Anahtar kelimeler: Boraca Mahsuplaşma Satımdan Satımda İlişkide Durduğunu Cari İlamsız Yazildiği Tutar

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2015
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının alacağının sağlanması için davalı hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davalının süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek boraca itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı şirket ile davalı şirketin uzun süreden beri karşılıklı olarak ticari ilişkide ve alım satımda bulunduklarını, ancak davacı şirketin cari hesap bilgilerine göre borçlunun yaptığı ödemeler ve karşılıklı mahsuplaşma neticesinde icra takibine konu tutar alacak olarak kaldığını, kalan alacak yönünden icra takibi başlatıldığını ancak davalının buna itiraz ettiğini, yapılan itirazın iptali ile borçlunun % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından Manisa ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı sunmuş oldukları itiraz neticesinde davacının itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisiz olduğunu, kanun hükümleri gereğince borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin olması gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy mahkemeleri olduğunu bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizin █████/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Bu durumda mahkemece ispat yükünün davacı üzerinde olduğu da gözetilerek, taraflara, ticari ilişkinin başladığı tarihten takip tarihine kadar olan tüm ticari defter kayıtları ile dayanağı olan belgeleri sunmaları yönünde ihtaratlı süre verilmesi, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın tespiti halinde, farka neden olan taraf faturalarından 2014 ve sonrasına ait olanların taraflar arasında düzenlenen █████/2014 başlangıç tarihli Ticari Şartlar Anlaşmasına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti yönünde de inceleme yapılarak, gerekli görülürse bilirkişi heyetine sektör uzmanı bilirkişi de eklenerek ek bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulama yeri bulunmayan TTK 94.m. hükmü uyarınca değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...Bununla birlikte davalı vekilince sunulan dosya kapsamında mevcut Bakırköy ... Noterliği'nin █████/2015 tarih ... yevmiye sayılı vekaletnamesinin süreli olduğu ve █████/2016 tarihi itibariyle süresinin dolduğu anlaşılmakla mahkemece bu eksiklik giderilmeden yargılama devam edilmesi de isabetsizdir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
-Kaldırma kararı doğrultusunda talimat mahkemesi aracılığı ile düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; Davacı şirketin dava dosyasında bildirdiği ... Bölgesi .... Mah. ....Bulvarı No:19 Yunusemre-MANİSA adresinde bulunanfabrika binasına yerinde Inceleme için gidilmiş, ancak ... Plastik A.Ş. firmasının faaliyette olmadığı ve İşyerinin başka bir firmaya kiraya verildiği ve bu firmanın faaliyette olduğunun tespit edildiğini, şirket vekilinden alınan bilgiye göre, fabrika binası şirketin aktifinde kayıtlı olduğu için her ay kesilen kira faturasından dolayı, şirketin vergi mükellefiyetinin devam ettiği, davacı şirket muhasebe sorumlusundan alınan bilgi dahilinde, 2013 yılı içerisinde taraftar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı halde, davalı tarafça bilgilendirilmeden kesilen ciro prlmi,reklam,promasyon, sinerji, açılış tutarı v.b. gibi faturaların kesildiği ve kendilerine gönderildiği, söz konusu faturalarında kendileri tarafından kayıtlara alınmadığı; ve pazarlama elemanı vasıtası ile davalı tarafa iptal edilmek üzere gönderildiği (kayıtlarda olmadığı için fatura tutarları bilinmemekte), bu nedenle taraflar arasındaki cari hesap farkının buradan kaynaklanacağı kanaati oluşmuş olup, bu durumun davalı yasal kayıtlarından bilirkişi İncelemesi ile tesbit edilmesinin mümkün olacağı, davacı taraf yasal kayıtlarının tekrar İncelenmesi neticesinde 18.09.2018 tarihinde dava dosyasına sunmuş olduğumuz kök bilirkişi raporu ve ekindeki cari hesap dökümlerinde bir değişiklik tespit edilmediği, davacı şirketin 52.268,48 TL. alacaklı olduğunun görüldüğü, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadan 2006 yılında başlayıp 2013 yılı sonuna kadar devam eden süreçte, düzenli olarak aylık ve yıllık olarak yapılıp, karşılıklı İmza altına alınmış herhangi bir mutabakata rastlanmadığı, 01.01.2014 başlangıç tarihinden itibaren ticari şartlar anlaşmasına göre taraflar arasında düzenlenen faturaların uygun olarak düzenlendiği ve yasal kayıtlara intikal ettirildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Talimat mahkemesi aracılığı düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı şirketin dava dosyasında bildirdiği ... Bölgesi .... Mah. ... Bulvarı No:19 Yunusemre-MANİSA adresinde bulunan fabrika binasına yerinde inceleme için gidilmiş, ancak ... Plastik A.