Anahtar kelimeler: Yaprağı Bank Takas Seri Keşide Çekleri Çeklerin Çıktığını Kambiyo Bankaya

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... bank 31.03.2019 keşide tarihli ... seri nolu, ... bank 30.04.2019 keşide tarihli ... bank ... seri nolu, 28.02.2019 keşide tarihli ... seri nolu çekleri yasal süresi içinde takas yolu ile davalı bankaya ibraz ettiğini, söz konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkil şirketin, 24.01.2020 tarihinde her bir çek yaprağı için bankanın sorumlu olduğu 2.030 TL'nin ödenmesi için çek asılları ile birlikte davalı bankanın İkitelli Organize Sanayi şubesine dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, davalı bankanın, çekteki keşideci imzası ile banka kayıtlarındaki keşideci imzası birbirini tutmadığından ödeme talebini reddettiğini, davalı banka hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı bankanın, icra takibine 27.02.2020 tarihinde kötü niyetle ve haksız olarak itiraz ettiğini, davalı bankanın söz konusu çeklerin üzerindeki keşideci imzasının birbirini tutmadığından bahisle ödeme yapmaktan kaçınamayacağını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, icra takibine itiraz edilmiş olduğundan %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekte imza uyuşmazlığı söz konusu olduğunu, çek sorumluluk bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanın çekteki keşideci imzasını ve imzanın geçerliliğini araştırma yükümlülüğünün olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkili bankanın keyfi ya da kötü niyetli bir uygulaması söz konusu olmayıp aksi yöndeki beyanların gerçek dışı olduğunu, müvekkili banka mevzuata ve uygulamalara uygun hareket ettiğini, kendisine atfedilecek herhangi bir kusur ya da hukuka durumun söz konusu olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZ KARARI Dairemiz █████████ esas, █████████ karar, █████/2021 tarihli kesin kararı ile "Davacı banka çek yaprakları ile ilgili yasal sorumluluk bedelini öderken basiretli bir şekilde davranıp, çeklerdeki imzalar ile bankada bulunan örnek imzaları karşılaştırmak zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmesi hem kanuni, hemde bankacılık hukuku açısından bir zarurettir (Yargıtay 19.HD. █████████ E, ██████████ K ve █████/2013 T; 11. HD.nin █████████ E, 201510322 K ve █████/2015 T. ve 11. HD. █████████ E, █████████ K ve █████/2018 T. Sayılı ve benzer kararları Takibe dayanak çek fotokopileri ile dava dışı ...'nın dosya kapsamındaki örnek imzalarının karşılaştırılmasında çıplak göz ile imzaların ...'ye ait olup olmadığı hususunun anlaşılamadığı, mahkemece dava konusu çeklerde keşideci imzası bulunan dava dışı ...'nin imza örneklerinin ve mahkeme huzurunda alınacak imza örneklerinin temini ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken bu hususa riayet edilmediği görülmüştür. Ayrıca Mahkemece imza örneklerinin sunulmadığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde imza örneklerinin dosyaya █████/2021 tarihinde sunulduğu görülmüştür. Mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde, belirtilen imza incelemesine esas delillerin toplanıp Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor değerlendirilmek suretiyle davalı bankanın sorumluluğunun belirlenmesi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu sebeplerle yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece usulüne uygun olarak deliller toplanıp, değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak kararın kaldırılmasına" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davalı banka tarafından sunulan keşideciye ait 12 adet dava konusu olmayan çeklerdeki imzanın dava konusu 3 adet çekte bulunan imzalar ile uyuştuğu, davalı bankanın mukayese edilen bu 12 adet çek ile alakalı ödeme yapmış olması nedeniyle çek asıllarını uhdesinde tuttuğu, dava konusu çeklerdeki imzanın keşideciye ait olmadığı iddiasının, dava konusu olmayan 12 adet çek ile alakalı ödeme yapılmış olması nedeniyle yerinde olmadığı gibi, davalı bankanın keşideciye ait olmayan bir kısım çeklerle