Anahtar kelimeler: Kryzltarihi Esaskarar Açtıklarını Eser Katip Yapmış İmza Davayı Getirmemesi Aralarında

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ....KATİP : ....DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....DAVALI : ....VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2024KR.YZL.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin aralarında █████/2019 tarihinde yapmış oldukları sözleşme kapsamında davalı tarafın ödeme yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemesi amacıyla bu davayı açtıklarını, taraflar arasında imza altına alınan █████/2019 tarihli ve ‘SÖZLEŞME’ başlıklı sözleşme kapsamında, davalı şirketin yükleniciliğini yapmış olduğu .... bünyesinde yürütmekte olduğu faaliyetler kapsamında, ‘160 Ton(Tahmini) çelik konstrüksiyon dolusavak üstü çelik kaplama imalatının onaylı projesine göre yapılması ve profiller, borular, köşebentler vb malzemelerle yapılan tüm çelik imalatının kumlama ile temizlenmiş her türlü yüzeylerinin boyasının teknik şartnamesine uygun olarak boyanarak oluşturulan makasların yerine konulması; ana ve ara makasların oluşturulması için, atölyede yapılacak imalatlar ile iş yerinde yapılacak imalatlar dahil olmak üzere her türlü malzeme, işçilik, araç, gereç ve kullanılması, iskele yatay ve düşey taşıma, vinç ile işyerine nakliyesi dahil olmak üzere her türlü genel giderler dahil malzemeli işçilik yapılması işi hususunda karşılıklı olarak anlaşmaya vardıklarını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin tam alacağının tespit edilebilmesi için onaylı projeye göre yeniden bir hesap yaptırılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, müvekkili şirketin, davalı şirketin üstlenmiş olduğu işin onaylanmış projesine göre imalatı yapmakla yükümlü olduğu, sözleşmede belirtilmiş olan 160 ton çeliğin tahmini bir rakam olduğunun belirtildiğini, bu kapsamda, müvekkili şirketin davalı şirketten bakiye alacağının tam olarak tespit edilebilmesi için, onaylı mimari projenin talep edilerek proje kapsamında bilirkişiler tarafından yeniden inceleme yapılması gerektiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından ilgili kuruma işin bitirildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin sunulduğunu, sözleşmenin hak ediş başlıklı hükmü gereğince işin teslimi ile birlikte müvekkili tarafından davalı şirkete bakiye bedeline ilişkin bir hak ediş sunulduğunu ancak davalı şirket tarafından bu hak edişin onaylanmadığını ve imza altına alınmadığını, ancak müvekkili tarafından işin eksiksiz olarak teslim edildiğini, öyle ki davalı şirket tarafından ...’ne iş teslim belgeleri verildiğini, bu sebeple edimlerini eksiksiz olarak yerine getiren müvekkilinin zarara uğradığını, tüm bu sebeplerle, edimlerini eksiksiz olarak yerine getiren müvekkilinin, sözleşme kapsamında hak etmiş olduğu bedelin davalı şirket tarafından bir kısmının ödenmemesi nedeniyle bu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 gereğince şimdilik 5.000,00 TL alacaklarının tahsiline karar verilmesini, bu bedele iş teslim tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın kısmen açılmasının mümkün olmadığını, bir davanın kısmi dava olarak açılabilmesi için; talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması ve talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerektiğini, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacağını, davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; dava hakkının kötüye kullanılmasının söz konusu olduğunu, iş bu davada da talep edilen bedelin; davacı şirket tarafından yapılan iş karşılığında istenen meblağ olduğundan davacı yanın yaptığı işi ve maliyetini bilmesi gerektiğini, bu bedelin davacı yan tarafından belirlenerek dava açılması gerekirken, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak dava açılması söz konusu davanın usulen reddini gerektiğini, davacı yanın işini zamanında ve düzgün olarak yapmadığını, davacı yana toplam hakediş üzerinden 245.000,00-TL çek ve ödeme yapıldığını, iş için kulanılmak üzere 702.574,54-TL tutarında malzeme alındığını, ayrıca 15.100,00-TL olan şantiye giderlerinin müvekkil şirketce karşılandığını, tüm bu ödemelere rağmen davacı yanın yasaya aykırı olarak hala fatura düzenlemediğini, haksız ve hukuka aykırı açılan işbu davada müvekkili sözleşme doğrultusunda ekte sundukları evrakta görüleceği üzere 245.000 TL bizzat taşeron olan davacıya çek ve ödeme yaptığını, 702.574,54 TL iş için kullanılmak üzere malzeme aldığını, ayrıca 15.100,00 TL davacı yan için şantiye giderlerini karşıladığını, toplamda 962.674,54 TL davacı adına harcama ve ödeme yapılmış, kesin hakediş yapıldığı tarihte ödemeler ve harcamalar konusunda mutabık kalındığını, kesin hakediş sonrası davacıya ödenecek tutarın 146.053,46 TL olduğu konusunda da tarafların anlaştığını, faturaya istinaden ödeme yapılacağı da davacının kabulünde olduğunu, buna rağmen davacı yanın son olarak ödenecek meblağı kabul etmediği gibi mutabık kalınarak ödenmiş olan meblağların faturasını dahi hazırlamaya yanaşmadığını, davacıya ödenecek tutarın, fatura düzenlendiği takdirde düzenlenecek faturada KDV tevfikatı uygulanması gerektiği İş'in "Yapım İşleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde" uygulanacak tevkifat oranı 3/10 olacağı Taşeron Firmaca da bilindiğini, bunun sonucunda davacıya ödenecek meblağın 128.157,80-TL olacağını, davacı taraf ile harici olarak yapılan görüşmeler neticesinde meblağda anlaşılmış olup, kendisinin fatura düzenlemeye yanaşmaması nedeniyle ödeme yapılamadığını, bu durumda da kendisinin aslen alacaklı temerrüdüne düştüğünü, taraflarınca ödenecek bedele bir faiz işletilecekse bu faizin fatura düzenlendiği tarihten sonrası olması gerektiğini, davacı yanın işe aykırı davrandığını, tarafına ihtarname gönderilmesine rağmen harekete geçmediğini, gecikme cezasını da ödemediğini, davacı yan ile yapılan 01.03.2019 tarihli sözleşmenin 4. Maddesinde yer alan gecikme cezası kapsamında davalı yana günlük 2500TL'den ceza yansıtıldığını, işbu cezada .... Noterliği ... yevmiye numaralı █████/2019 tarihli ihtarname ile kendilerine gönderildiğini, ancak davacı yana bir türlü ulaştıramadıkları işbu ihtarname dahi kendileri ile iletişime geçmekte zorluk yaşadıklarını, sürekli yer değiştiren bu şirketin, taraflarını da zor durumda bıraktığını, hiç bir şekilde kendilerine ulaşılamadığını, yaşanan bu gecikme neticesinde de davacı yanca işin yarım bırakıldığını, birinci etabı gecikmeli olarak tamamladıklarını, bu nedenle de proje kapsamında inceleme yapıldığında müvekkil şirketin ikinci etabı başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, bütün hesaplamalar yapılıp, anlaşma ve ayrılma günü geldiğinde davacı yanın yine mesnetsiz ve anlaşılması mümkün olmayan nedenlerle müvekkil şirketle iletişimini kopardığını, müvekkil şirketin, tüm işlerinde olduğu gibi söz konusu işlerde de herşeyi usule uygun bir şekilde yaptığını, davacı yanın, meblağ konusunda anlaştığını, ibraname imzaladığını ancak müvekkili şirketin anlayamadığı bir şekilde fatura düzenlemekten kaçındığını ve ödeme için şirket hesabı bildirmediğini, davacı şirketin bir takım iddialarda bulunmasına karşın herhangi bir delil sunamadığını, tüm bu sebeplerle, öncelikle süresinde açılmayan bu davanın usulden ve esastan reddini, Mahkememiz aksi kanaatte ise taraflarının beyanları doğrultusunda gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra belirlenecek bedele; alacaklı temerrüdü sebebi ile faiz işletilmemesini, işletilecekse de fatura düzenlenerek taraflarına gönderilmesinden itibaren faiz işlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; dava dışı ... " .... " işini yüklenen davalı şirket ile davacı şirket arasında imzalanan █████/2019 tarihli sözleşme gereğince tarafların edimlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirip getirmediği, davacının yaptığı iş nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı noktasında toplanmıştır. Davacı taraf sözleşmeye konu çelik işi edimlerini ifa ettiğini ancak bedelinin ödenmediği iddiası ile dava değeri 5.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmıştır.Davalı taraf ,çelik çatı imalatı işinin davacı tarafa taşere edildiğini,işi iki kısımdan oluştuğunu, davacının işin ilk kısmını yarım bırakıp gittiğini bu sebeple ikinci kısmın yapımını davacı tarafa vermediklerini, yarım bırakılan işin de başka firmalara yaptırıldığını ,davacıya yapılan ödemeler neticesinde yapmış olduğu iş karşılığında 128.157,80 TL daha ödeme yapılacağı konusunda mutabık kalınmış ibraname imzalanmış ise de ,davacı taraf fatura düzenlemediği için ödeme yapılmadığını davanın reddini istemiştir.Davacının imzasını içerir ibranamenin dosya arasına alınmıştır.Davacı taraf █████/2019 tarihli sözleşme haricindeki tüm belgelere yönelik imza inkarında bulunmuştur.Alınan grafoloji raporu ile iddiası ispat olunmuştur. ....Mahkemesi'nin, ....'nın, ....'nın, .... Noterliği'nin, ...'nün, ... A.Ş'nin, ...'nün yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davanın eser sözleşmesine dayalı: olarak, imalat bedelinden kaynaklanan alacak davası olduğu, dava değerinin 5.000,00-TL. olduğu, davalının yevmiye defteri kayıtlarına göre, davacıya 2019 yılı içerisinde 195.000,00 TL ödeme yaptığı, davacıdan herhangi bir fatura almadığı saptanmış ve beraberinde 31.12.2019 tarihi itibariyle 195.000,00 TL alacağının bulunduğu, ayrıca bu tutarın da 31.12.2020 tarih ve 2889 yevmiye numaralı kapanış maddesinde de yer aldığını, taraflarca ihtirazi kayıtsız imza altına alınan █████/2020 tarihli hakkediş sonrasında davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından, 3/10 oranında KDV tevkifatı uygulandıktan sonra davacının bakiye imalat alacağının 95.315,06-TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Müteahhit/Yüklenici ... A.Ş., Taşeron ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak düzenlenmiş olan 18.02.2015 Hakediş ve 18.02.2020 Onay tarihli Taşeron Hakedişi, ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan 18.02.2015 tarihli ... Sayfası, ... A.Ş. ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan bila tarih ve “AÇIKLAMA” başlıklı belge, Yüklenici ... A.Ş. ile Taşeron ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan 02.03.2019 tarihli Zeyilname, Yüklenici ... A.Ş. ile Taşeron ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan 18.02.2020 tarihli Sözleşme, Taşeron ... San. ve Tic. Ltd. Şti. İmzalı, bila tarih ve “İBRANAME” başlıklı belge, üzerinde basılı bulunan “... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ...” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, dava dosyasındaki mevcut huzurda alınmış ve samimi mukayese imzalarına kıyasen; ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Talimat Mahkemesince mahallinde keşif icra edilerek rapor tanzimi istenilmiş;█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu imalatların sadece 1. Etabı kapsadığı ikinci etabın proje onay tarihinin █████/2020 tarihi olduğu, 1. etapta yerinde yapılan imalat ile projenin uyumlu olduğu ve bu imalatların 156.600 kg ağırlığında ve KDV ve yasal kesintiler hariç 939.600,00 TL bedelinde olduğunu, dosyaya davalı tarafça sunulan faturalar karşılığında 734.809,34-TL malzeme alımı için ödeme yapıldığı ve Davalının ihtilaf konusu Eser Sözleşmesine ilişkin olarak defter kayıt ve belgelerin de davacıya 195.000,00-TL ödeme yaptığı, ödeme karşılığında davalının kayıtlarında her hangi bir üretim/hakediş faturası kaydı olmadığı tespit edildiğini, bu tutarlar üzerinden yapılan hesaplamada 9618 oranında KDV uygulanmış ve 2017 yılından sonra 3/10 olarak uygulanması öngörülen KDV tevkifatına göre hesaplama yapıldığını, netice olarak davacının bakiye 128.180,26-TL alacağı olduğunun hesaplandığını rapor etmiştir.