Anahtar kelimeler: Zannı Yapay Algı Özetledavalının İhracını Varmış İhracında İhracından Bonoya Bono

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;davalının, dava dışı ... A.Ş.'nin gerçekleştirdiği ve yine dava dışı ... A.Ş.'nin aracılık yaptığı bono ihracında hukuka aykırı hareket etmek sureti ile yapay piyasa oluşumu gerçekleştirmiş olduğunu ve bonolara talep olmamasına rağmen varmış gibi algı oluşturmak sureti ile yapay piyasa oluşturduğunu ve bono ihracını gerçekleştirdiğini, davacıların bonoya talep olduğu zannı ile alım yaptığı ve bono ihracından çok kısa bir süre sonra bono ihracını gerçekleştiren dava dışı ... A.Ş.'nin iflas ertelemesi ile karşılaştığını, davalının yapay piyasa oluşumu ve hukuka aykırı eylemleri ile oluşan zarara sebebiyet verdiğini, Sermaye Piyasası Kurulu-SPK tarafından çıkarılmış olan II-31.1 sayılı Borçlanma Araçları Tebliği'nin (Borçlanma Tebliği) özel sektör bonoları dahil olmak üzere tüm borçlanma araçlarına ilişkin uyulması gereken esaslar ile ihraç edilecek borçlanma araçlarının niteliklerini düzenlediğini, anılan düzenleme çerçevesinde dava dışı ... A.Ş. olarak bu yetkiye sahip olan aracı kurum ... A.Ş. ile aracılık sözleşmesi imzaladığını, ... tarafından yapılan Bono ihraç başvurusunu değerlendiren Sermaye Piyasası Kurulu'nun (Kurul) 35.000.000,00-TL tutarında tavanla ve onay tarihinden itibaren bir yıl süre ile geçerli olmak üzere Bono ihraç talebini onayladığını,bononun ihracına ilişkin iznin Kurul tarafından verilmesini müteakiben (henüz Bono'nun üçüncü kişilere satılması işlemine başlanmadan) ihraca aracılık eden dava dışı ... A.Ş.'nin dava dışı ... A.Ş. ile aracılık sözleşmesini sona erdirdiğini, dava dışı ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki aracılık sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine söz konusu satışa aracılık yapma işini dava dışı ... A.Ş.'nin (...) üstlendiğini, dava dışı ... A.Ş. tarafından ihraç olunan ve dava dışı ... tarafından aracılık edilen Bononun vadesinin 177 gün (15.07.2015 vade tarihli) olarak belirlendiğini ve Bononun 16.01.2015 tarihinde ... tarafından satışa sunulduğunu, dava dışı ... A.Ş.'nin aracısı olarak, davacıların ortak ve yönetici oldukları ... A.Ş.'ne (...) Bono'dan alım yapmaları yönünde teklifte bulunduklarını, bononun toplam 15.000.000 TL'lık tutarının 19.01.2015 tarihinde ...tarafından Yatırım Fonlarının portföy sepetine dahil etmek amacıyla satın alındığını, ihraç tarihinin üstünden henüz bir ay dahi geçmeden, 15.02.2015 tarihinde dava dışı ... tarafından ...'nin mali olarak zor durumda olduğu ve bu nedenle bonodan kaynaklanan borcunu ödeyemeyecek durumda olduğunun şifaen ...'e iletildiğini, dava dışı ... A.Ş.'nin söz konusu bonodan kaynaklanan borcunun ödememesi halinde bu bononun içinde bulunduğu Yatırım Fonu katılma belgesi sahiplerinin zarara uğramasını ve sistemik bir krizin çıkmasını engelleyebilmek amacıyla aralarında davacıların da bulunduğu ... A.Ş.'nin ortağı ve yönetim kurulu üyelerinin 15.000.000 TL tutarlı bu Bonoları ...A.Ş.'den aldıklarını ve karşılığını nakit olarak Portföy Yönetim Şirketine koyarak Fon katılma belgesi alan yatırımcıların zarara uğramasını engellediklerini, davacılardan ...'ın söz konusu bonolardan 5.340.000 TL, ...'in 2.160.000 TL, Murat Salar 5.340.000,00 TL, ...'in 2.160.000,00 TL tutarında devir aldığını, bono ihracında bonoların bedelini ödeyenin ...A.Ş. olduğu,... A.Ş.'nin bir ... olduğu, Yatırım Kuruluşunun Hizmet Verdiği Gerçek Veya Tüzel Kişilerin Yatırımlarını Kendi Hesaplarından Yönettiği, aldığı, sattığı, yatırıma karar verdiği, bu işlemlerde işleme konu varlığın gerçek malikinin Yatırım Yapan Gerçek veya Tüzel Kişi olduğu, Davacılar bonoları yedine aldığından itibaren o bonolar dolayısıyla uğranılmış TÜM zararın ve/veya elde edilecek tüm kârın Davacıların uhdesine geçtiği, Davacıların ... Ağır Ceza Mahkemesi...E sayılı dosyasında katılan sıfatı ile yer almalarının zarar gören olduklarının delili olduğu, davalı... A.