alakalı ödeme yapıp, dava konusu olan 3 adet çek ile alakalı ödeme yapmaması TMK madde 2'ye aykırılık teşkil edeceğinden davalı bankanın imzaya ilişkin itirazlarına itibar edilmemiş, nihayetinde sahteliği de ileri sürülmeyen çek yaprakları ile alakalı tazminatın ödenmesi kanaati hasıl olduğundan dava ve alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatı talebi hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir, gerekçesiyle "DAVANIN KABULÜ İLE;-Davalının aleyhine yapılan Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,-Takibin aynen DEVAMINA,-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi yaptırılmış olmasına rağmen bilirkişi raporunda dava konusu çeklere ilişkin yapılan tespitlere itibar edilmemiş olup dava dışı çeklerin karara konu edilerek usule aykırı karar verildiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda çek asıllarındaki keşideci imzaları ile dava dışı ... 'nın imzaları arasında imza incelemelerinin temel kriterlerinden olan genel biçimlendirme ve imza yolu itibariyle dahi benzerlik bulunmadığından müvekkili bankanın, imzaların uyuşmadığı gerekçesiyle ödeme yapmamasının yerinde olduğunun açıkça tespit edildiğini, davacı tarafından takip talebine konu edilen çekler de bu çekler iken mahkemece bilirkişi incelemesine sunulan davacıya ait imzaları içeren diğer belgeler incelenirken ödenmiş olan 12 adet dava dışı çekin dava konsu edilerek müvekkili bankanın TMK m.2'ye aykırı hareket ettiğinden bahisle dava konusu 3 adet çekle ilgili imza itirazlarına itibar edilmeyeceğine karar verilmesinin usule, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece müvekkili bankanın 3. kişi hamile karşı çek yapraklarına dair sorumluluğunun devam ettiğine ve müvekkili bankanın imza itirazlarına itibar edilmeyeceğine ilişkin verilen kararın tümden hukuka aykırı olduğunu, davanın konusunun itirazın iptali davası olduğunu, huzurdaki davada da takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebiyle bağlılığın asıl olduğunun izahtan vareste olduğunu, müvekkili bankanın çekteki keşideci imzasında uyuşmazlık tespit etmesi halinde kural gereği ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, müvekkili bankanın kendisine ibraz edilen çek için ödeme yapmadan veya çekin sorumluluk bedelini ödemeden önce, bazı incelemeler yapmak zorunda olduğunu, muhatabın öncelikle keşideci ile arasında bir çek anlaşması olup olmadığını ve ibraz edilen çekin karşılığının mevcut olup olmadığını araştıracağını, çeki ibraz edenin bedelin ödenmesini talebe yetkili hamil sıfatını taşıyıp taşımadığının da incelenmesi gerektiğini, muhatap çekteki keşideci imzasının gerçekten hesap sahibine ya da yetkili temsilcisine ait bulunup bulunmadığını inceleyerek bu açıdan çekin sahte olup olmadığının yanı sıra çek üzerinde bir tahrifat yapılıp yapılmadığını da kontrol edeceğini, davacının ibraz ettiği anda çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı halde müvekkili bankanın geçersiz bir çek olmasına rağmen çek meblağını öderse müvekkili bankanın sorumluluğu doğacağını, bu noktada müvekkilinin basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekeceğini, kural gereği imza uyuşmazlığı söz konusu olan çeke ilişkin tazminatı ödemesinin beklenemeyeceğini, imza uyuşmazlığı söz konusu olması halinde müvekkili bankanın ödeme yükümlülüğü bulunmadığının açıkça görüleceğini, bilirkişi raporu kapsamında incelenmiş olan dava konusu 3 çek ile dava dışı diğer çeklerdeki imzalar arasında benzerlik bulunmadığından müvekkilinin ödeme yapmamasının yerinde olduğunun tespit edildiğini, dava konusu çekte imza uyuşmazlığı söz konusu olup çek sorumluluk bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın miktar açısından kesin olarak verilmesi gerektiğini, dava değerinin miktar açısından istinaf sınırı altında kaldığını, bilirkişi tarafından dava konusu 3 adet çek ile davalı bankaya ibraz edilen ve mukayese amaçlı davalının dosyaya sunduğu 12 adet çekteki imzaların aynı kişinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline dava konusu üç