Anahtar kelimeler: Mücadele Düşme Kaçakçılıkla Vefat Görüşü İstemlerinin Edenlerin Müsadere Muhalefet Edilebilir

B O Z M A Ü Z E R İ N
MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Sanık ... hakkında vefat nedeniyle düşme, sanık ... ... hakkında mahkûmiyet, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden önce 13.03.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, vefat nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINAII.Sanık ... Hakkındaki Hükme YönelikYargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ...'ün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Katılan ... İdaresi ile atılı suçun niteliğine göre doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının karar başlığında katılan sıfatıyla ayrı ayrı gösterilmesi karşısında; hangi idareye verildiği belli olmayacak şekilde "...9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," şeklinde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin bölümden "...katılana..." ibaresinin çıkarılarak yerine "...atılı suçun niteliğine göre katılan ... İdaresi'ne..." ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.