Ş.' nin TBK genel hükümleri gereği, 'Taşınır Satışı' ve 'Alacağın Temliki'ne, yani yeni mevzuatta yer alan yeni adıyla 'Alacağın Devrine" ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borclar Kanunu'nda yer alan düzenlemeler uyarınca da sorumlu olduğunun açık olduğu; en basit haliyle, menkul mal niteliğinde bulunan hamiline olarak düzenlenmiş bonoların taşınr mal oldukları ve mülkiyetlerinin zilyetlik yoluyla devrinin mümkün olduğu ve söz konusu bonodan kaynaklı tüm hakların devri yapılan diğer alacaklıya geçtiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmadığının temel kanunlarla açık bir şekilde düzenlenmiş olduğunu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi... esas sayılı dava dosyası ve tüm belgeleri celp edildiğinde davalı tarafın haksız eylemleri ve yapay piyasa oluşturması'nın çok net bir şekilde tespit edileceğini, Davalı tarafın da içinde bulunduğu oluşumun dava dışı ... A.Ş.'ye kendi iştiraklerine ve dava dışı bono ihracı yapan şirketin bağlantılı kişilere bono alımı yaptırarak manipülatif eylemler ile 6362 sayılı SPK'NIN 107/1 maddesine aykırı eylemler gerçekleştirdiği ve neticesinde yapay piyasa oluşturmuş olmaları dolaysıyla ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi... e. sayılı yargılamada dava dışı ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyelerine belgede sahtecilik ve dolandırıcılık yanında 6362 sayılı SPK 107/1 maddesi uyarınca piyasa dolandırıcılığından mahkumiyet kararı verildiğini,davalının davacılara verdiği zararlar ile ilgili arabuluculuk başvurusu yapılmasına rağmen anlaşma sağlanamadığı ve anlaşamama şeklinde arabuluculuk tutanağı tanzim edildiğini, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... esas ayılı yargılama dosyası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 107/1 maddesinde belirtilen eylemin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle ceza tesis edildiğini, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi.. e. sayılı kararında; dava dışı ... A.Ş.'nin yetkilileri sanıklar ..., ... ve ...'in sabit olan piyasa dolandırıcılığı suçundan eylemlerine uyan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanıkların amaç ve saiki göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden AYRI AYRI 4 YIL HAPIS ve 6000 GÜN ADLÎ PARA CEZASI ile CEZALANDIRILMALARINA karar verildiği, her ne kadar bu karar dava dışı ... A.Ş.'nin yetkilileri aleyhine verilmiş olsa da yapılan eylemi oluşturan zincirin diğer halkasını davalı ... A.Ş.'nin oluşturması cihetiyle sorumluluğunun bulunduğunu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... esas sayılı kararında belirtilen eylem aleyhine ceza hükmü tesis edilen kişiler ile birlikte davalı ... A.Ş.'nin yapay piyasa oluşturması suretiyle gerçekleştirilen eylemlere dayandığının açık olduğunu, davalının Yasal Yükümlülüğü Olan Gerekli Özen Borcunu Yerine Getirmediği, Bilakis ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı Dosyasında Tespit Edildiği Üzere Konusu Suç Teşkil Eden Eylemlerde Bulunulması Dolayısıyla Davacıların Uğradığı Zararı Karşılamak Zorunda olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin aracı kurum olduğunu, davalı aracı kurumun kendisinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi yapay piyasa oluşumunu gerçekleştirmek sureti ile bono ihracında alım yapanların zarar etmesine sebebiyet verdiğini, tacir Olan Davalı ... A.Ş.'nin Sermaye Piyasası Mevzuatına Aykırı Davrandığı ve Ayrıca TTK m. 18 Uyarınca basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediğini,davalının ve diğer yatırımcıların ihraçtan bonoları alıp ertesi gün geri bono ihracı yapan ... A.