Anahtar kelimeler: İmplant Medikal İddiadavacı Varılamadığını Satımdan Sinden Huzurdaki İthalat İhracatını Durduğu

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2023
KARAR TARİHİ: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının diş implant ve medikal malzeme ithalat ve ihracatını yaptığı, davalıya çeşitli implant malzemeleri sattığı, malzemeleri davalıya teslim ettiği, ancak davalının borcunu ödemediği, bakiye alacak için davalı aleyhine ------ esas sayılı icra takip dosyası ile bakiye icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibi de davalı şirketin haksız itirazı üzerine takibin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş, davalıyla herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, davalının haksız itirazının iptaline, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2022 tarihinde cari hesap alacağı olarak 59.936,00 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğe çıkartıldığı, iade döndüğü fakat █████/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dosya kapsamında taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, yapılan tespitlere göre davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ticari defterlerinin HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği, 2020 yılına ticari defterlerinin HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediği, 2021 ve 2022 yıllarına ait envanter defteri ibraz edilmediğinden HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediği kanaatini varılmakla takdirin Mahkememize ait olduğu, ticari defterler ve kayıtlarına göre; █████/2022 icra takip tarihi itibariyle 68.845,92 TL cari hesap alacağının bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 59.936,00 TL cari hesap alacağı talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının davacıdan 59.936,00 TL alacağının bulunacağı, davalıya inceleme günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalının incelemeye katılmadığı ve ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı, dosya kapsamında davacının sunmuş olduğu █████/2018 tarih ve 033138 seri nolu irsaliyeli fatura üzerindeki adı ve imzası bulunan ------- davalının sigortalı çalışanı olduğu bildirilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 68.845,92 TL alacaklı olduğu ancak davacının icra takibinde 59.936,00 TL cari hesap alacağı talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının davacıdan 59.936,00 TL alacağının bulunacağı, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ------ davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun bir kısım faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği ----- davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği --------yada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, davacının 2021 ve 2022 yılı envanter defteri sunulmasa da, yevmiye defter kayıtlarının incelenmesinde davalıya satış- borç kaydı işlenmediği, davalı ödemelerinin kayıtlı olduğu, 2018-2020 yılları davacı ticari defterlerinin lehine delil olduğu, davalıya satışların dikkate alınmasında 3 yıla ilişkin kayıtların davalı kayıtlarını sunmadığından davacı lehine olduğu, 2018 ve 2020 yıllarında faturaların davalı tarafça ------- formu ile vergi dairesine bildirildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 59.936,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1)Davanın KABULÜ ile, -----esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun 59.936,00 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile icra takibinin aynen DEVAMINA,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2)Alınması gerekli karar harcı 4.094,22 TL’den peşin olarak yatırılan 723,88 TL'nin mahsubu ile 3.370,34 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3)Davacı tarafça yatırılan 723,88 TL peşin harç davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4)Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi, 405,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.611,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, --------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!