Anahtar kelimeler: İpliği Polyester İpliklerin İplik Pamuk Satımdan Satılan Fabrika Tesisine İhtar

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin iplik üretim tesisine sahip olan bir fabrika olduğunu, 05.07.2023 tarihinde miktarı 6.324,15 Kg olmak üzere .... Pamuk polyester İplik ve 4.905,80 Kg olmak üzere ... Pamuk Polyester ipliği davalı şirkete toplam 667.059,03 TL karşılığında sattığını, buna ilişkin fatura düzenlendiğini, satılan bu ipliklerin 07.07.2023 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, ödeme tarihinin taraflarça 14.07.2023 olarak kararlaştırılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, █████/2023 tarihinde Gaziantep .... Noterliği ... yevmiye numarasıyla ihtar gönderildiğini, ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığını, akabinde ise, davalı şirketin █████/2023 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye numarılı ihtarname gönderdiğini, müvekkili şirketten iplik almadıklarını 05.07.2023 tarihindeki faturayı kabul etmediklerini beyan ettiklerini, buna mukabil müvekkil şirketin █████/2023 tarihinde tekrar Gaziantep .... Noterliği ... yevmiye numarasıyla iade faturasını kabul etmediğini, faturanın 05.07.2023 tarihli olduğunu, faturaya itirazın █████/2023 tarihinde yapıldığını; TTK madde 21/2 uyarınca; faturaya itiraz süresinin 8 gün olduğunu; dolayısıyla yapılan itirazın geçersiz olduğunu ihtar ettiğini, fatura alacağına karşılık Küçükçekmece İcra Dairesi ... esas sayılı dosya üzerinden █████/2023 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirketin takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davanın kabulünü, itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasıyla iplik satım bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 667.053,03 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... 6.324,15 KG ve ... 4.905,80 KG Pamuk Polyester İplik Satım Bedeli" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda tarafların iddia ve savunmaları kapsamında davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalıya satışı yapılan ipliklerin bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
-Mahkememizce davacı tarafın ticari defterlerinin bulunduğu adreste incelenmesi amacıyla Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat raporunun incelenmesinde bilirkişi tarafından düzenlenen tarihsiz kök ve ek raporların hüküm kurmaya yeterli ve elverişli rapor düzenlenmediği, düzenlenen raporda cari hesap dökümlerine ve ilgili faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde hangi suretle yer aldığının irdelenmediği anlaşılmakla, bilirkişi ....'nin dosyadaki bilirkişilik görevine son verilmesine, ilgili hakkında gereğinin takdir ve ifası için ilgili Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirimde bulunulmasına, dosyanın Mahkememizce görevlendirilecek yeni bir SMMM bilirkişiye tevdi edilerek davacının daha önce bildirdiği ".... Bölgesi ... No:42 Başpınar/Gaziantep" adreste davacı tarafın ticari defterlerinin incelenerek rapor düzenlenmesinin istenmesine, bilirkişiye ticari defterler üzerinden yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
-Talimat mahkemesi aracılığı ile düzenlenen ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği █████/2025 tarihli raporda özetle; E-Defter kapsamında vergi mükellefi olup, mal teslimine konu Temmuz-2023 dönemine ait defter beratları 30.11.2023 tarihinde elektronik sistem üzerinden onaylanmak suretiyle Gelir İdare Başkanlığına gönderildiği, mal Teslimine ilişkin 05.07.2023 tarih ve ... numaralı ... Pamuk Polyester İplik 6.324,15 KĞ, Ne 8/1 Pamuk Polyester İplik 4.905,80 Kğ Miktarlı E-İrsaliye düzenlendiği, mal satışına ilişkin 05.07.2023 tarih ve .... numaralı kdv dahil 667.059,03 TL E-Fatura düzenlendiği, 05.07.2023 tarih ve .... yevmiye madde numarasıyla ticari defterlere kaydedildiği, muavin Defter cari hesap ekstresinde Davalı firmanın 667.059,03 TL borçlu olduğu, Temmuz 2023 BS kayıtlarında davalı firmaya kesilen faturanın gelir idaresi kayıtlarına gönderildiği, mal teslimi sırasında nakliye işlerinin .... Nakliyat Ltd.Şti. tarafından yapıldığı, nakliye firmasının 05.07.2023 tarih ve 01602 taşıma irsaliyesi ile sevkedip, irsaliye üzerindeki zarfı imzalamak suretiyle ilgili malları ... adlı kişiye teslim edildiği, nakliye firmasının davalı firmaya 06.07.2023 tarih ve ... numaralı fatura düzenlemek suretiyle 16.057,18 TL KDV dahil nakliye bedeli olarak fatura düzenlediği, Dosyadaki mevcut verilerle ve davacı firma adresinde resmi evraklar üzerinde yapılan tespitlerle birlikte ilgili mal teslimine ilişkin irsaliye fatura belgelerinin olduğu, resmi muhasebe kayıtlarına aktarılıp Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiği ve bu teslime ilişkin 667.059,03 TL davacının alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
-Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura bedellerinin 667.053,03-TL'lik kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.
-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura bedellerinin 667.059,03-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.
-Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın iptaline karar verilmiştir.
-Davacı tarafın dava dilekçesinin incelenmesinde davasını 750.000,00 TL üzerinden ikame ettiği ve harcı da bu miktar üzerinden ikame ettiği anlaşılmakla davanın 667.053,03- TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatıra ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 133.410,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 45.566,39-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 9.472,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 36.093,51- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 9.472,88-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.116,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 6.385,85-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%88,94) göre hesap edilen 5.679,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 104.057,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%88,94) göre hesap edilen 2.774,94 TL'sinin davalıdan, 345,06 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!