Anahtar kelimeler: Yanıltıldığı Tebliğden Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Eşya Edenin Görüşü Nakil Yolunda
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
    Kararda temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmiş olması sebebiyle katılan ... İdaresi vekilinin yasa yolunda yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir.
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Yargıtay 19. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 14.05.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesi yönündeki Mahkeme kararının onanarak kesinleştiği gözetilerek katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
    Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
    İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 24.07.2013 olduğu,
    Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminden yapılan kontrolde temyiz edilmeden kesinleşen Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas, 2014/6 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.08.2013,
    Temyiz edilmeden kesinleşen Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 24.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.12.2013 olduğu,
    Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyalarda 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/23 ile 5/2 maddeleri uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak, dosya asıllarının ya da onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi
    kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen kararlar yönünden mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
    2.Kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri hafif olduğu, kısa kararda, hükümde ve gerekçenin bir yerinde "hafif" değerde olduğu kabul edilerek cezada 1/2 indirim yapıldığı halde, gerekçenin lehe kanun değerlendirmesine ilişkin kısmında "pek hafif" olduğu ve verilen cezada 2/3 indirim uygulandığı belirtilmek suretiyle kısa karar ve hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!