Anahtar kelimeler: Ehliyesiz Cismani Çarptığını Kazadan Anında Yaraladığını Sürücünün Gördüğünü Ölüm Maluliyet

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 03.03.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... yönetimindeki ... plakalı aracın 08.06.2018 günü davacıya çarptığını ve ağır yaraladığını, kazadan sonra davacının uzun süre tedavi gördüğünü, olayda davalının tam kusurlu olduğunu, ... 45. Asliye Ceza Mahkemesinin... E sayılı dosyasıyla kendisi hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davalı sürücünün olay anında ehliyesiz olduğunu, mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirleneceğini, davadan önce 07.05.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak bir ödeme yapılmadığını, açıklanan bu nedenlerle; dazlaya dair hakları saklı kalmak ve bilirkişi hesap raporuyla belirlenebilir hale geldikten sonra işbu belirsiz alacak davamıza konu ettiğimiz maddi tazminat kalemi alacaklarımızı arttırmak kaydıyla; 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik zararı ile 100 TL tedavi gideri ve 100 TL bakıcı giderinin, davalı sigorta şirketi poliçe teminatıyla sınırlı olmak üzere ihbar tarihinden diğer davalılar bakımından ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000 TL manevi tazminat alacağının, davalı ...' ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 30.03.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kusurunun olmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvurulmadığından davacının zararının hesaplanamadığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, Adli Tıp Kurumunun kusur oranlarını belirlemesi gerektiğini, davacının davalı şirkete sunduğu bir engellilik rapor olmadığını, bu nedenle tazminata hak kazanmadığını, tedavi giderlerinden SGKnın sorumlu olduğunu, davacının bakıcı tutup tutmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının belgesiz şekilde bakıcı masrafı istediğinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, yasal faiz istenebileceğini açıklanan bu nedenlerle; öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, mahkeme usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 04.04.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; olayda ... plakalı aracın ruhsat sahibinin ... olduğunu, aracı kullanan kişinin ... olduğunu, kusur yönünden iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, olayda tüm kusurun davacı yayada olduğunu, aniden ve araçların arkasından yola çıktığını, olay yerinde keşif yapılması gerektiğini, kazanın park alanı içinde yani yolda olduğunu, burada davacının tamamen kusurlu olduğunu, davacının aracını park etmek için geri geri gelirken meydana geldiğini, kaza tutanağının davacı ve yanındaki kişinin beyanları doğrultusunda hazırlandığını, kaza anında 2 kişinin karşıdan karşıya geçmekte olduğunu, kaza yerinin yolun ortası ve kaldırıma yakın olduğunu, davalının aracını park etmeye çalıştığının kesin olduğunu, davacının 82 yaşında olduğunu, bakıcı yardımı almasının normal olduğunu, davacıda maluliyet bulunup bulunmadığının belli olmadığını, davacının davalı sigorta şirketinden maddi manevi tazminat almasının mümkün olduğunu, davalının 12.06.2018 tarihinde hastaneye 4.500,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca 13.06.2018 tarihinde 2.500,00 TL daha ödediğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, istenen manevi tazminata itiraz ettiklerini, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurunun olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; davacının muayene edilmek suretiyle ATK maluliyet raporu alınmasına karar verilmesini; keşif yapılmak suretiyle kusur raporu alınmasına karar verilmesini, davacı tarafa SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar verilmesini, davacının usul ve esas yönünden kanuna aykırı olan maddi tazminat taleplerinin müvekkil yönünden reddine karar verilmesini, davacıların usul ve esas yönünden kanuna aykırı olan manevi tazminat taleplerinin müvekkil yönünden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ATK Raporu, Tedavi Kayıtları, Hasar Dosyası, SGK yazı cevapları, Araç Tescil ve Mülkiyet Kayıtları, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Kısmi Feragat Dilekçesi, Islah Dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
27.11.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davacı yaya ... kusursuz olduğu, Davalı sürücü ... % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
04.06.2024 Tarihli ATK Raporunda Özetle; "1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
22.10.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Bu raporun ve dosya kapsamı tüm delilerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hukuki değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sürücünün %100 kusuruna göre; 13864,82 TL olacağı, sürekli kısmi iş göremezlik zararının %19 maluliyet ve davalı sürücünün %100 kusuruna göre 140.366,89 TL olacağı, belgeli tedavi giderinin 2.120,00 TL FATURALI TEDAVİ GİDERİ olduğuna ve sigorta şirketin ödemesinin limitleri dahilinde olduğuna ve manevi tazminat talebinin takdirinin sayın mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
