Anahtar kelimeler: Satılıp Vadelerle İddiadavacı Ekstresindeki Satımdan Alımsatımı Alışverişini İlişkiye Cari Zamanında

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı firma ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki et alım-satımı ve hizmet ilişkisine dayandığını, taraflar arasında et vb. ürünlerin alışverişini içeren ticari işler söz konusu olduğunu, ürünler davalıya belirli vadelerle satılıp, davalı tarafından talep edilen yere teslim edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak, █████/2023 tarihli cari hesap ekstresindeki 25.962,10 TL’lik borç, müvekkil şirkete zamanında ödenmediğini, borçlu aleyhine -----esas sayılı dosyası ile takip açıldığı ve borçlu vekili aracılığı ile süresinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, uyuşmazlık nedeni ile ------ Arabuluculuk numaralı tutanak ile taraflar anlaşmaya varamadığından davanın açıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ------ esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile ön inceleme aşamasında takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine, asıl alacak üzerinden %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından aleyhlerine 30.596,16 TL icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine ilişkin ödeme emri taraflarına tebliğ edildiğini, bu takibe talep edilen rakamın gerçeği yansıtmaması nedeniyle itiraz etme zaruretinin hâsıl olduğunu, takibe itiraz edildiğini, cari hesap ekstresinde 24.513,11 TL görüldüğünü, takip talebinde 25.962,10 TL asıl alacak 4.634,06 TL diğer faiz alacağı adı altında olmak üzere toplam 30.596,16 TL takipte bulunulduğunu, faiz ve borca hukuken ayrıca dayanaksız olması nedeniyle takip kabul edilemediğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-----sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2023 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 30.596,16 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde dairenin yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı-------- yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, e-defter kapsamında kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığını, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında davacının davalıdan (tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden kaynaklı), raporda "II.2”bendinde sunulan Muavin hesap kayıtlarında görüldüğü üzere ---- tarihi itibariyle 25.962,10-TLalacak gözüktüğü, davalı -----defter kayıt ve belgelerini taraflarınca incelenmesi için dosya kapsamında davalı vekili------ tarafında bildirilen ------ hatları farklı günlerde arandığı ancak yanıt alınamadığını, akabinde iletişim için dava dosyasına sunulan yukarıda belirtilen iki ------ numaraya mesaj gönderilerek gerekli bilgilendirme yapılmış yine mesaj dönüş olmadığı ve yine akabinde farklı günlerde tekrar tekrar ilgili telefonlar arandığı yine yanıt alınmadığını, yine; davalı firmanın telefonlarına ulaşmak için istenmiş ancak herhangi bir yerde iletişim bilgisine ulaşılamadığını, taraflarınca bu nedenlerden ötürü davalı ticari defter kayıt ve belgeleri incelenmediğini, dosya mübrez ilgili ------ yazılarında davalı şirkette ait --- formları incelendiğinde; davalı şirketin, davacı Şirketten 2020 yılında 18 adet 12.623-TL,2021 yılında 123 adet 251.808,15 TL,2022 yılında 227 adet 779.235,52 TL ve 2023 yılında 179 adet 1.004.183,03 TL (KDV Hariç) bedelli Mal/Hizmet Alım faturasını BA Formu ile beyan etmiş olduğunun görüldüğünü bildirmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.
Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 25.962,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, ön inceleme duruşması sonrası davalı vekilince sunulan dilekçede inceleme günü nihai adres kararının belirtileceğinin yazılı olduğu, ancak inceleme günü katılan olmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ------ davalının ------bildirimlerine göre uyuşmazlık konusu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının ----- formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği----- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ------, davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 25.962,10 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, takipte faiz talep edilmiş ise de, davada asıl alacak üzerinden davanın kabulünün talep edildiğinden asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile, ----- esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 25.962,10 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle, 25.962,10 TL asıl alacak üzerinden devamına
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2)Alınması gerekli karar harcı 1.773,47 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile 1.345,87‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4)Davacı tarafından yapılan 488,4‬0 TL ilk dava masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi, 172,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.660,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 25.962,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!