adet çekin bankanın sorumlu olduğu kısmı ödememek için çıplak gözle sözde imza incelemesi yapan davalı bankanın, bu 12 adet çek için de aynı hassasiyeti göstererek çıplak gözle imza incelemesi yapmadan 12 adet çeki ödediğini, davalı bankanın gerçekten iyi niyetli, basiretli bir tacir ise dosyaya sunulan 12 adet çeki de ödememiş olması gerektiğini, ancak imzası keşideciye ait olmadığı tespit edilen 12 adet çeki ibraz eden hamillere ödediğine göre müvekkilinin ibraz ettiği çekler için sorumlu olduğu kısmı da müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 3 adet çekin yasal süresi içinde takas yoluyla davalı bankaya ibraz edildiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bankaya 24.01.2020 tarihinde her bir çek yaprağı için 2.030 TL ödenmesi talebiyle başvurduklarını, ancak davalı bankanın imza uyuşmazlığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle, itirazın iptaliyle takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu çeklerde imza uyuşmazlığı bulunduğunu, bu nedenle çek sorumluluk bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Küçükçekmece ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ; davacı şirketin, davalı aleyhine 6.090,00-TL asıl alacağın tahsili için takibe geçildiği, borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ███████ esas, ████████ karar, █████/2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Dairemizin █████████ E., █████████ K., sayılı █████/2021 tarihli kararı ile "Mahkemece imza incelemesine esas delillerin toplanıp Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor değerlendirilmek suretiyle davalı bankanın sorumluluğunun belirlenmesi konusunda bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu çeklerdeki keşideci imzalarında uyuşmazlık olup olmadığı yönünden alınan █████/2022 tarihli raporda özetle; Dava dışı ...'nın referans imzaları olarak tevdi edilen belgelerdeki imzaların (toplam 36 adet) genel biçimlendirme, imza yolu ve kaligrafik diğer özellikler itibarıyla üç ayrı şahsın eli ürünü oldukları sonucuna ulaşıldığı, Noter huzurunda atılmış imzalarının da aralarında bulunduğu referans imzaların, dava dışı ...'nın eli ürünü imzalar olarak değerlendirildiği, dava dışı ...'nın eli ürünü imzalar olduğu kanaatine varılan referans imzalar ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla farklılıklar saptandığından inceleme konusu, ... bank A.Ş. Ümraniye/İstanbul Şubesine ait, keşidecisi “...-... Elektrik” olan, █████/2019” keşide tarih ve “...” numaralı, “30.000/Otuzbin TL” meblağlı, █████/2019” keşide tarih ve “...” numaralı, “35.000/Otuzbeşbin TL” meblağlı, █████/2019” keşide tarih ve “...” numaralı, “35.000/Otuzbeşbin TL” meblağlı çek asıllarındaki (toplam 3 adet) keşideci imzalarının, dava dışı ...'nın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı, dava dışı ...'nın eli ürünü olmadığı kanaatine vardığım “yukarıda 2.grup olarak belirttiğim aynı bankadan mukayese amaçlı temin edilen” çeklerdeki keşideci imzaları ile aralarında genel biçimlendirme, imza yolu yönünden gözlemlenen benzerliğin yanında karşılaştırmalı incelemelerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından inceleme konusu ..., .... ... numaralı çek asıllarındaki keşideci imzaları ile aynı bankadan mukayese amaçlı temin edilen ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... no.lu çeklerdeki keşideci imzalarının aynı (tek bir) şahsın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, aralarında genel biçimlendirme, imza yolu ve kaligrafik diğer özellikler itibarıyla aynı elden çıktıklarını gösterir nitelikte uygunluk ve benzerlik saptanmadığından inceleme konusu, ...bank A.Ş. Ümraniye/İstanbul Şubesine ait, keşidecisi “...-... Elektrik” olan, ..., ... ve ... no.lu” çeklerdeki keşideci imzalarının, yine aynı bankadan “mukayese amaçlı temin edilen ve yukarıda 3.grup olarak belirttiğim ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... no.lu” çeklerdeki keşide imzalarını atan şahsın eli ürünü olmadığı kanaatine ulaşıldığı, inceleme konusu; ... bank A.