatura ilişkin inceleme ve değerlendirmeler “Faturalar” başlıklı bentte açıklandığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı ve dövizle sözleşme yapma ve ödeme kararlaştırma hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 16.655,88 USD -384.938,39- TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya 380.772,15TL borçlu olduğu, dayanak faturaların USD cinsinden düzenlendiği, davalıca ödemelerin ise TL cinsinden yapılıp davacı tarafça döviz cinsinden borçtan mahsup edildiğinden hesaplar arası farklılık oluştuğu, TBK 99/2 ve 3. Fıkra hükümleri değerlendirildiğinde davacının talebinin haklı olduğu, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ------ davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği --------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 16.655,88USD alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davanın KABULÜ İLE; Davalının--------- Esas sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, asıl alacak 16.655,88USD üzerinden takibin devamına, davacı lehine hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği değişen oranlarda ----- cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına,2)Davacı lehine hükmedilen tutarın takip tarihindeki efektif satış kurunun ( USD/TL 26,9913/1 TL ) karşılığı olan 449.563,85 TL üzerinden % 20 si oranında 89.912,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3)Alınması gerekli karar harcı 33.110,27 TL’den peşin olarak yatırılan 5.981,58 TL'nin mahsubu ile 27.128,69 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4)Davacı tarafça yatırılan 5.981,58 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5)Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 190,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.498,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 76.705,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ------ Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025