Anahtar kelimeler: Katının Gümrüklenmiş İhtaratında Mücadele İhtar Kaçakçılıkla Pişmanlık Etkin Toplamının Zincirleme

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi YönündenSanık ...'e yapılacak etkin pişmanlık ihtaratında zincirleme suç kapsamında birleştirilen 01.10.2013, 24.10.2013, 13.11.2013 ve 24.12.2013 tarihli tüm eylemleri nedeniyle oluşan gümrüklenmiş değerler toplamının iki katının ihtar edilmesi gerekirken, 20.01.2022 tarihli talimat duruşmasında etkin pişmanlıkla ilgili 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesindeki Kanun metni ihtar edilerek, yalnızca 24.12.2013 tarihli eyleme konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin 2 katı olan 39.808,58 TL'yi ödeyip ödeyemeceğinin sorulması ve sanığın da süre verilse dahi ödeme yapma imkanının olmadığını beyan etmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve aza ilişkin dahi ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Hükmün esasını oluşturan kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adlî para cezasının aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılması sırasında 1 yıl 6 ay hapis ve 7 gün karşılığı adlî para cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl hapis ve 10 gün karşılığı adlî para cezasına hükmedilmesi ve yapılan artırım ve indirimler sonucu fazla adlî para cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sanık ... hakkındaki birinci bendinin 2. fıkrasında yer alan "2 YIL HAPİS VE 10 GÜN" ifadesi çıkartılarak yerine "1 YIL 6 AY HAPİS VE 7 GÜN" ifadesinin eklenmesi, aynı bendin 3. fıkrasında yer alan "10 GÜN" ifadesi çıkartılarak "7 GÜN" ifadesinin eklenmesi, 4. fıkrasında yer alan "12 GÜN" ifadesi çıkartılarak yerine "8 GÜN" ifadesinin eklenmesi, 5. fıkrasında yer alan "6 GÜN" ifadesi çıkartılarak yerine "4 GÜN" ifadesinin eklenmesi, 6. fıkrasındaki "5 GÜN" ifadesi çıkartılarak "3 GÜN" ifadesinin eklenmesi, 8. fıkrasında yer alan "100,00 TL" ifadesi çıkartılarak yerine "60,00 TL" ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,II. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemiOlayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, soruşturmada etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bu kapsamda gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak uygulanacağının bildirilmesi gerekirken, birleşme öncesi Digor Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında alınan 23.09.2021 tarihli savunmasında ödeme yapması halinde cezasında indirim yapılacağının dahi bildirilmemesi, birleşme sonrasında ana dosya kapsamında ise sanığa bu hususta herhangi bir tebligat yapılmadan, beyanı da alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,2.Hükmün esasını oluşturan kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adlî para cezasının aynı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılması sırasında 1 yıl 6 ay hapis ve 7 gün karşılığı adlî para cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl hapis ve 10 gün karşılığı adlî para cezasına hükmedilmesi ve yapılan artırım ve indirimler sonucu fazla adlî para cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.