Ş. Ümraniye/İstanbul Şubesine ait, keşidecisi “...-...” olan,“█████/2019” keşide tarih ve “...” numaralı, “30.000/Otuzbin TL” meblağlı, █████/2019” keşide tarih ve “...” numaralı, “35.000/Otuzbeşbin TL” meblağlı, “█████/2019” keşide tarih ve “....” numaralı, “35.000/Otuzbeşbin TL” meblağlı çek asıllarındaki keşideci imzaları ile dava dışı ...'nın referans imzaları aralarında “imza incelemelerinin temel kriterlerinden olan genel biçimlendirme ve imza yolu itibarıyla dahi” benzerlik bulunmadığından bankanın, imzaların uyuşmadığı gerekçesiyle ödeme yapmamasının yerinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece " Bilirkişi raporunda dava konusu olmayan 12 adet çek ile ilgili ödeme yapılması nedeniyle dava konusu çeklerdeki imzanın keşideciye ait olmadığı iddiasıyla ödeme yapılmamasının TMK md. 2'ye aykırılık teşkil ettiği," gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Tacir sıfatına haiz olan bankanın faaliyet konusu dikkate alındığında, faaliyetiyle ilgili alanda ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün bulunduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davalı banka tarafından hesap sahibini zarara uğratmama konusunda azami özeni göstermesi zorunludur. Bankanın aksi eyleminin zarara neden olması halinde sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durum, güven kuruluşu olan bankaların hafif kusurundan dahi sorumlu oldukları ilkesinin neticesi olarak ortaya çıkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 812.maddesinde; " Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun." hükmü düzenlenmiştir. TTK'nın 812. Maddesindeki düzenlemeye göre , muhatap bankanın sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemekten kaçınması ve ibraz edilen çeklerdeki imzanın keşideciye ait olmadığını tespit ettiğinde, sorumluluk bedelini ödememe hak ve yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Öğreti ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu kusur aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap bankanın sahte çek nedeniyle ödeme yapması durumunda muhatap banka kusursuzluğunu ispat etse bile bu sorumluluktan kurtulamayacaktır. Bu itibarla, keşidecinin dava konusu çekler nedeniyle aleyhine yapılan icra takibinde imzaya itiraz etmemesi, çeklerdeki imzanın sahte olma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı için muhatap bankanın sahte imza nedeniyle ödeme yapmaması da Kanun’un bankaya yüklediği bir yükümlülüktür. (Yargıtay 11. H.D.'nin █████████ - █████████Sayılı kararı). Somut olayda, yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu █████/2019 keşide tarihli, ... seri numaralı, █████/2019 tarihi ... seri numaralı ve █████/2019 keşide tarihli, 0401840 seri numaralı çeklerdeki keşideci imzasının keşideciye ait olmadığı tespit edilmiş olduğuna göre , basiretli tacir gibi davranmak zorunda olan bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzanın keşideciye ait olmadığını tespit ettiğinde, sorumluluk bedelini ödememe hak ve yükümlülüğünün bulunduğu, aynı imza ile ödenmiş çeklerin bulunması sahte çeke geçerlilik kazandırmayacağı gibi salt daha önce gerekli özen gösterilmediği için tespit edilmeyen keşideci imzasındaki uyuşmazlığın bu aşamada tespit edildiği halde davalı bankanın bile bile sahte çek vasfında olan bu çek yaprakları için sorumluluk bedelini ödemesinin beklenilmesinin Kanun’un bankaya yüklediği yükümlülüğe açık aykırılık teşkil edeceğinden yasal yükümlülüğe uygun davranılması durumu dürüstlük kurallarına aykırılık olarak nitelendirilemez. Mahkeme gerekçesinin bu yönü ile hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından , davanın reddi yerine yasal olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E., ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 73,56 TL'nin mahsubu ile 541,84‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 43,00 TL posta giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 6.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 54,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!