█████/2024 tarihinde davacı vekili bedel arttırım dilekçesi sunarak, 5.000,00 TL olarak açtıkları dava değerini 123.180,26 TL artırarak 128.180,26 TL 'ye yükseltmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bedel karşılığı eser sözleşmesi olup uyuşmazlık iş bu sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında█████/2019 tarihli eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davalı yüklenici davacı taşerondur. Sözleşme; hukukî bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ ise; sözleşmenin imzalandığı ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “istisna akdi” olarak adlandırılmış olup, “İstisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır ( ....). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir.Borçlar Kanunu’nun “Müteahhidin borçları” başlıklı 356. maddesi ile bu maddenin TBK’daki karşılığı olan 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Tacir olmanın hükümleri”ni düzenleyen 20/2. maddesine göre yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Yüklenicinin özen ve sadakat borcunun gereği olarak BK’nın 357/3. maddesinde genel ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. BK’nın 357/3. maddesi ve aynı Kanun’un iş sahibinin sorumluluğunu düzenleyen 361/1. maddesi uyarınca; yüklenici işinin ehli olup bedelin tamamına hak kazanabilmesi için, eseri, sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. Yüklenici eseri teslim etmediği veya sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece iş bedeline hak kazanamaz. Sözleşme ve eklerine aykırı imalat yapılmış olması hâlinde, imalatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi, yüklenici, iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse doğacak sonuçlardan kurtulamaz. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye aittir. ( .... ) Taraf ticari defterleri ile hak ediş dosyaları incelendiğinde; tarafların ihtirazı kayıt ileri sürmedikleri ,davacı tarafça üzerinde düşen edimin ifa edidliği,görülmüştür.Bilindiği üzere “ihtirazi kayıt” kavramı, bir hakkın korunmasına yarayan yenilik doğuran bir hak olarak nitelendirilebilir ve kural olarak herhangi bir şekil şartına da bağlı değildir.Keşfen projenin yerinde uygulaması yapılarak hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu imalatların sadece 1. Etabı kapsadığı ikinci etabın proje onay tarihinin █████/2020 tarihi olduğu, 1. etapta yerinde yapılan imalat ile projenin uyumlu olduğu ve bu imalatlar karşılığında davacının davalıdan 128.180,26-TL alacağı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının dava öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair belge sunulmadığı görülmekle arabuluculuk son oturum tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Açılan davanın KABULÜNE,2-128.180,26-TL'nin █████/2021 arabuluculuk son oturum tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 8.755,99-TL olduğundan, peşin alınan 2.189,39-TL'nin (ıslah harcı + peşin harç) mahsubu ile bakiye 6.566,60-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 3.532,09-TL harç toplamı ile 29.162,35-TL posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.694,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024 Katip .... Hakim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır