Anahtar kelimeler: Çekicidorse Akdetmiş Tırın Israrla Yüklü Girdiklerini Navlun Tır Konteynerın Konteyner

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ: █████/2023KARAR TARİHİ: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin 08.08.2022 tarihinde aralarında akdetmiş olduğu taşıma sözleşmesine istinaden 6 (altı) ayrı konteynerın -------- teslim alınarak, teslim alındığı şekliyle gönderilene teslim edilmesi ve müvekkilinin her bir konteyner için 8.500,00 Euro navlun bedeli ödemesi hususunda anlaştıklarını ve karşılıklı olarak borç altına girdiklerini, makine ve ekipman yüklü altı tırın ----- tarihlerinde gümrükleme işlemleri yapılarak,---- bulunan gönderilene teslim edilmek üzere yola çıktığını, eşyayı taşıyan ------ çekici/dorse plakalı tır hakkında müvekkilinin ısrarla bilgi almak istemesi karşısında, davalı tarafından 05.09.2022 tarihinde araç arızası meydana geldiği “aracın kaza yapmış olduğu ve aracın fren sisteminde bir sorun meydana geldiği ancak yük ile ilgili hasar gözükmediği” hususunda bilgi verildiğini, -----tarihinde ise araç arızasının halen devam ettiğinin bildirildiğini, mezkur olay sonrası ---- tarihinde tekrar yola çıkmış olan tırın ------tarihinde teslim adresine varabildiğini, gönderilenin teslim noktasında yapmış olduğu incelemede, makine ve ekipmanlarda sahada giderilemeyecek düzeyde hasar meydana gelmiş olması sebebiyle nakliye hasarlı olarak müvekkilinden iadesinin talep edildiğini, eşyanın, davalı taşıyıcının kusuru ile gönderilene teslim edilememesi sebebiyle taşıma sözleşmesine konu borç gereği gibi ifa edilmediğini, müvekkilinin ödediği 8.500 EURO navlun bedelini davalının müvekkiline ödemediğini bunun üzerine ----sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; delil olarak sunulan konişmentoda davalı müvekkilinin taşıma belgesini düzenleyen taraf olmadığını, davacının taraflar arasındaki ilişkiyi ispatlaması gerektiğini, davacı yanın hasar bildirimini süresinde yapmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlayan herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.--------sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 8.500 EURO asıl alacak 247,78 EURO olmak üzere toplam 8.747,78 EURO bedelli ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere taşımacılık hukukunda uzman bilirkişi ile elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş olup bilirkişilerce düzenlenen rapor dosyamız arasına alınmıştır.Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık: taraflar arasında akdedilmiş bir taşıma sözleşmesi bulunup bulunmadığı var ise sözleşme konusu emtianın zarar görüp görmediği, zarar gördü ise davalının kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı tarafından süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı bu kapsamda davalının -----Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacı tarafından transit ticaret konu edildiği ve davacının taşıtan, davalının ise akdi/asıl taşıyıcı sıfatını haiz olarak,----- uluslararası karayolu ile taşınan trafo cinsi emtianın, taşıma esnasında, fiili taşıma için görevlendirildiği CMR belgesi ve -------refakat belgesinden anlaşılan dava dışı alt/fiili taşıyıcının sorumluluğunda olan araç üstüne sabitlemedeki yetersizlik nedeniyle, taşıma esnasında taşıyıcının adam konumundaki sürücünün ani fren yapması sonucu hasar gördüğü, emtia üzerinde hak sahibi olan dava dışı sigortalı/göndericinin zarar için dava dışı sigorta şirketine başvurması sonucu, emtiadaki zararını sigorta şirketinden tazmin etmesi, ancak hasar nedeniyle alıcısına teslim edilemeden ---- göndericiye geri getirilen emtianın, ----- ------ davalı tarafından taşıması üstlenilen ve bedeli tahsil edilen navlun ücretinin davacı taşıtana iadesi amacıyla başlatılan takibe davalı taşıyıcının vaki itirazı ile duran takibin devamı amacıyla ikame edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme neticesinde emtiada meydan gelen hasarın, taşıyıcının sorumluluğunda olan taşınan emtianın araç üzerine sabitlemesinin yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edilmiş