Anahtar kelimeler: Nalburiye Davaalacak Arzettiğimiz Yanıt Sunmuş Reeskont İlişkiden Muhtelif Yana Satım

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2021KARAR TARİHİ:█████/2025Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili mahkememize sunmuş dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ...-... Ticaret ile davalı arasında 2018 ve 2019 yıllarında muhtelif nalburiye malzemeleri satışından kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı alacak borç ilişkisinin 17.818,65 TL olduğunu beyanla müvekkilin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı yana usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı herhangi bir yanıt vermemiştir.DELİLLER ;Bilirkişi mali müşavir ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli rapordan özetle; "....Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğimiz nedenlerden dolayı ve nihai takdir Mahkemenizde olmak üzere:, tarafların İddia ve savunması, Tarafların ibrazı ile incelene Ticari defter kayıt ve muavin defter kayıtları, İcra dosyası, BA/BS formları taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda: Taraflar arasındaki ihtilafa konu:Taraflar arasındaki 2018 ve 2019 yılına ilişkin olarak, Müteveffa .../... Ticaret ünvanlı gerçek kişi tacir ile Davalı arasındaki ticari ilişkide, Davalı şirketin nevi ve değişikliği öncesindeki ... adına düzenlenen 08.10.2018 tarih ... seri nolu KDV dahil 13.211.93 TL bedelli ve 01.07.2018 tarih ... seri nolu 4.606.72 TL(KDV dahil) bedelli faturalarla ilgili olarak yapılan İncelemede, Davacı ... tarafından davalı Pantheon Mermer Makina İnşaat San ve Tic Ltd Şti (Ünvan ve nevi değişkliği sonrası gerçek kişi tacir ...'ın ortaklı şirket) aleyhine başlatılan ....İcra Md. 05.01.2021 tarih ... E Sayılı İlamsız icra takip dosyasından, iki adet fatura karşı 17.818.65 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, Takip borçlusu tarafından Takibe itiraz edildiği: Takip sonrası Takip alacaklısı Tarafındab İtirazın iptali ve takibin devamı talepli dava ikame edilmediği, ANCAK, Davacı ... tarafından Mahkemenizin ... Esas Sayılı dosyasından 05.03.2021 tarihli Alacak davası ikame edilerek 17.818,65 TL'nın dava tarihinden İtibaren İŞleyecek Ticari faiz ile birlikte Talep ve dava edişldiği anlaşılmıştır. İşbu Raporun yukarıda ilgili bölümlerinde yapılan detaylı inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda: Davacı Ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan DAVA 05.03.2021 tarihi itibariyle 2 adet faturadan dolayı 17.818.65 TL alacaklı olduğu, ” Davalı yanın, işbu raporun yukarıda ilgili bölümdeki detaylı tespit ve açıklamalar çerçevesinde 2018-2019 yılı Ticari defter kayıt ve belegelerin bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, Davalı şirketin, ... / ... Marble gerçek kişi tacir olarak faaliyet gösteren şirketin devamı niteliğinde olduğu, ( Ticaret Sicil Kayıtları dosyada mübrez) ”. İşbu Tespitler sonucunda, İhtilaf konusu faturalar ve işbu faturaların Müteveffa ... / ... Ticaret ünvanlı gerçek kişi tacirin 2018-2019 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Müteveffa ... / ... Ticaret'in Mirasçılık Belgesi gereğince diğer mirasçıların mirastan fergatları da dikkate alındığında Davacı ......'nın 2 adet faturadan toplamda 17.818,65 TL'lık tutardaki alacağın, Dava 05.03.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca 9» 16,75 ve değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte talebinin uygun talep olduğu, hususunda Nihai takdirin Mahkemenizde olduğu, “Tarafların diğer talepleri ise Mahkemeniz takdirlerinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdirinize saygı ile arz ederim. 03.05.2025...." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; █████/2018 tarihli 13.211,93 TL bedelli fatura ile █████/2019 tarihli 4.606,72 TL bedelli iki faturanın tahsili istemine dayalı alacak davasıdır. Mahkememizden verilen █████/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı "Davanın Kabulü"ne ilişkin kararı davalı vekilinin istinaf başvurusu sonrası İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin ████████ E, █████████ K. Sayılı ilamıyla; Davacı vekili, dava dayanağı faturalara konu ürünlerin davacının murisi tarafından davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı kendisine usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığından davacı tarafından ileri sürülen tüm vakıaları inkar etmiş sayılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir.6102 Sayılı TTK'nın 3. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, dava dayanağı faturalara konu ürünlerin davacının murisi tarafından davalıya satılıp teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup, iş bu dava mutlak ticari dava niteliğinde değiltir. Bu durumda hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi halinde nispi ticari dava niteliğinde olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, davalı tacir ise de davacının murisi ... gerçek kişidir. Mahkemece davacının murisi ...'nın tacir olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış ve kamu düzenine ilişkin olan görev hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda Mahkemece re'sen, davacının murisinin tacir ve sözleşmenin ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığı araştırılarak bu halde uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri, davacının murisinin tacir ve sözleşmenin ticari işletmesi ile ilgili olmaması halinde ise genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu kabul edilerek HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken esası hakkında karar verilmesi yerinde olmamıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 102/1 maddesinde; "Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar." hükmü, yine HMK'nın 103 maddesinde; 1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar. d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri. e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar. f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler. g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. ğ) Çekişmesiz yargı işleri. h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler. (2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir. (3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır. (4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır." hükmü düzenlenmiştir .Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ışığında somut olaya dönüldüğünde; Mahkemece █████/2021 tarihli davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin katıldığı ön inceleme duruşmasında davacı vekili delil olarak tarafların ve HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca münhasıran davalının defter ve kayıtlarına dayandığı gerekçesi ile Mahkemece taraflara defter ve kayıtlarının █████/2021 tarihinde belirlenen inceleme gününde sunulması ve sunulmamasının yasal sonuçları ihtar edilmiş ve yerinde inceleme talebinde bulunabilecekleri yetkisi de tanınmıştır. Taraflar tarafından bilirkişi incelemesi için defter ve kayıtları inceleme gününde sunulmamış, davalı şirket yetkilisi tarafından inceleme gününden sonra █████/2021 tarihinde yerinde inceleme talebinde bulunulmuştur. Mahkemece bilirkişi inceleme gününde bilirkişi incelemesine ilişkin taraflar katılmasa bile bilirkişi, hakim ve katip huzurunda herhangi bir tutanak tutulmadığı gibi, davalı şirket yetkilisinin yerinde inceleme talebi hakkında da olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Somut uyuşmazlığa konu dava faturalara konu ürünlerin satış bedelinden kaynaklı alacak davası olup, adli tatilde görülecek dava ve işlerden değildir. Bu durumda bu davaya ilişkin bilirkişi incelemesinin de adli tatilde yapılması yasal olarak mümkün değildir. Bu sebeple Mahkemece iş bu davaya ilişkin bilirkişi incelemesi gününün adli tatile rastlayan güne verilmesi ve davalının defter ve belgeleri sunmaması üzerine ve davacı tarafından dava dilekçesinde münhasıran HMK'nın 222/5 maddesine dayanılmamasına rağmen bu madde uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi, davalının yerinde inceleme talebi hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmemesi isabetli olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; Mahkemenin ilk önce görevli olup olmadığı hususunda yapılacak araştırma ve inceleme sonrası görevli olduğuna karar verilmesi halinde, usul ve yasaya uygun bir bilirkişi inceleme gün ve saati belirlenerek taraflara sonuçları hatırlatılmak suretiyle satışa konu yıllara ilişkin davalının eski ünvanı ile tuttuğu defter ve kayıtlar da dahil olmak üzere defter ve belgelerini ibraz etmeleri için süre verilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesidir. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a3, 353/1-a6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi ve açıklanan şekilde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde hüküm tesis edilerek kaldırılmakla, dava mahkememizin ████████ esasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizce kaldırma ilamı sonrası ilgili vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması için ara karar oluşturulmuş ve mali müşavir ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli rapor dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dava ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı alacak davasıdır. Kaldırma ilamı sonrası ilgili araştırmalar yapılmış, davacının tacir olduğu davanın ise nispi ticari dava olduğu anlaşılmış ve mahkememizin görevli olması nedeniyle tahkikata devam edilmiştir. Davacı ticari ilişki gereği davalıya mal sattığını ancak bedelini alamadığını ileri sürmüş ve delil olarak taraf ticari defterlerine dayanmıştır. Davalı ise davaya cevap vermemiştir. Tahkikat esnasında tarafların ticari defterlerinin ibrazı için mahkememizce █████/2025 tarihli duruşmada defter incelemesine ilişkin gün taraf vekillerine ihtaratlı olarak tebliğ edilmiştir. Davacı defterlerini incelemeye sunmuştur. Bilirkişi tarafından da davalı ile iletişime geçilmiş olmasına rağmen davalı, dava konusu 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunmamış olup bu hususta bilirkişi tarafından da tutanak tutulmuş ve raporun eki olarak eklenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir... (█████/2020) " hükmünü içermekte olup tatbiki gereken usul düzenlemesi gereğince davalı tarafın mahkememizce ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ihtarı ile verilen süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemekle davacı ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın anılı delilini hükümden düşürecek şekilde aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere yalnızca davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılabildiği, anılı bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ibraz edilen davacı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter ile kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen davacı ticari defterlerinin HMK 222.maddesi uyarınca delil vasfını haiz olduğu görülmüştür. Ticari kayıtların incelenmesinde davacı tarafından davalıya 2 adet mal satış faturası düzenlendiği, davalı tarafından ödeme yapılmadığı sonrasında bu faturalara ilişkin .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında takip başlatıldığı, takibin itiraza uğradığı ancak itirazın iptali davası açılmadığı sonrasında işbu alacak davasının açıldığı netice olarak davacının davalıdan 17.818,65 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı bunun sonucu olarak HMK 128. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı ancak davalının inkara yönelik de herhangi bir delili ve defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüştür. Tüm bu nedenlerle alınan hukuki denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan tespitler uyarınca HMK 222.maddesi gereği davacı defterleri doğrultusunda davacının mal satış bedeli sebebi ile iki fatura bedeli 17.818,65 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; tarafların tacir olduğu görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereği alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.Açıklanan bu nedenlerle davanın k kabulü ile,17.818,65 TL alacağın dava tarihi olan █████/2021 yılından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, 17.818,65 TL alacağın dava tarihi olan █████/2021 yılından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli 1.217,19 TL karar harcından 304,30 TL peşin harcın mahsubu ile 912,89 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 304,30 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 363,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.818,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 7.163,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile), davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır