Anahtar kelimeler: Soma Düşerek İnşaatta İnşaattan Vefat Kalmak Kaydıyla Fazlaya Saklı Şartı

MahkemeSİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MahkemeSİ : Soma 1. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'in davalı işverene ait inşaatta çalışmaktayken 12.11.2020 tarihinde inşaattan düşerek vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... adına 3.000,00 TL maddi tazminatın ve 200.000 TL manevi tazminatın, ... adına 100,000 TL, ... adına 100,000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 403.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 1.170.781,47 TL olarak arttırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MahkemeSİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.11.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacıların murisi ...'in vefat ettiği, Mahkemece alınan kusur raporunda davalı işveren ve dava dışı şantiye şefi .. ...'in meydana gelen iş kazasında %80 kusurlu olduğu, davacıların murisi kazazede işçi ...'in ise %20 kusurlu olduğunun tespit edildiği, hesap bilirkişisinden alınan rapora göre davacı ...'in, ... kazazede işçi ...'in geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle 1.170.781,47 TL destekten yoksun kalma tazminat hakkı doğduğunun tespit edildiği, davacıların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, oluşan kaza nedeniyle davacıların murisi ...'in vefat etmiş olması, bu vefatın davacılar üzerindeki etkisi, tarafların kusur durumu, davacıların murisin eşi ve çocukları oluşu, manevi tazminatın bir zenginleşme amacı taşımaması hususu da düşünülerek manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, "hesaplanan 1.170.781,47 TL maddi tazminatın 12.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 200.000,00-TL manevi tazminatın 12.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,100.000,00-TL manevi tazminatın 12.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın 12.11.2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle, Mahkemesince tespit edilen kusur oranlarının somut vakıaya uygun olduğu, istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede Mahkeme kararında hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun konunun uzmanı olan bilirkişilerce alınmadığını, İş Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince davalı işverenin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi aldığını, araç ve gereçleri noksansız bulundurduğunu, inşaatta iş sağlığı ve güvenliği sağlanması amacıyla ehil kişilerin görevlendirildiğini, ...'in iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan önlemlere uymakla yükümlü olduğu halde uymadığını, iş kazasının gerçekleşmesinde zarar görenin ağır kusuru söz konusu olduğundan işverenin herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, kusur oranlarının ayrıntılı, duraksamaya yer vermeyecek ve çelişkileri ortadan kaldıracak biçimde olması gerektiğini, kusur oranının şantiye şefi ve davalı Şirket için ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle ;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.