Ş.'ye satmalarının açık bir yapay piyasa dolandırıcılığı olduğunu, para borcunu ifada temerrüde düşen borçlunun işlemiş temerrüt faizinden sorumlu olduğunu, temerrüt faizi ile karşılanmayan zararlar şartları varsa aşkın zarar kapsamında değerlendirilebileceğini, aşkın zararın temerrüt faizini aşan zararları ifade edeceğini, aşkın zararın yalnızca para alacaklarından kaynaklandığını, temerrüde düşen borçlunun, temerrüde düşmekte hiçbir kusuru olmadığını ispat ederse, aşkın zararı tazmin borcundan kurtulduğunu, aşkın zararın, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının durumu ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğunu, aşkın zararın, borçlunun temerrüt tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki doğmuş zararı ifade ettiğini belirterek; davanın kabulü ile; davacı müvekkillerin (...,..., ... ve ...) dava dışı ... A.Ş.'nin bono ihracından kaynaklı fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla uğramış olduğu maddi zararın şimdilik her bir müvekkili için 1.000.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000.000,00 TL'nin haksız eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari faiz ile birlikte davalı taraftan tahsiline, davacı müvekkillerinin faiz ile karşılanamayan aşkın zararının fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacıların iddialarının maddi gerçeklere aykırı olması ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeni ile kabul edilmez nitelikte olduğunu, bu sebepler ile haksız davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, davalı firmanın, 1990 yılından bu yana aracı kurum olarak faaliyet gösteren, sektörde saygın ve önemli bir konuma sahip, 15-16 Aralık 2022 tarihinde halka arzı gerçekleşen, borsa kotasyonuna tabi bir şirket olduğu, Davalının faaliyet göstermiş olduğu sektörün gerektirdiği gibi uzman bir ekiple, titiz bir çalışma vizyonu ile şeffaf ve sürekli denetime tabi olarak hizmet vermekte olduğunu, bu kapsamda olayların gelişiminin davacılar tarafından iddia edildiği gibi olmadığını açık şekilde ortaya koyabilmek için olayların gelişiminin kronolojik olarak aktarılmasında fayda gördüklerini, konu ile ilgili gerek SPK incelemesinde gerek yapılan suç duyurularında gerekse de ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki yargılamada davalı aleyhine hiçbir tespit, değerlendirme ve iddia bulunmadığını, davalı şirketin anılan ihraca katıldıktan kısa bir süre sonra ... tarafından yapılması planlanan Bono İhracı konusunda çalışma yapacak olması, ...'e ait bonoların şirket yatırım danışmanları tarafından likit olarak değerlendirilmemesi üzerine ilgili bonoyu elden çıkardığı, işbu maddi vakıanın ispatı bakımından ...'in Bono İhraç Satış Sonuçlarına ilişkin █████/2015 tarihli KAP açıklamasını ekte sunduklarını, dolayısı ile yukarıda özetlenen maddi vakıalar nazarı itibari ile Davalı şirketin davacıların sözde meydana gelen zararında doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir bağı, kusuru ve/veya katkısı olmadığının sarih bir şekilde ortada olduğunu, dava konusunun dayanağını oluşturan ...'in bono ihracının halka arz edilmeksizin gerçekleştirilen bir satış olduğundan dolayı sadece nitelikli yatırımcıların katılımının mümkün olduğunu, Portföy yönetim şirketi olan ...'in nitelikli yatırımcı olduğunun izahtan vareste olduğunu, Sermaye Piyasası mevzuatına göre nitelikli yatırımcıların, sermaye piyasası araçları konusunda derin bilgi sahibi, riskli yatırımları yapabilecek ve bunun sonuçlarına katlanacak kişiler olarak ifade edildiği, öyle ki SPK düzenlemelerine göre; bu tür bir işlem yaparken ilgili kişilerden Nitelikli Yatırımcı Beyanı alınmakta olduğunu, davacıların uğramış olduğu zararın özünün, kendi eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeleri olduğu, öte yandan ... Ağır Ceza Mahkemesi dava dosyasındaki ...'in Bağımsız Denetim raporlarındaki usulsüzlüklerin de davacının zararının doğmasına sebep olduğunu, ancak anılan eylem ve işlemlerde davalının hiçbir dahli bulunmadığını, dolayısı ile davacı yanın talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun izahtan vareste olduğunu, davacılar tarafından aynı zararın tazmini için gerek ...'e gerekse de ...'a açılmış bir davanın da bulunduğunu, davacıların dava ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacılar ile davalı şirket arasında maddi hukuktan kaynaklanan bir ilişkinin tarafı olma durumu veya kanundan ve sözleşmeden kaynaklı Davalıdan kendilerine karşı koruma talep edebilecekleri bir hukuki gerekçenin de bulunmadığı, Davacıların taraf sıfatı yokluğundan davalının sorumluluğuna başvurmaları halihazırda mümkün olmadığından işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın davalı açısından pasif husumet yokluğu nedeni ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiği,davacıların işbu bonoları satın aldığı süreçte davalı ile davacılar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu bonoların, davacılar tarafından ne zaman alındığının davalı tarafça bilinmediğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi bu bonoların dava dışı ...'tan kendi risk değerlendirmeleri sonucunda alınmış olduğunu, bu sebeple davacıların davalı ... aleyhine dava açma haklarının bulunmadığını, davacının bu sebeple husumeti yanlış yönlendirdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle pasif husumet yokluğu ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, davacıların talebinin bononun ihraç tarihi dikkate aldığında zamanaşımına uğradığı, ayrıca hiçbir şekilde alacak kabul edilmemekle birlikte talep edilen alacak kaleminin de zamanaşımına uğradığını blirterek; davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava;davacıların zarara uğramalarına sebebiyet verdiği iddiasıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1 milyon TL olmak üzere toplam 4 milyon TL bono ihraçlı zararları ile yine her biri için ayrı ayrı 1 milyon olmak üzere toplam 4 milyon TL faiz ile karşılanmayan aşkın zararların tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın konusunun Dava dışı ...A.Ş 'nin ...A.Ş aracılığı ile 1 yıl süre ile geçerli 35 milyon TL nominal değerli tutarında bono ihraç ettiği sonrasında aracılık hizmetini ... A.Ş 'nin üstlenip 177 gün (█████/2015 vade tarihli ) vadeli bononun █████/2015 tarihinde ... tarafından satışa sunulduğu, davacıların dava konusu tarihte ortak ve yöneticisi oldukları ... A.Ş tarafından ... yönlendirmesi ile 15 milyon TL nominal tutarlı bonoları █████/2015 tarihinde satın alındığı, dava dışı ... 'in bonodan kaynaklı borcunu ödememesi halinde bononun içinde bulunduğu fon sahiplerinin zarara uğramaması amacıyla ... A.Ş ortağı ve yönetim kurulu üyeleri 15.000.000 TL tutarlı bonoları ...'ın 5.340.000 TL, ...'in 2.160.000 TL, ...'ın 5.340.000 TL, ...'in 2.160.000 TL tutarlarında devir aldıklarını, davalı şirketin ilgili bonolardan 4.000.000,00 TL satın almak suretiyle yanıltıcı piyasa işlemleri yaparak davacıların zarara uğramalarına sebebiyet verdiği iddiasıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1 milyon TL olmak üzere toplam 4 milyon TL bono ihraçlı zararları ile yine her biri için ayrı ayrı 1 milyon olmak üzere toplam 4 milyon TL faiz ile karşılanmayan aşkın zararların tahsili istemi olup uyuşmazlığın tarafların husumet ehliyeti olup olmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davalının iddia edilen zarardan sorumlu olup olmadığı, sorumlu olması halinde miktarı noktasında toplandığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.Bilirkişi ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacılar tarafından davalının hileli işlemine kanarak satın aldıklarını iddia ettikleri şirket tahvillerinin faiz ve anaparasının tahvil ihraççısı şirket tarafından ödenmemesi sebebiyle, tahvilleri portföyünde bulunduran portföy yönetim şirketinden satın alarak, tahvillerden doğan alacak hakkını temlik almış olmaları sebebiyle zarara uğradıkları iddia edilmekte olup, davalı aracı kurum ise özetle, Davacıların tahvili satın aldıkları portföy yönetim şirketinin söz konusu tahvilleri ihraççı şirketten, aracı kurumun edinme tarihinden üç gün önce yaptıklarını, bu nedenle davalının satın alması üzerine portföy yönetim şirketinin de alım yaptığı iddiasının geçerli bir iddia olmadığını, davacıların tahvili satın aldıkları portföy yönetim şirketinin bir nitelikli yatırımcı olması sebebiyle davalının sorumlu olmadığı ileri sürülmüştür.