30.03.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Bu raporun ve dosya kapsamı tüm delilerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde hukuki değerlendirmesi ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; 1-davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sürücünün %100 kusuruna göre; 13864,82 TL olduğu, 2-sürekli kısmi iş göremezlik zararının %19 maluliyet ve davalı sürücünün %100 kusuruna göre 193.781,98 TL olduğu, belgeli tedavi giderinin 2.120,00 TL FATURALI TEDAVİ GİDERİ olduğu ve toplam alacak miktarın 209.766,80 TL olarak hesap edilmiş olduğu ve davacının bakıcı gideri konusunda ATK raporunda Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı nedenleri ile hesaplama yapılmamış olduğu ve ancak sayın mahkemenin aksi kanaate olmasına binaen hesaplanan miktarın 19.394,03 TL olduğu ve bu konudaki takdirinin sayın mahkemeye ait olacağı sigorta şirketin ödemesinin limitlerinin tamamı olan 350.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu ve limitten arta kalan miktarın 140.233,20 TL olduğu ve maddi tazminatın ... sigorta tarafından karşılanmış olduğu ve ibra edilmiş olduğu ,manevi tazminat talebinin takdirinin sayın mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
FERAGAT:
Davalı vekilince sunulan 02.02.2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile haricen yapılan anlaşma neticesinde dosya kapsamında karşı vekilin de davalı sigorta şirketten feragat sunması üzerine karşı vekalet ve yargılama gideri haklarımızdan feragat ettiklerini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiği ve ibraname, feragatname ve makbuzunu sunduğu görüldü.
ISLAH:
Davacı vekilince sunulan 27.05.2025 tarihli dilekçe ile 1.000.-TL olarak ödenmesini talep ettikleri sürekli iş görememezlik tazminatı talebini 192.781,98.-TL arttırarak193.781,98.-TL olarak, 100.-TL olarak talep ettikleri geçici görememezlik tazminatı talebini 13.764,82.-TL arttırarak, 13.864,82.-TL olarak, 100.-TL olarak talep ettikleri tedavi gideri talebini 2.020.-TL arttırarak, 2.120.-TL olarak, 100.-TL olarak ödenmesini talep ettikleri bakıcı gideri talebini 19.294,03.-TL arttırarak 19.394,03.-TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya verilmesini talep ettikleri, ancak davalı sigorta şirketi ile imzalanan protokol kapsamında maddi tazminata ilişkin alacak taleplerimiz karşılandığı için maddi tazminat bakımından davanın konusuz kalmasına karar verilmesi halinde davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, davalı sigorta şirketi ile imzalanan protokol manevi tazminat talebimizi tam olarak karşılamadığı için davalı sigorta şirketi ile imzalanan protokol hükümleri de dikkate alınarak bakiye manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve ıslah harcını ikmal ettiği görüldü.
GEREKÇE: Dava, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakıcı gideri ile manevi tazminat davasıdır.
Davanın, █████/2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde yaralandığını, davacının meydana gelen kaza neticesinde ortaya çıkan maddi zararın tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır.
Olay nedeniyle ...köy 45. Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile; "Sanığın taksirle yaralamak suçundan sübut bulan eylemine uyan TCK 89/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kusur durumu, göz önünde bulundurularak takdiren, tercihen ve teşdiden 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemi sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığının neden olduğu anlaşıldığından TCK'nın 89/2-b maddesi uyarınca cezasında yarı oranında arttırım yapılarak 225 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezası TCK nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 187 gün adli para cezası ile cezalanıdırlmasına," karar verildiği, dosyanın itirazın reddi neticesinde kesinleştiği görülmüştür.
Kesinleşen ... 45. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan ATK raporu ve kusur raporunun da dikkate alınarak, meydana gelen olayda araç sürücülerinin ve davacının kusur durumunun tespiti için dosyasının ATK Trafik İhtisas dairesine dosya gönderilmiş, hazırlanan █████/2023 tarihli ATK kusur raporunda; davacı yaya ... kusursuz olduğu, Davalı sürücü ... % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hazırlanan rapora davalı tarafından itiraz edilmiş ise de hazırlanan raporun ceza yargılamasında alınan rapor ile çelişmediği ve itirazların raporda ele alındığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.
Meydana gelen trafik kazasında davacıların geçici ve sürekli iş göremezliğinin tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş; 04.06.2024 tarihli düzenlenen ATK raporunda; "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı," bildirilmiştir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmaları ile "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin T:█████/2020, E:..., K:...; T:█████/2021, E:..., K:... Karar sayılı ilamları).
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin █████/2020 tarih ...Esas - ... sayılı Kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir." bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Anılan nedenlerle tazminat hesaplamasında bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirlenmesi, zarar görenin bilinen dönem sonrası muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." denilmiştir.