Ş. firmasının faaliyette olmadığı ve işyerinin .... A.Ş. unvanlı başka bir firmaya kiraya verildiği ve bu firmanın faaliyette olduğu, Şirket vekilinden alınan bilgiye göre, fabrika binasının şirketin kendisine ait olduğu ve şirketin aktifinde kayıtlı olduğu,bu nedenle her ay düzenli olarak kesilen kira faturasından dolayı,şirketin kurumlar vergisi mükellefiyetinin devam ettiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı halde, davalı tarafça bilgilendirilmeden kesilen ciro primi,reklam,promasyon,sinerji,açılış tutarı vb. gibi faturaların kesildiği ve kendilerine gönderildiği, söz konusu faturalarında kendileri tarafından kayıtlara alınmadığı ve pazarlama elemanı ile davalı tarafa iptal edilmek üzere gönderildiği (kayıtlarda olmadığı için faturalar ve tutarları bilinmemekte), arasındaki cari hesap farkının buradan kaynaklanacağı kanaati oluşmuş olup, bu durumun davalı yasal kayıtlarından, dosyaya sunulan 2008-2013 yıllarına ait muavin hesap dökümlerinden bilirkişi incelemesi ile tesbit edilmesinin mümkün olacağı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadan 2006 yılında başlayıp 2013 yılı sonuna kadar devam eden süreçte, düzenli olarak yapılması gereken, aylık ve yıllık olarak yapılıp, karşılıklı imza altına alınmış herhangi bir mutabakata rastlanmadığı, Mahkeme tarafından verilen görev doğrultusunda, incelenmesi talep edilen (01.01.2006 — 01.01.2014) dönemine ait yasal kayıtlardan 2006 ve 2007 yıllarına ait yasal kayıtlara ait bilgiler temin edilememiş olup, 01.01.2008 tarihinden itibaren tüm muavin defter kayıtlarının alındığı ve rapor ekinde sunulduğu, davacı tarafa ait (01.01.2008 — 31.12.2015) yasal muavin defter kayıtlarının tekrar incelenmesi neticesinde 18.09.2018 tarihinde dava dosyasına sunmuş olduğumuz kök rapordaki ve ekindeki cari hesap dökümlerinde değişikliği gerektirecek cari hesap farkları ile ilgili bir hususun olmadığı, bu nedenle sunulan tüm raporlarda bir değişiklik olmadığı, diğer bir ifade ile davacı tarafın yasal kayıtlarına göre davalı taraftan toplam 52.268,48 TL. alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Talimatla aldırılan bilirkişi raporunda BAM ilamında işaret edilen hususlara ilişkin inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyanın yeni bir SMMM ve sektör uzmanı bilirkişiye tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; dava konusunun, Davacının 52.268,48 TL Asıl alacaklı olduğu iddiası ile .... Esas Sayılı İcra takibini başlattığı, davalnın itirazı ile takibin durduğu, akabinde davacının talebi ile huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, davalının Gelir idaresi Başkanlığından Özel Hesap dönemi talep ettiği ve Gelir İdaresiB aşkanlığınca davalıya 01 Ekim – 30 Eylül tarihlerini kapsayacak şekilde Özel hesap dönemi tayin edildiği, bu özel hesap dönemi uygulaması 01.10.2013 tarihinden itibaren başlatıldığı, görüleceği üzere, ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği, yıllar itibariyle tarafların yıl sonlarında ya da dönem aralarında HESAP mutabakatı yaptıklarına dair herhangi bir mutabakat mektubu dosyaya sunulmadığı, taraflar arasında mutabaksızlık olduğu, yukarıdaki Tablo:4 te görüleceği üzere taraflar arasındaki mutabakatsızlığın olduğu yıllar ve fark miktarları tespit edildiği, taraflar arasında 2012 yılından itibaren olan farklar tespit edildiği, tablodan da görüleceği üzere 31.12.2013 sonu itibariyle farkın 63.187,40 TL olduğu, takibin yapıldığı 2015 yılı sonu itibariyle de farkın 61.892,85 TL olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki mutabakatsızlığın, farkın Sözleşme tarihi olan 01.01.2014 tarihinden önceki tarihlere dayandığının tespit edildiği, farkın kaynağının 01.01.2014 tarihinden önce olduğu ve bu tarihten önceki cari hareket raporlarının karşılaştırılması sonucunda farkın hangi