olup bu durumda taşımak üzere teslim aldığı eşyayı teslim aldığı şekliyle alıcısına teslim edemeyen taşıyıcının, taşıma esnasında hasar gördüğü sabit olan emtia zararını tazmin etmesi gerekmektedir.Somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından; alıcının, gönderenin ve/veya onlardan birinin sigortacısının (halefiyet hakkını elde etse dahi) taşıyıcıdan talep edebileceği veya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa miktarının CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda CMR Konvansiyonu`------- uygulanması bakımından taşıyıcı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı(CMR md.17/3)sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur. Ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister navlununu ödemek suretiyle alt taşıyıcıya taşıtsın ); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı )eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesuldür (CMR md.17/1) . Bu sorumluluğun gereği olarak CMR Konvansiyonu`nun 34`üncü ve takip eden maddelerindeki düzenlemelere göre taşıyıcılar arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu gibi, taşımacılardan biri veya birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılması da mümkündür (CMR md.36/son paragraf) .Taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte “uluslararası taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar” eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut ta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise(CMR md.17/2)ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamaz (CMR md.17/4,b-c-d).Bu sorumsuzluğu tespitte ölçü ise “deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan” özendir. Olayımızda tartışılan yük komple kamyon hamulesi olarak taşınmakta olduğu, nitekim dosyaya sunulu olan belgelerden emtianın taşındığı ------ plakalı araçta zarar gören trafo cinsi emtianın taşındığı tespit edilmiştir. Emtianın taşıyıcı araç üzerindeki sabitlemesinin taşıyıcının sorumluluğunda olacağı ise açıktır. Bilirkişi raporunda yapılan tespitler doğrultusunda, emtiada meydana gelen zararın, araç içi sabitlemenin yeterli olmaması nedeniyle, seyahat esnasında yükün maruz kalmış olabileceği yatay ve dikey kuvvetler marifeti ile meydana gelmiş olabileceği görüşüne ulaşılmıştır. Bu durumda, ağır kusur söz konusu olmadan hem akdi hem de fiili taşıyıcının müştereken ve müteselsilen (veya taşıyıcının CMR sigortacısının) meydana gelen zararı, CMR Konvansiyonun 23’üncü maddesinin 3. Paragrafı gereği, belirlenecek üst sorumluluk sınırı içinde tazmin etmesi gerekecektir. Ancak, davacı husumetini müteselsil sorumlu olanlardan akdi/üst taşıyıcı konumunda olan davalı firmaya yönelttiği için, davalının firmanın bu tazmini üstlenmesi gerekecektir. Bilirkişilerce yapılan hesaplamalar neticesinde hak sahibinin medyana gelen hasardan dolayı taşıyıcıdan talep edebileceği tazminat tutarının 7.073,64 Euro olacağı anlaşılmıştır.Somut olayda taşıyıcıdan 7.073,64 Euro bakiye tazminat tutarını, dosyaya sunulan belgelere göre emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı alıcı ---------firması veya onun bu alacağını temlik ettiği kişi veya tazminat ödenmesine muvafakat ettiği kişi talep edebilecektir. Dosya kapsamında ise; davacının hak sahibinden almış olduğu bir yazılı temlik veya zararın kendisine ödenebileceğine dair bir muvafakatname bulunmamaktadır. Davacının takipteki asıl alacağın kendisine ait olduğu, kendisine temlik edildiği veya bu konuda ödemenin kendisine yapılacağına dair hak ve menfaat sahibinden alınmış bir muvafakatin dosyada bulunmadığı dikkate alındığında, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm açıklamalar ışığında davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın aktif husumet yokluğundan reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.254,28 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.638,88 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, 3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025