Davacıların Yöneticisi ve Ortağı Olduğu Portföy Yönetim Şirketi ... tarafından toplam 15.000.000 TL'lık bono tutarının 19.01.2015 tarihinde Yatırım Fonlarının portföy sepetine dahil etmek amacıyla satın alındığı, Bonoların ihraççı şirket tarafından satışı aşamasında 16.01.2015 Cuma günü olup ,buna göre davacıların yöneticisi ve ortağı oldukları .. ile davalı ...'ün her ikisinin de bu bonoları aynı gün satın aldıkları davacıların bonoları satın aldıkları ... tarafından satış bedelinin ...'in banka hesabına 19.01.2015 Pazartesi günü aktarıldığı görülmüştür.
SPK Denetleme Dairesi uzmanlarınca hazırlanan 18.08.2015 tarihli ve ... sayılı Denetleme Raporunda, dava konusu tahvilleri 16.01.2015 tarihinde ihraç eden ...'in, Davalı ...'den 4.250.000 TL nominal bedelli tahvili 27.01.2015 tarihinde Borsa'dan geri aldığı, bu işlemin ...'in kendi çıkardığı bonoları geri almasına dair yasak hükmünü içeren SPK II-31.1 Borçlanma Araçları Tebliği'nin 31'inci maddesinin 2'nci fıkrasına aykırılık oluşturduğu ve bu sebeple ...'in bu Tebliğ hükmüne aykırı davrandığı değerlendirmesi yapıldığı ancak rapor içeriğinde bu işlem sebebiyle, bonoları borsada ihraççı şirkete geri satan Davalı ...aleyhine herhangi bir tespit veya değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
SPK 10. maddesinde "(1) İzahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraççılar sorumludur. Zararın söz konusu kişilerden tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde; halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyeleri kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumludur. (2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi izahnamede yer almak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da hazırladıkları raporlarda yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur." düzenlemesi yer almaktadır. Sermaye Piyasası araçlarının halka arz edilmeden satılması halinde ise ihraç belgesi düzenlenmesi zorunlu olup, ihraç belgesinden doğan hukukî sorumluluk ise Sermaye Piyasası Kanunu'nun 11/3 maddesindeki atıfla 32. maddesinde düzenlenmiştir.
SPK 32. maddesinde "(1) 10 uncu madde çerçevesinde, aynı maddede sorumlu olduğu belirtilen kişiler ile mevzuat uyarınca izahname, pay alım tekliflerinde hazırlanan bilgi formu, özel durum açıklaması, birleşme ve bölünme işlemlerinde hazırlanacak duyuru metinleri, borsada işlem görme duyurusu ve finansal raporlar gibi Kurulca kamuyu aydınlatma amacı ile düzenlenmesi öngörülen sair kamuyu aydınlatma belgelerini imzalayanlar veya bu belgeler kendi adına imzalanan tüzel kişiler bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumludur. (2) Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları gibi kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan veya bu belgelere dayanak olmak üzere hazırlanan raporları hazırlayan kişi ve kurumlar da bu Kanun hükümleri çerçevesinde sorumludur. (3) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olması konusunda bilgi sahibi olmadığını ve bu bilgi eksikliğinin kast veya ağır ihmallerinden kaynaklanmadığını ispatlayan kişiler sorumlu olmaz. (4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır. (5) Kamuyu aydınlatma belgelerinin yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasından kaynaklanan tazminat talebi; a) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının, kamuyu aydınlatma belgesine dayanmaması, b) Sermaye piyasası araçlarının alım veya satımının kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan bilgilerin yanlış, yanıltıcı veya eksik olduğu bilinmesine rağmen yapılması, c) Kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilere ilişkin düzeltmenin, yatırım kararının verilmesinden veya bu belgeye dayanarak işlem yapılmasından önce ilan edilmiş olması, ç) Kamuya açıklanan belgede yer alan bilgiler yanlış, yanıltıcı veya eksik olmasaydı dahi yatırımcıların zarara uğrayacak olmaları, hâlinde reddedilir. (6) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebi, dördüncü fıkradaki zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar. (7) Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluğu hafifleten ya da kaldıran anlaşmalar, hüküm veya ifadeler geçersizdir." düzenlemesi yer almaktadır.
SerPK 32’de atıf yapılan SerPK 10/1’de "zararın söz konusu kişilerden (ihraççıdan) tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde; halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyelerinin kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu oldukları, bu düzenleme çerçevesinde, yalnız satışa aracılık etmesi, kamuyu aydınlatma belgelerinde imzası bulunmaması ve İhraçta yer almaması halinde davalı yatırım kuruluşu ...'ın SerPK 32 ve 10 maddelerinde yer alan sorumluluk rejimine dahil edilemeyeceği," belirtilmiştir.
Davalı tarafça zaman aşımı def'inde bulunulmuş ise de SPK 32/4 maddesi uyarınca 6 aylık zamanaşımı süresi öngörülmüş olmasına rağmen Davada talep, SPK md. 32 ve genel hükümlere dayalı olup Her ne kadar SPK 32/4 hükmüne dayalı tazminat istemi zararın doğduğu tarihten itibaren 6 ayda zamanaşımına uğrar ise de genel hükümlere göre tazminat talep hakkı iş bu davada TBK'da düzenlenen sözleşme ilişkisi ve haksız fiil sorumluluğuna dayandırıldığından dava tarihi itibari ile yasal zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu anlaşılmakla davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı def'i kabul edilmemiştir.
SPK'nun 2-31.1 sayılı Borçlanma Araçları Tebliği md. 3/c bendinde borçlanma araçları; "İhraççıların bu tebliğ hükümlerine göre borçlu sıfatı ile düzenleyerek ihraç ettikleri tahvilleri, paya dönüştürebilir tahvilleri, değiştirilebilir tahvilleri, bonoları, kıymetli maden bonolarını ve bu tebliğin 34. maddesi çerçevesinde niteliği itibari ile borçlanma aracı olduğu kurulca kabul edilecek sermaye piyasası araçları" olarak tanımlanmakta olup, aynı fırkanın (b) bendinde ise bono; "İhraççıların bu tebliğ hükümlerine göre borçlu sıfatı ile düzenleyip sattığı ve nominal değerinin vade tarihinde yatırımcıya geri ödenmesi taahhüdünü içeren, vadesi 30 günden az, 364 günden fazla olmayan borçlanma aracı" olarak tanımlanmakta olup, görüldüğü üzere somut olaya konu bonolar ihraççı dava dışı ... A.Ş.'nin borçlu sıfatı ile düzenleyip sattığı menkul kıymetler olup, dava dışı ... A.Ş.'ye karşı bir alacak hakkı sağlayan borç senetleridir. Somut olayda borçlanma aracı olan tahvil/bonolar borçlanma araçları tebliği çerçevesinde yurt içinde halka arz edilmeksizin satılmak üzere ihraç edilmiş ve borsa dışında ... tarafından yönetilen fonların da arasında bulunduğu nitelikli yatırımcılara satılmış, ...'un yönetmekte olduğu fonlara satılan bonoların davaya konu olan kısmını davacılar almış olup, davaya konu bonoların sahipleri olan davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olduğu kabul edilmiştir.
... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ... e. sayılı kararında; dava dışı ... A.Ş.'nin yetkilileri sanıklar ..., ... ve ...'in sabit olan piyasa dolandırıcılığı suçundan eylemlerine uyan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanıkların amaç ve saiki göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden Ayrı Ayrı 4 Yıl Hapıs ve 6000 Gün Adlî Para Cezası İle Cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
... 3 ATM ye ait ...Esas ve ...karar sayılı karar ile ; davacılar, ... tarafından Davalı .. San. A.Ş. ve Davalı ... A.Ş. aleyhine açılan tazminat istemli dava olup davacıların davalı 'nin ödeme yetersizliğini ve kamuyu aydınlatma belgelerindeki bilginin gerçek olmadığını bilerek bonoları devraldıkları, Davacılar ve ... A.Ş. arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmaması nedeni ile sözleşmesel sorumluluğun ve olayların akışı ve davanın niteliği bir bütün olarak değerlendirildiğinde haksız fiile dayalı sorumluluğun da gündeme gelemeyeceği, kaldı ki; haksız fiile dayalı sorumluluk iddialarının ispatı yönünde dosyaya delil dahi sunulmadığı, somut olayda davalı ...A.Ş. yönünden Sermaye Piyasası Kanunu'ndan doğan sorumluluk hallerinin ve TBK'dan doğan genel hükümlere dayalı sorumluluk hallerinin gerçekleşmediği tüm bu nedenlerden dolayı davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine Davalı ...San. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne; 5.340.000,00-₺ alacağın █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2.160.000,00-₺ alacağın █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... San. A.Ş.'den tahsili ile davacı ...'e verilmesine, karar verildiği görülmüştür.
Dava Dilekçesindeki tazmin talebinin dayandırıldığı temel gerekçelerden biri, davalı aracı kurumun, bonolara talep olmamasına rağmen varmış gibi algı oluşturmak sureti ile yapay piyasa oluşturduğu ve bonoların satılmasına zemin hazırladığı, davalının bonoyu satın almasına güvenerek kendisine alım yapan davacıların yöneticisi ve ortağı olduğu portföy yönetim şirketinin bu şekilde aldatıldığı, bonolara talep olduğu zannı ile alım yapan şirketin, ihraçtan çok kısa bir süre sonra ihracı gerçekleştiren dava dışı ... A.Ş.'nin iflas ertelemesi ile karşılaştığı, bu çerçevede davalı ...A.Ş.'nin yapay piyasa oluşumu ve hukuka aykırı eylemleri ile oluşan zarara sebebiyet verdiği iddia olunmuş olup;
Sermaye piyasası araçları üzerinde gerçekleştirilen Yapay Piyasa İşlemleri 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 104 ve 107. maddelerinde düzenlendiği, Sermaye piyasası araçları üzerine gerçekleştirilen yapay piyasa işlemleri, piyasanın düzgün işleyişini bozmakla birlikte piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) suçuna meydan vermeyecek boyut ve hacimde ise SPK tarafından Kanunun 104. maddesi kapsamına idari para cezası yaptırımına konu edilirken, anılan suçu oluşturacak hacim ve büyüklükte olduğu Kurul uzmanlarınca tespit edilmişse Kurul tarafından 107. madde kapsamında C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, SPK'nda düzenlenen suçlar bakımından aynı Kanunun m.115 f. 1'de yer alan "Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir" yönünde hüküm sebebiyle, Kurul tarafından tespiti ve Savcılığa yazılı başvurusu yapılmamış hiç bir işlemin suç olarak isnadı mümkün olmayıp, SPKn md. 104'te çerçevesi çizilen Piyasa Bozucu Eylemler bakımından uygulanacak idarî yaptırımın, yaptırıma konu aykırılık ile birlikte tespiti yetkisi münhasıran SPK'ya ait olup, davacıların davalının yapay piyasa oluşturduğu iddialarının dayanağı olarak gösterdikleri Davalının tahvilleri kısa bir süre (8 gün) sonra ihraççı ...'e geri satmak üzere almalarının ticarî hayatın gerekleri bakımından bir hileli işlem olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ,bu durumda Davacıların yapay piyasa oluşturma ve manipülasyon yönündeki iddialarının dosyaya celp edilen ve SPK tarafından düzenlenmiş olan İnceleme ve Denetleme Raporlarının hiçbirinde Davalı kurum yönünden söz konusu edilmemiş olması ve Davalı aracı kurum hakkında bu kapsamda SPK tarafından tesis edilmiş bir yaptırım yahut yazılı başvuru bilgisinin dosyada mevcut olmaması gözetilerek, davacıların bu kapsamdaki iddialarının dayanağı olmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu borçlanma araçları, sadece ve sadece nitelikli yatırımcılara satılabilecek bonolardan olup, Bu sebeple bu bonoların alıcıları ancak ve ancak "nitelikli yatırımcı" olabilir, Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenlemelerinde yer alan ve temelini SPKn md. 45 f. 4'teki "Kurul, yatırım kuruluşlarının yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinin icrası esnasında yatırımcılara sağlanacak korumanın belirlenmesi amacıyla yatırımcıları sınıflandırmaya yetkilidir" hükmünden alan yatırım kuruluşlarının daha hesap açarken müşterilerini "genel müşteri" ve "profesyonel müşteri" olarak sınıflandırmak zorunda olmaları, SPKn md. 45 f. 4 hükmünde açıkça belirtildiği üzere "yatırımcılara sağlanacak korumanın belirlenmesi amacı" gözetilerek getirilmiş bir kural olup, Yatırım kuruluşlarının "Profesyonel Müşteri" olarak sınıflandırdığı yatırımcı adına, bu sınıflandırmayı yapan kuruluş tarafından, yatırım hesabı açılmasıyla birlikte bu yatırımcı MKK kayıtlarında Nitelikli Yatırımcı olarak tescil edilmekte olup, dava konusu bonolar ancak bu şekilde sisteme tescil edilmiş olan Nitelikli Yatırımcıya satılamış olabilir bunlar dışında kalan yatırımcılara satılması mümkün değildir.
Davacıların bonoları satın aldığı ...'in bir portföy yönetim şirketi olması, bu bakımdan bir Nitelikli Yatırımcı statüsünde olması, kendilerinin de bu şirketin yöneticisi ve ortağı pozisyonunda oldukları çerçevesinde, esasen ...'in bonoları satın almasının davacıların iradesi sonucunda alınmış bir karar olduğu nazara alındığında, davacıların şahsını da nitelikli yatırımcı sıfatından ayrı düşünülemeyeceği, Bu bağlamda, somut olayda ..., bir nitelikli yatırımcı olarak şirketin bonoları satın alma kararında belirleyici konumda olan şirket yöneticilerini de, yatırım kararını kendileri tek başına veremeyen, başka bir nitelikli yatırımcı olan davalının alım kararına aldanan, piyasa bilgisi zayıf, korunmaya ve himayeye muhtaç alelade bir yatırımcı/genel müşteri olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı uyuşmazlığa konu bonoların sadece nitelikli yatırımcılara satılabilecek bonolardan olması nedeniyle bunları portföy yönetim şirketinden devralan davacıların da şirketle aynı konumda değerlendirilmesi gerektiği , bu kapsamda gerek portföy yönetim şirketinin tüzel kişiliği, gerekse portföy yönetim şirketinin yöneticisi ve ortağı olan davacıların, yatırım yaptıkları bono hakkında yeterli değerlendirme gücüne sahip oldukları, sermaye piyasasında müşteri sınıflandırması bakımından davacı taraf ile davalı taraf aynı kategoride yatırımcı olup , her iki tarafının da nitelikli yatırımcı olması, her iki tarafın da aldıkları yatırım kararlarından kendilerinin sorumlu olmalarını gerektirdiğinden ve her iki tarafın teknik olarak sorumluluk düzeyleri aynı iken, Davacıların kendi kararlarından dolayı davalıyı sorumlu tutmaları mümkün olmadığından davanın reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 75.141,00-TL harçtan mahsubu ile artan 74.525,60 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 496.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!