yıllarda olduğu, hangi cari hesap hareketlerinden (faturalardan ve/veya ödemelerden) kaynaklandığının tespiti ile sonuca varılması gerektiği, davalı tarafından flaş bellek içinde sunulmuş çalışılan tüm yıllara ait cari hesap hareketleri bulunduğu, fakat Davacının hesap hareketleri 01.01.2014 yılından itibaren fiziki kağıt ortamında sunulduğu, davacının çalışılan dönemler 2006-2015 tarihleri arasındaki tüm hesap hareketlerinin davalı hesap hareketleri ile karşılaştırılması sonucunda farkın özellikle hangi yıllarda ve hangi cari hesap hareketinden kaynaklandığının tespiti ile çözüme gidilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Kök rapordaki eksikler nedeniyle davacı tarafından bildirilen adreste
yerinde inceleme yetkisi verilerek buna göre bilirkişi heyetinden rapor tanziminin
istenilmesine karar verilmiş, düzenlenen █████/2023 tarihli ek raporda özetle: kök raporda değiştirilecek herhangi bir hususun olmadığını ancak; Davalı tarafından flaş bellek içinde sunulmuş çalışılan tüm yıllara ait cari hesap hareketlerinin bulunduğu, fakat Davacının hesap hareketleri 01.01.2014 yılından itibaren fiziki kağıt ortamında sunulduğu, davacının çalışılan dönemler 2006-2015 tarihleri arasındaki tüm hesap hareketlerinin davalı hesap hareketleri ile karşılaştırılması sonucunda farkın özellikle hangi yıllarda ve hangi cari hesap hareketinden kaynaklandığının tespiti ile çözüme gidilebileceği, dolayısıyla İzmir’de olduğu anlaşılan davacı defterlerinin Talimatla Davacı defterlerinin 01.01.2014 öncesi incelenerek davalının flaş bellek içinde sunduğu hesap hareketleri ile karşılaştırılması halinde farkların tespit edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası talimat Mahkememsi aracılığı
ile alınan önceki yıllara ait kayıtlara ilişkin tespitler ve dosyada bulunan tüm kayıtlar tek
tek irdelenerek tarafların ticari defter ve kayıtlar arasındaki farkların tespit edilerek, fark
neden olan faturalardan 2014 ve sonrasında ait olanların taraflar arasında düzenlenen
█████/2014 başlangıç tarihli ticari şartlar anlaşmasına uygun olarak düzenlenip
düzenlenmediği ve tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak çelişkiye yer
vermeyecek şekilde ve uyuşmazlık konuları hakkında ek rapor tanzimi amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle;taraflar arasındaki cari hesap hareketleri çok fazla sayıda kayıttan oluştuğu, iki taraf farklı yöntemler kullanarak farklı cari hesap kayıtları yaptıkları, yapılan incelemelerle ve cari hesapların birbirleri ile karşılaştırılması-çarpıştırılması yöntemleri uygulanmış ancak taraflar arasındaki mutabakat farklarının hangi cari hesap hareketinden kaynaklandığının tespit edilemediğini, 2014 yılı sonu itibariyle taraflar arasındaki fark 64.100,68 TL iken 29.07.2015 tarihi itibariyle farkın 52.268,48 TL olduğu davacının ticari defterlerindeki davalıdan olan alacak bakiyesinin 52.268,48 TL olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacının hesabının bakiyesinin 0,00 (sıfır) TL olduğu tespit edildiği, 01.01.2014 Tarihli Ticari Şartlar Anlaşmasının imzalandığı tarih olup, 01.01.2014 tarihindeki taraflar arasındaki cari hesap bakiye farkının 63.187,39 TL olduğu tespit edildiği, davacının bakiye alacağı olan 52.268,48 Alacağının 01.01.2014 tarihli Ticari Şartlar Anlaşmasından öncesinde de var olduğu, bu alacağın anlaşma öncesinden doğmuş olduğu tespit edildiği, taraflar arasında Ticari şartlar anlaşması 01 .01. 2014 tarihinde imzalandığı, bu anlaşma hususunda bir anlaşmazlığın olmadığı ve bu anlaşma iki tarafında kabulünde olduğu, bu anlaşmaya göre % 20 fatura altı iskontosu, %5 Reklam, %3 Vade indirim pirimi, %3 Sinerji indirimi, %2 Sonra alınan kondisyon, % 5 Hedefe bağlı ciro primi indirimi yapılacağı hususunda mutabakata varıldığı, davalının ticari defter kayıtlarında yaklaşık 850-900 civarında kayıt olduğu, davalının davacıya düzenlediği faturalardan hangi faturanın sözleşmenin hangi unsuruna göre hangi matrah üzerinden ve hangi oran uygulanmak suretiyle düzenlendiği faturaların ve ticari kayıtların incelenmesi ile tespit edilemediği faturalar üzerinde yeterli açıklamalar bulunmamakta, ticari defter kayıtlarından da bahsedilen detaylara ulaşılamamakta olduğu, bu nedenlerle davalının düzenlediği faturaların 2014 yılında imzalanan ticari şartlar anlaşmasına uygun olup olmadığının tespit