Anahtar kelimeler: İdavadavacı Tcistanbul Hasarsız Ekte Niyetle Nihayetinde Satımdan İrsaliye Satılan İkame

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2023KARAR TARİHİ: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:I.DAVA:Davacı vekili; cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalının itirazının iptal edilerek takibe devam edilmesi amacıyla ikame edilen davada; davalı tarafa satılan malların/ürünlerin teslim edildiğine dair irsaliye belgeleri ekte sunulmakta olup, davalı, müvekkilden faturaya konu malları/ürünleri satın almış ve teslim edilmiş, bu mallar/ürünler davalı tarafından ticari hayatında kullanılmış ve bu nedenle kar elde edilmiş, davalı taraf irsaliye belgelerine "ürünleri eksiksiz ve hasarsız teslim aldığı" beyanı ile imza atmış olduğundan, ihtiyati haciz taleplerinin bulunmakta olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden doğan 147.690,71-TL * 29.937,08 EURO cari hesap alacağının davalı şirket tarafından vadesinde ödenmemesi sebebiyle taraflarınca ------- Esas sayılı dosyası üzerinden takip tarihindeki TL karşılığı harca esas gösterilerek ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı tarafın işbu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itirazda bulunmuş olması nedeniyle takibin durmasına karar verilmiş, taraflarınca arabulucuya başvurulmuş ancak anlaşmaya varılamamış olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap ekstresindeki borç tutarı likit ve muaccel olduğundan satış faturaları ve irsaliye belgeleri dolayısıyla cari hesap borcu sebebiyle başlatılan takibe itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı şirkete cari hesap ekstresinde yer alan satış faturalarında yazan ürünler satılmış ancak vadesinde borç tutarlarının ödenmemiş, müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete defalarca yapılan şifahi uyarılara rağmen, borç ödenmemiş, borçlu şirketin iyi niyetli, basiretli bir tacir olduğu düşünülerek, müvekkili şirket tarafından gerekli müsamaha gösterilmesine rağmen, bu güne kadar hiçbir ödeme yapılmadığı gibi, davalı taraf hukuka aykırı bir şekilde ödeme niyetinin olmadığını da açıkça göstermiş ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunmuş olduğunu, asıl alacak ile birlikte borcun ferilerine de itiraz edilmiş olup işbu itiraz da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların tacir olması ve borcun ticari faaliyetten kaynaklanması sebepleriyle, taraflar arasındaki borç ilişkilerinde TTK hükümlerinin uygulanacağı hususunda şüphe bulunmadığını, İhtiyati haciz taleplerinin kabulünü, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini ve alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP:Davalı vekili; davacı taraf ile müvekkili arasında yapılan ticaret açık hesap ilişkisine dayalı olup, davacı şirketin müvekkili şirkete zaman zaman TL faturası kesmiş, zaman zaman ise döviz faturası kesmiş, ancak davacı tamamen haksız bir şekilde döviz kuru olarak kesmiş olduğu faturaları TL ye çevirerek müvekkiline tebliğ etmiş olduğu halde davacı tamamen haksız bir şekilde cariyi dolar olarak tutmuş ve işlemiş olduğunu, halbuki söz konusu faturalarda döviz faturaları o günün kuru üzerinden TL ye çevrilmiş ve müvekkilinin de bu şekilde defterine işlemiş, ancak davacı söz konusu faturaları TL' ye çevirdiği halde cariyi döviz olarak işlemiş olduğunu, davacı tarafın tutmuş olduğu cari tamamen haksız olup, müvekkili şirket kayıtlarına göre cari hesap borcunun 404.281,98.TL olduğunu, bu bakımdan davacının talepleri tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında,----- Esas sayılı takip dosyasında cari hesap sebebine dayalı olarak 147.690,71 TL ve 29.937,08 Euro asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacı Şirketin 147.690,71 TL asıl alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Davacı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacakları olduğunu iddia etmiştir.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur ------HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu açıklamalar dairesinde, tarafların ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, davacı şirketçe davalı şirket adına 2023 yılında son düzenlenen fatura olan ve davalı şirketin de ticari defterlerinde kayıtlı bulunan, ----- tutarlı fatura bedelinin ödenmediği, bir başka değişle davalı şirketçe bu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı taraf ticari defter kayıtlarıyla açık olup, davacının 147.690,71 TL asıl alacağı bulunduğu anlaşılmakla, bu miktar için davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı Şirketin 29.937,08 euro asıl alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Aldırılan son bilirkişi raporunda bilirkişice tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı yanın ticari defterlerinde davalı yandan 1.122.858,10 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defterlerinde davacı yana 551.560,62 TL borçlu olduğu, taraflar arası cari hesap farkının (1.122.858,10 TL Davacı Defter Alacağı - 551.560,62 TL Davalı Defter Borcu) 571.297,48 TL olduğu, bu farkın 361.360,60 TL'sinin kur farkı, 209.936,90 TL'sinin davalı yanın belgesiz ödeme kaydından kaynaklandığı belirtilmiştir.Alacağın 29.937,08 EUR tutarlı kısmının kur farkı ve davacı yan tarafından davalı yana dövizli olarak düzenlenen faturalardan kalan bakiye alacak olduğu, anlaşılmıştır. Oranlama yapıldığında, takip alacağı olan 29.937,08 Euronun % 63,25 (361.360,60 TL / 571.297,48 TL) denk gelen kısmı olan 18.935,20 euro kur farkı alacağı, kalan 11.001,88 Euro bakiye dövizli fatura alacağı olduğu mahkememizce hesaplanmıştır.18.935,20 Euro kur farkı alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; Kur farkı alacağı döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. --------Bu cihette, kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan bir alacak olduğu, ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, nitekim davacının kur farkı faturasına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartı olduğu, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığı, dava şartlarının HMK'nın 115.maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden, davanın bu miktar yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. ------ Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) 11.001,88 Euro bakiye dövizli fatura alacağı yönünden yapılan değerlendirmede; Taraf ticari defterlerine göre davacının davalıya yana füzenlediği yabancı para cinsinden faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının fatura borcunu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE;1-Davalınınstanbul ------ sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,2-Takibin 147.690,71 TL ve 11.001,88 Euro asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 3-Fazlaya ilişkin 18.935,20 euro kur farkı alacağına ilişkin alacağın dava şartı yokluğundan REDDİNE, 4- 147.690,71 TL ve 313.993,65 TL ( 11.001,88 Euro * 28,54 TL) toplamı olan 461.684,36 TL'nin %20 sine tekabül eden 92.336,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 30.848,12 TL harçtan peşin alınan 11.627,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.220,99 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 71.738,52 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 11.896,98 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından yatırılan 10.185,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 4.719,41 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,12-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red (%53,67 ) ve kabul (%46,33) oranına göre hesaplanan 611,62 TL'sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 708,38 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde-----Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025