Yukarıda belirtilen kapsamda dosyamıza sunulan 22.10.2024 tarihli aktüerya hesabında; "Davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sürücünün %100 kusuruna göre; 13864,82 TL olacağı, sürekli kısmi iş göremezlik zararının %19 maluliyet ve davalı sürücünün %100 kusuruna göre 140.366,89 TL olacağı, belgeli tedavi giderinin 2.120,00 TL faturalı tedavi gideri olduğuna ve sigorta şirketin ödemesinin limitleri dahilinde olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, hesaplanan miktarlar yönünden dava kabulü, diğer alacaklar yönünden ispata yarar belge sunulmadığından reddi gerekmiştir. Hazırlanan rapora karşı itiraz edilmiştir.
İtirazlar kapsamda dosyamıza sunulan 30.03.2025 tarihli aktüerya hesabında; "Davacının geçici iş göremezlik zararının davalı sürücünün %100 kusuruna göre; 13864,82 TL olduğu, 2-sürekli kısmi iş göremezlik zararının %19 maluliyet ve davalı sürücünün %100 kusuruna göre 193.781,98 TL olduğu, belgeli tedavi giderinin 2.120,00 TL faturalı tedavi gideri olduğu ve toplam alacak miktarın 209.766,80 TL olarak hesap edilmiş olduğu ve davacının bakıcı gideri konusunda ATK raporunda dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı nedenleri ile hesaplama yapılmamış olduğu ve ancak sayın mahkemenin aksi kanaate olmasına binaen hesaplanan miktarın 19.394,03 TL olduğu ve bu konudaki takdirinin sayın mahkemeye ait olacağı sigorta şirketin ödemesinin limitlerinin tamamı olan 350.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu ve limitten arta kalan miktarın 140.233,20 TL olduğu ve maddi tazminatın ... sigorta tarafından karşılanmış olduğu ve ibra edilmiş olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan raporun Mahkememiz denetimine uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu ve taraf itirazlarını karşılar şekilde hazırlanmış olduğu dikkate alınarak yeniden rapor alınmamıştır.
Davacı yanca davası ıslah edilmiş ise de sigorta şirketin ödemesinin limitlerinin tamamı olan 350.000,00 TL olarak ödenmiş olduğu ve limitten arta kalan miktarın 140.233,20 TL olduğu ve maddi tazminatın ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmış olduğu ve ibra edilerek davadan feragat edildiği tarafların kabulünde olmakla, davalı ... ve davalı ... yönünden davacının maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Davalı vekilince davalı ... yönünden arabuluculuk dava şartı yönünde itiraz yapılmış ise de haksız fiilden kaynaklı açılan tazminat davalarında gerçek kişiler yönünden arabuluculuk zorunlu olmadığından itirazın reddi gerekmiştir.
TBK'nun 56. maddesinde; "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne, TMK'nun 4. maddesinde; "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmüne yer verdiği anlaşılmaktadır.
Manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. (HGK ███████-291E.-370K) Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.(Ahmet Çelik, Manevi Tazminata Ölçü Arayışı, Serozan, agm.,sf.86)
Yukarıdaki anlatımla davacının manevi tazminat talebi bakımından yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu kapsamda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasındaki ciddiyet, iyileşme süresi ve davalı sürücünün olayda %100 kusurlu oluşu, tarafların sosyo ekonomik durumlarına, olay tarihine, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak ve nesafet kaidelerine ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre meydana gelen elim olayda davacı tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletmek için manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın MADDİ TAZMİNAT yönünden;
A-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
B-Davalı ... ve davalı ... yönünden davacının maddi zararı davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığından ve bakiye zararı kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davanın MANEVİ TAZMİNAT yönünden KISMEN KABULÜNE;
Dava konusu olay nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
3-Alınması gereken 615,40 TL peşin harçtan, alınan 3.892,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.276,60 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
4-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden talep olmadığından, davalı ... ve davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
5-Alınması gereken 3.415,50 TL nispi karar harcından peşin yatırılan toplam 687,55 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.727,95 TL harcın davalı ... ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 687,55 TL peşin harcın davalı ... ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı ... ve ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ve davalı ... tarafına verilmesine,
9-Taraflar arabuluculuk görüşmesine katılmış olmakla Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranlarına göre hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 390,00 TL'sinin davalıdan 1170,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
10-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.875,00 TL ATK ücreti ve 1.153,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 20.233,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranlarına göre hükmolan kısım üzerinden hesaplanan 5.058,37 TL'sinin davalı ... ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan, kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı, davalı Sigorta Şirketi vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!