Anahtar kelimeler: Kızılcahamam Usûlüne Evrakı Görüşü Adalet İstinaden Başvuranadalet İstemi Uyuşturucu Hükümlü
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E. ████████ K.
    HÜKÜMLÜ : ...
    SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU
    KARAR :Mahkumiyet
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Hükümlü hakkında Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği, kararın 03.10.2017 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “1-Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2017 tarihli ve ███████ soruşturma, 2017/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar, sanığın mernis adresine █████/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de;
    7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2017 tarihli kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
    2-Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan █████/2017 tarihli çağrı kağıdı ile █████/2017 tarihli uyarı yazısının sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu cihetle, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    A.Hükümlü hakkında, 24.08.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2017 tarihli ve ███████ Soruşturma, 2017/2 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarih, ████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ İddianame numaralı iddianamesi ile açılan kamu davasında Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
    B.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.02.2017 tarihli kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
    C. Kabule göre ise; Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 17.03.2017 tarihli çağrı kağıdı ile 31.03.2017 tarihli uyarı yazısının sanığın doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!