Anahtar kelimeler: İkamet Müracaat Yurt Dönemleri Kuruma Dönemini Borçlanması Borçlandırarak Borçlanmayı Yapmak

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurt dışı hizmet borçlanması yapmak için Kuruma müracaat ettiğini, ancak davalı Kurumun 31.12.1997-02.09.2008 dönemini borçlandırarak 03.06.1992-27.03.2015 tarihleri arasındaki ikamet süreleri dahil sigortalılık süresi bulunmasına rağmen 03.06.1992-31.12.1997 ve 03.09.2008 tarihinden sonraki dönemleri için borçlanmayı kabul etmediğini, davacının 01.12.2016 tarihinde Kuruma başvurarak 03.06.1992-31.12.1997 ve 03.09.2008 tarihinden sonraya mal edilmek üzere 500 gün borçlanma talebinde bulunduğunu hizmet karşılığında 8.800 TL tutarı beyan usulü ile Kurum hesabına yatırdığını, ayrıca 541 günlük askerlik borçlanması yaptığını ve Kuruma bedelini yatırdığını, 06.12.2016 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu ancak Kurumca eksik gün gerekçe gösterilerek talebin reddedildiğini, halbuki davacının toplam 4584 günlük hizmetinin bulunduğunu, Kuruma verdiği hizmet belgesinden de yüzde 80-100 oranında malul ve çalışma gücü kaybının bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumda 3600 günlük hizmetin bulunması ve yüzde 40'ın üzerinde iş gücü kaybının bulunması, 15 yıllık sigortalılık süresinin bulunması koşulları ile 5510 sayılı Kanun'un 28. md. göre davacıya emekli aylığı bağlanmasının gerektiğini belirterek, davanın terditli olduğu dikkate alınarak, reddedilen dönemde yurt dışı borçlanması yapabilmesinin tespitine ve borçlanma bedelinin ödendiği dikkate alınarak tahsis talep tarihin takip eden 01.01.2017 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini, bu talebin haklı görülmemesi halinde davacının SSK hizmetleri de dikkate alınarak Hollanda mercilerince onaylanan sağlık raporları kapsamında tahsis talep tarihinden itibaren her halükarda 5510 sayılı Kanun'un 28. md. yer alan özür ve sakatlıktan dolayı yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 06.12.2016 tarihli talebinin 5225 gün prim ödeme gün sayısı şartını sağlamadığı tespit edildiğinden bahisle reddedildiğini, Kurumca yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli kararı ile"1-Davanın kabulü ile Davacı ... T.C. kimlik numaralı ...'ın ... ülkesinde Türk vatandaşı olarak ve malüllük aylığı bağlandığı tarihe kadar geçirdiği sürelere ilişkin 01.12.2016 tarihinde ödediği 8.800,00 TL karşılığı 154 günlük borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ileDavacının 06.12.2016 tarihli tahsis talep tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-e bendine göre 48 yaş 5225 gün ödenmiş prim gün sayısı şartlarına taşıması sebebiyle 01.01.2017 tarihinden itibaren davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,Aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.03.2022 tarihli kararı ile "... Mahkemece, 154 günün mükerrer olarak prim gün sayısına eklenmesi suretiyle 5.238 prim gün sayısına ulaşıldığı anlaşılmakla; 154 günlük prim yönünden yeniden değerlendirme yapılarak ve şartları oluştuysa süre verilerek davacının prim ödemesinin sağlanması ve sonucuna göre talep edildiği üzere davacının, yaşlılık aylığı ya da şartları oluşmadığı takdirde 5510 sayılı Kanun'un 28. md. yer alan özür ve sakatlıktan dolayı aylığa hak kazanıp kazanmadığı değerlendirilerek talepleri yönünden bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararı ile "1-Davanın kabulü ile Davacı ...T.C. kimlik numaralı ...'ın ... ülkesinde Türk vatandaşı olarak ve malüllük aylığı bağlandığı tarihe kadar geçirdiği sürelere ilişkin 01.12.2016 tarihinde ödediği 8.800,00 TL karşılığı 154 günlük borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ileDavacının 06.12.2016 tarihli tahsis talep tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-e bendine göre 48 yaş 5225 gün ödenmiş prim gün sayısı şartlarına taşıması sebebiyle 01.01.2017 tarihinden itibaren davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,Aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.04.2023 tarihli kararı ile "... Bozma ilamında, 154 günün mükerrer olarak prim gün sayısına eklenmesi suretiyle 5.238 prim gün sayısına ulaşıldığı tespiti yapılmış olup Mahkeme tarafından uyulan bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediği, aylık bağlanması için gereken 154 güne ilişkin prim borcunun tamamlatılması gerektiği belirtildiği halde tamamlatılmadığı anlaşılmakla; davacıya süre verilerek davacının eksik ödenen prim ödemesinin sağlanması ve sonucuna göre bozma ilamında belirtildiği üzere aylık koşulları yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Kararİlk Derece Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli kararı ile"1-Davanın kabulü ile a)Davacı... T.C. kimlik numaralı ...'ın .... ülkesinde Türk vatandaşı olarak ve malüllük aylığı bağlandığı tarihe kadar geçirdiği sürelere ilişkin 01.12.2016 tarihinde ödediği 8.800,00 TL karşılığı 154 günlük borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ileb)Davacının 06.12.2016 tarihli tahsis talep tarihi itibarıyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-e bendine göre 48 yaş 5225 gün ödenmiş prim gün sayısı şartlarına taşıması sebebiyle 01.01.2017 tarihinden itibaren davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,c)Aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.