edilemediği, ancak davalının 2014-2015 yıllarında davalının davacıya düzenlediği faturaları hangi şartlar gereği, hangi hesaplama matrahı üzerinden % kaç oranında düzenlediği gibi hususları açıkça belirterek Mahkemeye sunması halinde Ticari Şartlar Anlaşmasına uygun düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası yeni bir smmm bilirkişisine tevdi ile tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın tespit edilerek alacak borç durumunun tespiti, farka neden olan taraf faturalarından 2014 ve sonrasına ait olanların taraflar arasında düzenlenen █████/2014 başlangıç tarihli Ticari Şartlar Anlaşmasına uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, bilirkişi raporları arasında yer alan çelişkilerin giderilerek tarafların dosyaya yansıyan beyan ve itirazları uyarınca bilirkişi raporu tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davalının 2013, 2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (28.07.2015) itibariyle davalının davacıdan 9.624,37 TL alacaklı olduğu, Manisa .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ Talimat sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda; “Davacı .... Plastik A.Ş.’nin muhasebe kayıtlarına uyumlu cari hesap kayıt ve ekstresine göre davalı .... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.’nden 52.268,48 TL’sı alacaklı olduğu” tespit edildiği, taraflar arasındaki cari hesap farkının 61.892,85 TL olduğu, ticari defterler arasındaki mezkur farkın 01.01.2014 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması kapsamında oluşup oluşmadığı hususu ile ilgili olarak; taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin hali hazırda dosyaya mübrez evraklar kapsamında bakıldığında 2008 yılından takip tarihine kadar yıl sonu bakiyelerinin her yıl birbiri ile uyumsuz olduğu, mezkur farkın 2008 yılı öncesine dayandığı anlaşılmakla birlikte, 2008 yılı öncesi davacı şirket hesap hareketleri bulunmadığından ilgili farkın neye istinaden oluştuğunun tespit edilemediği, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen prim faturalarının 11 adet toplamda 69.306,83 TL olduğu, mezkur faturalara istinaden taraflar arasında mutabakat yapılmadığı ancak davacı şirketin dosyaya mübrez hesap ekstresi incelendiğinde mezkur faturalar davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğundan prim faturalarının ihtilaf konusu olmadığı, neticeten; davalı yanın düzenlemiş olduğu prim faturalarının ihtilaf konusu olmadığı, taraflar arasındaki cari farkın 16.932,77 TL’lik kısmının 2008 yılı öncesinden geldiği, 44.960,08 TL’lik kısmının 2008-2018 arasında oluştuğu, davalı cari ekstresinin 250 sayfayı bulduğu mezkur farkın tespitinin cari ekstrelerin hacmin nedeniyle mümkün olmadığı bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının ispata muhtaç olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda taraflara birden fazla kez süre verilerek ticari defter ve kayıtların ibrazının istendiği, sunulan fatura ve belgelerin hacimli olduğu, birden fazla bilirkişi incelemesi yapılmasına rağmen bir kısım fatura, irsaliye ve ticari defter kayıtlarında yer alan açıklamaların yetersiz olması nedeniyle bilirkişilerce ticari ilişkinin başlangıcından itibaren dökümlerin ve farklılıkların eksiksiz olarak çıkartılamadığı, ticari defterler arasındaki mezkur farkın 01.01.2014 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması kapsamında oluşup oluşmadığı yönünden, 2008 yılından takip tarihine kadar yıl sonu bakiyelerinin her yıl birbiri ile uyumsuz olduğu, mezkur farkın 2008 yılı öncesine dayandığı, 2008 yılı öncesi davacı şirket hesap hareketleri bulunmadığından ilgili farkın neye istinaden oluştuğunun tespit edilemediği, tespit edilen mevcut kayıtlara göre davalının davacıdan alacaklı olduğu, davacının kayıtlarına göre alacağın varlığının tespit edilemediği, taraf kayıtları arasındaki uyumsuzluk ve davacı tarafın kayıtlarının eksik olması nazara alındığında TTK 94. Maddesinin uygulanma olasılığının bulunmadığı, davacı tarafın alacak iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 892,62-TL harçtan mahsubu ile bakiye 277,22- TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, ( Bilirkişi ....'a takdir edilen toplam 7.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye miktarın iadesi kaydıyla)
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!